Öne Çıkanlar Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan RTÜK CEMAATLER ŞİRKETLEŞMEMELİDİR Siyer-i Nebi Yarışması Soruları ve Cevap Anahtarı yeniden diriliş

Siyonizmin Kuruluşlarından Natonun Hedefi ve Türkiyedeki Nato Üsleri








 ATO’nun Norveç’teki Trident Javelin (Üç Uçlu Mızrak) Tatbikatı’nda

Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan ’ın hedefe konulduğu skandalın yankıları sürüyor.

Tatbikatta gerçekleşen planlı rezalet, münferit bir olay olarak yansıtılmaya

çalışılsa da çok ciddi amaç ve sonuçlara hizmet ediyor. Edinilen bilgiye göre olay,

bir hafta önce meydana geldi. 8 Kasım’da başlayan tatbikatın ilk günlerinde yaşanan

bu olayın ardından tatbikat 16 Kasım’da sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ,

skandaldan 17 Kasım’da haberdar oldu ve yapılan alçaklığı kamuoyuna duyurdu.

Norveç’teki tatbikatın senaryosunda düşman ülke 'Skolken ülkesi' olarak belirlendi.




TÜRKİYE NATO'NUN İHANETİNE UĞRADI

''Taraflardan birine yapılan saldırı, herkese yapılmış kabul edilir'

' şeklindeki 5. Maddesiyle öne çıkan Soğuk Savaş dönemi örgütü

Kuzey Atlantik Paktı (NATO), 1949 yılında Sovyet tehdidine karşı kuruldu.

NATO’nun tek Müslüman ülkesi olan Türkiye, 1952’de NATO’ya ağır bedeller

ödeyerek girdi. Kore Savaşı’nda, Türkiye’den binlerce kilometre ötede

721 Türk askeri şehit düştü, 234 asker esir oldu, 672 asker yaralandı,

175 asker de kayboldu. Türkiye, dünyanın dört bir yanındaki

NATO operasyonlarına aktif katkı sundu ancak NATO üyesi

ülkelere yönelen güvenlik tehditlerine karşı gösterdiği hassasiyeti

müttefiklerinden göremedi. Türkiye, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan

doğan hakkın kullanılması kapsamında icra edilen 1974 Kıbrıs çıkarmasında

NATO üyesi müttefiklerinin ihanetiyle karşı karşıya kaldı.

NATO, Türkiye’yi değil Yunanistan’ı destekledi; Ankara’ya silah ambargosu

ve ekonomik ambargolar uyguladı. NATO, Türkiye’nin tüm çabasına karşın

PKK terörüyle mücadeleye de yanaşmadı. Mehmetçik PKK ile savaşırken,

Türkiye yine NATO’dan ambargolar yedi. PKK, Çekiç Güç sürecinde de

açık açık desteklendi, havadan atılan silahlar, malzemeler ve yiyecek

ikmali yardımlarıyla palazlandırıldı. Güçlü NATO müttefiki ABD, 1 Mart

2003 tezkeresi çıkmayınca Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirecek kadar ileri gidebildi.


 
BİR DEĞİL İKİ DEĞİL

NATO, Türkiye’ye en büyük ihaneti Suriye'de yaptı. İttifakın en güçlü üyesi ABD,

PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’yi bir ordu gibi donattı, DEAŞ ile ittifak yaptı.

NATO ise sadece izledi. Türkiye’nin topraklarına her gün düşen katyuşa roketlerine

ve çok sayıda vatandaşın bu saldırılarda hayatını kaybetmesine karşın önlem alınmadı.

NATO’nun Rusya’ya karşı tedbirleri de Türkiye sınırında işletilmedi. Türkiye hava

savunmasında güçsüz bırakılırken, Rusya Türkiye sınır gerisini S-400 sistemleriyle donattı.

Türkiye’nin talebi üzerine binbir nazla getirilen

Patriot bataryalarının çalışıp çalışmadığı bile şüpheli kaldı.

NATO üyesi ülkeler Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemi

ihtiyacını karşılamazken, Türkiye’nin Rus S-400 sistemlerini alma girişimini

engellemek üzere türlü girişimlere yöneldi. Yunanistan’da halen S-300’ler bulunurken,

Türkiye NATO hava savunma sistemine S-400’leri entegre edemeyeceğinden

11.5 milyar dolara satın alınan F-35’lerin verilmeyeceğine kadar ciddi tehditler

görüyor. Üstelik S-400’ü üreten Rus şirketlere de Amerika ambargo uygulamaya

​hazırlanıyor. Tüm bu çabalar Türkiye’yi hava savunmasız bırakma amaçlı yapılıyor.



 

1945 - 1950 yaratığı NATO, varlık gerekçelerini yitirmiş bir kurum.

Bu kurum günümüzde, yalnızca kendi varlığını sürdürmeye odaklanmış

ve ölmemek için direnen bürokratik odakların reflekslerini sergiliyor.

Yeter ki varlığını sürdürsün; kendisinden ne yapması istendiğinin

onun için önemi yok. Her şeyi yapmaya hazır!

Dünya genelinde ‘gladyoculuk’la anılan ve buna karşı halâ hiçbir

savunma ve aklanma yaşanmamış geçmiş dönem, elbette bugünkü durumunun bir diğer nedeni.

Ama mesele yalnızca NATO’nun değişmesinden ibaret değil.

***

Mesele, bu örgütün, kendi ülkemiz bakımından adeta tehdide dönüşmüş olması.

NATO’nun, Millenium Challenge adıyla yaptığı 2002 tatbikatında,

kaşı gözüyle Türkiye’nin tarif edildiğini, ‘düşman’a haddini bildirme oyunu oynandığını öğrenmiştik.

Bu örgütün masalarında, Türkiye’yi bölmüş haritaların dolaştığını duyduk.

Bu örgütün 15 Temmuz 2016 işgal girişiminden suçlu ‘sığınmacı subaylar’a kol kanat germesi, gözlerimizin önünde oldu.

En son Norveç tatbikatında, Atatürk ve Erdoğan fotoğraflarının ‘düşmanlar’ ipine dizilişine tanık olduk.

***

NATO da, bu örgütün Türkiye için anlamı da değişti.

Bu gerçekleri görmemekte direnmenin elbette NATO’ya faydası olur.

Ama Türkiye’ye fayda bir yana büyük zararlardan başka bir şey getirmeyeceği açık.






HAYALİ ÜLKENİN DİKTATÖRÜ

Norveç ordusunda görevli bir teknisyen, Skolken ülkesinin ‘diktatör lideri’ diye

resmedilen düşman tablosuna Atatürk’ün fotoğrafını koydu. Senaryoda ayrıca,

Skolken ülkesinin liderinin sosyal medya hesabındaki paylaşımları üzerinden

başlayan savaş senaryosu da tatbik edildi. Türk asıllı Norveçli bir sözleşmeli

subay tarafından açılan sahte hesap, tatbikat senaryosunun parçasıydı.

‘RTerdogan’ adına sahte hesap açarak buradan Erdoğan’ı ‘düşman unsur’

olarak tanımlayan Norveç subayı, NATO’yu zarara uğratan anlaşmalar

yaptığını iddia ettiği Erdoğan’ı ‘NATO düşmanı’ olarak gösterdi.


 
NATO O ÜLKEYE SAVAŞ AÇIYOR

Tatbikatın jenerik senaryosunda, hayali Skolken ülkesiyle Türkiye

arasındaki benzerlikler dikkat çekti. Senaryoda, ‘Skolken ülkesinin

S-400 edinme yönünde önemli aşamalar katettiği’ ve ‘son dönemde

Skolken ile S-400 üreticisi ülke arasındaki yakınlaşmanın arttığı’ detayları yer aldı.

Liderin sosyal medya paylaşımları da eklendiğinde yaşanan gelişmeler üzerine

NATO’nun operasyon hedefindeki ana ülke Skolken’e savaş açıldı. NATO,

yaşanan skandalı ‘münferit, kişisel’ gibi sözlerle geçiştirse de jenerik senaryodaki

bu ayrıntılar tatbikatın Türkiye’ye atfedildiğini açıkça gösteriyor.

BU BİR OPERASYON HAZIRLIĞI

NATO, Trident Javelin tatbikatıyla açıkça Türkiye’ye karşı savaşın senaryosunu çalıştı.

Tatbikatta yaşanan bu skandal, “Türkiye’ye yönelik bir operasyonun hazırlığı”

olarak yorumlandı. Asıl senaryo, Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden yalan

söylemler yayarak NATO’yu Türkiye’ye düşman etmekti. Genelkurmay Başkanı

Hulusi Akar da NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile görüşmesinde,

“Başlatılan idari soruşturmanın sadece olaydan sorumlu kişiler ile sınırlı

kalmayıp, etraflı bir soruşturma yapılması ve bazı kişilerin kendi amaçları için

NATO’yu araç olarak kullanmasına ve ittifakın işbirliği ve dayanışmasına zarar

vermesine müsaade edilmemesi gerektiğini” vurguladı.

natonun üsleri ile ilgili görsel sonucu

KATAR VE UKRAYNA'DA DENENDİ

Türkiye’yi NATO ile karşı karşıya getirmeyi amaçlayan hayali savaş senaryosu

hayli tanıdık bir yöntem. Daha önce de Ukrayna savaşında ve Katar krizinde ülkeler

aynı senaryo üzerinden karşı karşıya getirilmişti. DEAŞ’lı teröristlerin propaganda

amaçlı kullandığı ve çok sayıda yabancı savaşçıyı etrafında topladığı Twitter

platformu, Rusya-Ukrayna savaşında fitili ateşleyen mesajlara sahne olmuştu.

Hem AB hem de NATO internet üzerinden propaganda savaşı olarak gördükleri

duruma karşılık vermek için birimler oluşturmuştu. Katar krizinde de yine fitili

sahte hesaplar üzerinden yayılan yalanlar ateşlemiş, BAE-Suud bağlantılı

internet korsanları, Katar’ın resmi haber ajansını ‘hack’leyip, Katar Emiri’nin

ağzından sahte demeç servis etmişti.

Norveç’teki skandal tatbikatta ‘RTerdogan’ adına açılan hesap ve

Atatürk’ün ‘düşman ülke lideri’ olarak gösterilmesi rastlantısal değil.

Çünkü NATO’nun yıllık tatbikatlarına ilişkin senaryoları, aylar önceden

en ince ayrıntısına kadar emir-komuta silsilesi içerisinde belirleniyor.

Yine tatbikatlarda kullanılacak tüm materyallerin de önceden hazırlanmış

olması gerekiyor. TSK’dan 41 personelin katıldığı Trident Javelin

Tatbikatı da NATO’nun planlı tatbikatlarındandı. 2014-2015 ve 2016

yıllarında düzenlenen ve NATO mukabele kuvveti sertifikasyonu için yapılan

Trident Juncture tatbikatlarının dördüncüsü olan Trident Javelin, Hollanda

Brunssum ve İtalya Napoli’deki NATO Müşterek Kuvvet Karargahlarının

sertifikasyonlarına hazırlık amacıyla yapıldı. Bu tatbikatın ardından müşterek

kuvvet, 2018’de NATO görevlerini icra edebileceklerine dair sertifikalandırılacaktı.

Bu şekliyle Javelin, NATO’nun 2018 yılında yapacağı muhtemel bir operasyonun

hazırlık durumunun tatbikatı olarak değerlendiriliyor.


 
BÜYÜK KARA HAREKATI

* Norveç’te Türkiye’yi hedef alan skandal tatbikat, NATO’nun 2018 yılında

yapacağı muhtemel bir operasyonun hazırlığıydı.

* Tatbikata konu olan ülkenin adı Skolken olarak belirlendi. Senaryoya bakıldığında

Skolken ülkesinin Türkiye olduğu çok net bir şekilde anlaşılıyor. Skolken ülkesinin

hedef alınmasının sebebi S-400 pazarlığı yapması ve S-400 üreten ülkeyle yakınlaşmasıydı.

* Tatbikatın yapıldığı NATO üssünde 15 Temmuz’a kadar görev yapan

Fetullahçı subaylardan 5’i (biri askeri ateşe) 15 Temmuz’dan sonra Norveç’ten

siyasi sığınma talep etti ve bu ülkeye sığındılar. Skandalda FETÖ şüphesi gözardı

edilmiyor. FETÖ’nün 15 Temmuz’daki tetikçilerinden eski tuğgeneral Gökhan

Şahin Sönmezateş de 10 yıl önce bu karargahta görev yapan isimler arasındaydı.

* Tatbikatın planlaması NATO Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapıldı.

Tatbikatın planlama ve icrasında da Norveç’in milli unsurları da yer aldı.

Tatbikat senaryoları da tüm NATO üyesi ülkelerin komutanlarının emir-komuta

silsilesi içerisinde tamamlandı.

* Tatbikat 8-17 Kasım tarihleri arasında yapıldı. Skandal olay ise 13 Kasım’da yaşandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olaydan tatbikatın son gününde bilgi sahibi oldu.

* Tatbikat senaryosu kapsamında Erdoğan adına sahte hesap açıldı ve

Erdoğan ‘NATO düşmanı’ olarak gösterildi. Atatürk’ün fotoğrafı da düşman

ülke lideri olarak hedef tahtasına konuldu. Tatbikatın jenerik senaryosu kısa

süre önce yaşanan Ukrayna savaşı ve Katar krizini hatırlattı.

* Olayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulmasının ardından

NATO’nun Avrupa kanadından peş peşe özür açıklamaları gelirken,

ABD ise aynı dakikalarda Türkiye’yi S-400’den vazgeçirmek

üzere tehdit açıklamaları yapıyordu.

* Planlama safhasında Türk yetkili bulunmasa da tatbikatın 8

Kasım’da başladığı düşünüldüğünde en az 10 gün öncesinden

tatbikata katılan TSK personelinin senaryodan haberdar olmaları gerekiyordu.

* ’Kara ağırlıklı büyük çaplı müşterek harekâtı yapabilecek bir karargahın

yüksek yoğunluklu bir harp ortamında denenmesini’ amaçlayan ve bilgisayar

destekli komuta yeri tatbikatı olarak uygulanan senaryo çalışmasında yaklaşık 300 personel görev aldı.

Skandal NATO tatbikatının fotoğrafları ortaya çıktı

TÜRKİYE NATO'NUN İHANETİNE UĞRADI

''Taraflardan birine yapılan saldırı, herkese yapılmış kabul edilir'

' şeklindeki 5. Maddesiyle öne çıkan Soğuk Savaş dönemi örgütü

Kuzey Atlantik Paktı (NATO), 1949 yılında Sovyet tehdidine karşı kuruldu.

NATO’nun tek Müslüman ülkesi olan Türkiye, 1952’de NATO’ya ağır bedeller

ödeyerek girdi. Kore Savaşı’nda, Türkiye’den binlerce kilometre ötede

721 Türk askeri şehit düştü, 234 asker esir oldu, 672 asker yaralandı,

175 asker de kayboldu. Türkiye, dünyanın dört bir yanındaki

NATO operasyonlarına aktif katkı sundu ancak NATO üyesi

ülkelere yönelen güvenlik tehditlerine karşı gösterdiği hassasiyeti

müttefiklerinden göremedi. Türkiye, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan

doğan hakkın kullanılması kapsamında icra edilen 1974 Kıbrıs çıkarmasında

NATO üyesi müttefiklerinin ihanetiyle karşı karşıya kaldı.

NATO, Türkiye’yi değil Yunanistan’ı destekledi; Ankara’ya silah ambargosu

ve ekonomik ambargolar uyguladı. NATO, Türkiye’nin tüm çabasına karşın

PKK terörüyle mücadeleye de yanaşmadı. Mehmetçik PKK ile savaşırken,

Türkiye yine NATO’dan ambargolar yedi. PKK, Çekiç Güç sürecinde de

açık açık desteklendi, havadan atılan silahlar, malzemeler ve yiyecek

ikmali yardımlarıyla palazlandırıldı. Güçlü NATO müttefiki ABD, 1 Mart

2003 tezkeresi çıkmayınca Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirecek kadar ileri gidebildi.


 
BİR DEĞİL İKİ DEĞİL

NATO, Türkiye’ye en büyük ihaneti Suriye'de yaptı. İttifakın en güçlü üyesi ABD,

PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’yi bir ordu gibi donattı, DEAŞ ile ittifak yaptı.

NATO ise sadece izledi. Türkiye’nin topraklarına her gün düşen katyuşa roketlerine

ve çok sayıda vatandaşın bu saldırılarda hayatını kaybetmesine karşın önlem alınmadı.

NATO’nun Rusya’ya karşı tedbirleri de Türkiye sınırında işletilmedi. Türkiye hava

savunmasında güçsüz bırakılırken, Rusya Türkiye sınır gerisini S-400 sistemleriyle donattı.

Türkiye’nin talebi üzerine binbir nazla getirilen

Patriot bataryalarının çalışıp çalışmadığı bile şüpheli kaldı.

NATO üyesi ülkeler Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemi

ihtiyacını karşılamazken, Türkiye’nin Rus S-400 sistemlerini alma girişimini

engellemek üzere türlü girişimlere yöneldi. Yunanistan’da halen S-300’ler bulunurken,

Türkiye NATO hava savunma sistemine S-400’leri entegre edemeyeceğinden

11.5 milyar dolara satın alınan F-35’lerin verilmeyeceğine kadar ciddi tehditler

görüyor. Üstelik S-400’ü üreten Rus şirketlere de Amerika ambargo uygulamaya

hazırlanıyor. Tüm bu çabalar Türkiye’yi hava savunmasız bırakma amaçlı yapılıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
asa 3 gün önce

, var başlamıştır