Öne Çıkanlar hafızlık sınavı temmuz 2017 sonuçları Terörist İsrailin Oluyor Eğitim Müfredatı Hafızlık Sınav Sonuçları Açıklandı Kırkpınar Yağlı Güreşleri

Siyonizm , İslam Alemini Parçalıyor ama Kıbrıs’ı Birleştiriyor








Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,

haftalık olağan basın toplantısında, gündeme ilişkin önemli

açıklamalarda bulundu. Balgat’taki genel merkezde düzenlenen

toplantıda Karamollaoğlu, İsviçre’de yapılan Kıbrıs görüşmeleri ve Adalet

Yürüyüşü ile ilgili önemli mesajlar verdi. Karamollaoğlu, 21 gündür süren

Adalet Yürüyüşü sürecinde her konunun konuşulduğunu ancak bir tek

‘adaletin’ kendisinin konuşulmadığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın,

‘Uçak gemimizi de yapacağız.’ sözlerini hatırlatan Karamollaoğlu, Kıbrıs’ın

bir uçak gemisi değil, on uçak gemisine bedel olduğunun altını çizdi.

20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıldönümünün milli bayram ilan edilmesi

gerektiğini belirten Karamollaoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Türkiye’nin güvenliği,

Halep’ten, Musul’dan, El Bab’dan çok daha önce Kıbrıs’tan başlar. Kıbrıs,

Doğu Akdeniz’deki konumuyla barışın da, savaşın da belirleyicisidir. Kıbrıs,

milletimiz açısından her yönü ile ‘milli’ bir dava, her yönü ile vazgeçilmez

bir kırmızı çizgidedir. Asla pazarlık konusu yapılamaz, asla taviz verilemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Uçak gemimizi de yapacağız’ sözlerini hatırlatan

Karamollaoğlu, Kıbrıs’ın bir uçak gemisi değil, on uçak gemisine bedel olduğunun

altını çizerek, “Eğer hükümet Kıbrıs’tan taviz verir ise kendileri değil, sülaleleri

bunun hesabını veremez. Hükümetin oyuna gelmemesi gerekir. Berlin’e,

Brüksel’e vizesiz gitme hayali kuranlar, yarın Lefkoşa’ya, Girne’ye,

Gazimağusa’ya vize ile gitmek zorunda kalırlar. Bunun hesabını da

ne tarih önünde ne de millet vicdanında veremezler” dedi.
 

KOŞARAK MECLiS’E BEKLiYORUZ
 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ‘Adalet Yürüyüşü’ne atıfta

bulunan Karamollaoğlu, “İnşallah bu eylem kazasız belasız,

herhangi bir provokasyona uğramadan sona erer” temennisinde bulundu.
 
Karamollaoğlu, “Görüşlerimiz düşüncelerimiz, yöntemlerimiz farklı olabilir.

Kimimiz derdini yürüyerek, kimimiz oturarak anlatmaya çalışabilir.

Ama aslolan konuşabilmektir. Çünkü demokrasilerde çözümün nihai

yöntemi diyalog, nihai adresi ise TBMM’dir. Saadet Partisi olarak,

Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’daki mitingin ardından yürüyerek değil koşarak

en hızlı şekilde TBMM’ye dönmesini temenni ediyoruz” dedi.
 

KIBRIS, ON UÇAK GEMİSİNE BEDEL!
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Uçak gemimizi de yapacağız’ sözlerini

hatırlatan Karamollaoğlu, Kıbrıs’ın bir uçak gemisi değil, on uçak gemisine

bedel olduğunun altını çizdi. 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’nın

yıldönümünün milli bayram ilan edilmesi gerektiğini belirten Karamollaoğlu,

şu uyarılarda bulundu: “Türkiye’nin güvenliği, Halep’ten, Musul’dan,

El Bab’dan çok daha önce Kıbrıs’tan başlar. Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki

konumuyla barışın da, savaşın da belirleyicisidir. Kıbrıs, milletimiz açısından

her yönü ile ‘milli’ bir dava, her yönü ile vazgeçilmez bir kırmızı çizgidedir.

Asla pazarlık konusu yapılamaz, asla taviz verilemez.”
 

KARAMOLLAOĞLU PROVOKASYON UYARISI YAPTI
 

Adalet Yürüyüşü’nde yapılan provokasyonlara değinen Karamollaoğlu,

şöyle devam etti: “Biz en başından beri ısrarla iki konunun üzerinde durduk.

Birincisi, bu yürüyüş, şiddet ve kutuplaşmaya neden olmamalı. İkincisi,

bu yürüyüş bahane edilerek toplumda yeni çatlaklar oluşturulmamalı.

Israrlı uyarılarımıza rağmen,  maalesef bu konudaki endişelerimiz

azalacağına giderek artıyor. Çok açık söylüyorum: Kılıçdaroğlu’nun

yürüdüğü yola gübre dökmek ne kadar yanlışsa, o yürüyüşe katılıp,

halkı sokağa çağırmak da o kadar yanlıştır. Bir bakanın çıkıp, yolda

yürüyenlere terörist yakıştırmasında bulunması ne kadar provokasyonsa,

Adalet Yürüyüşü’nde terör örgütü marşı çalmak da o kadar provokasyondur.”
 

KAPASİTESİNİN ÜZERİNDE ÇALIŞAN TEK KURUM
 

“2017 yılı itibarıyla 296 kapalı, 70 açık, 6 çocuk cezaevinde 195 bin tutuklu

ve hükümlü bulunuyor.” diyen Karamollaoğlu, 15 Temmuz sonrası tutuklanan

50 bine yakın kişinin de buna dâhil olmadığını belirtti. Cezaevlerindeki doluluk

oranının yüzde 106 arttığını kaydeden Karamollaoğlu, Türkiye’de kapasitesinin

üzerinde çalışan tek kurumun cezaevleri olduğunu söyledi. “Cezaevlerindeki

doluluk oranını azaltmak için bulunan çözüm ne?” diye soran Karamollaoğlu, “

Şartlı tahliye ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması. 230 bin kişi şartlı

tahliye ile salıverilmiş. 430 bin kişi de hükmün açıklanmasının geriye

bırakılmasından yararlanmış. Bu düzenlemeler de olmasa cezaevlerindeki

kapasite yüzde 300’ü aşacak. Bunlar devletin resmi rakamları. Böyle bir

durumda Türkiye’de adalet sorunu yok denebilir mi?” diye sordu. 
 

ADALETİ TESİS EDENLER ADALETE İNANMIYOR
 

Şu an mahkemelerde çözülmesi beklenen 7,5 milyon dosya bulunduğunu da

hatırlatan Karamollaoğlu, “Dosyanın en az iki tanığı, iki sanığı, iki de müştekisi var.

Bunun anlamı şu; Türkiye’de yaklaşık 45 milyon insanın bir şekilde mahkemeye işi düşmüş.

Adalet için İstanbul yollarında değil ama adliye koridorlarında yürümek zorunda kalmış.

Peki, bu insanlar mahkemelerden adil karar çıkacağına inanıyor mu?

Çarpıcı bir araştırma var önümde. Halkımıza, ‘Bugün herhangi bir sebeple

mahkemelik olsanız mahkemenin adil karar vereceğine inanıyor musunuz?’

diye sorulmuş. ‘Evet, inanıyorum’ diyenlerin oranı sadece yüzde 16!  

Daha vahimi de var. Aynı soru hâkim ve savcılara sorulmuş, oran aynı.

Hâkimlerin bile yüzde 80’i adalete güvenini kaybetmiş. Böyle bir tablo

karşısında Türkiye’de adalet sorunu yok denebilir mi?” diye konuştu.
 

MUSUL’DAN EL BAB’DAN ÖNCE KIBRIS
 

Ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren en önemli hususun ‘Kıbrıs meselesi’

olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu,  emperyalist güçlerin İslam coğrafyasındaki

her ülkeyi parçalamaya çalıştığını ancak sıra Kuzey Kıbrıs’a gelince ‘birleştirmek

için’ çırpındığını hatırlatarak, “Suriye’de Irak’ta, Yemen’de her mezhebe, her

meşrebe, neredeyse her kabileye, devlet vaat edenler, sıra Kıbrıs’ta bir Türk

devletine gelince ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Hemen başında şunu ifade etmek

isterim ki, Türkiye’nin güvenliği, Halep’ten, Musul’dan, El Bab’dan çok daha

önce Kıbrıs’tan başlar. Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki konumuyla barışın da,

savaşın da belirleyicisidir. Sabit bir uçak gemisidir. Bizim için hayati bir

uçak gemisidir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, uçak gemimizi de yapacağız diyor.

Bir uçak gemisi değil, 10 tane uçak gemisine bedeldir Kıbrıs. Hükümet uçak

gemisinden önce Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığını ele almalıdır.  AB’ye üye olacağız

diye Kıbrıs’tan vazgeçmek sadece hayal peşinde koşmaktır. Kıbrıs, milletimiz

açısından her yönü ile ‘milli’ bir dava, her yönü ile vazgeçilmez bir kırmızı çizgidir” tepkisinde bulundu.
 

MİLLİ BAYRAM İLAN EDİLMELİ
 

KKTC için diplomatik atağın başlatılmasına ihtiyaç olduğunu ifade eden Karamollaoğlu,

Türkiye’nin KKTC’yi yük ve engel olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Karamollaoğlu,

“Kıbrıs, Türkiye için bir kambur değil bir fırsattır. Daha dün Yunan hücum botları

Türk bayraklı gemiye mermi yağdırdı. Yunanistan bu cesareti nereden buluyor?

Nasıl oluyor da bu kadar pervasızlaşabiliyor? Bu yüzden yapılacak iş bellidir:

Türkiye adadan asker çekmek bir yana askeri varlığını daha da güçlendirmelidir.

Bölgedeki sıcak gelişmeler ve adanın stratejik önemi de dikkate alınarak mutlaka

bir hava üssü kurulmalıdır. Türkiye KKTC’nin başta kardeş ve dost ülkeler

tarafından tanınması hususunda diplomatik atağa geçmelidir. 20 Temmuz Barış

Harekâtı’nın yıldönümü milli bayram ilan edilmelidir.” çağrısında bulundu.
 

KENDİLERİ DEĞİL SÜLALELERİ HESABINI VEREMEZ
 

Kıbrıs’ın asla pazarlık konusu yapılamayacağını dile getiren Karamollaoğlu,

Kıbrıs konusunda taviz verilemeyeceğini aktararak, şunları kaydetti: “Eğer

hükümet Kıbrıs’tan taviz verir ise kendileri değil, sülaleleri bunun hesabını veremez.

Hükümetin oyuna gelmemesi gerekir. Berlin’e, Brüksel’e vizesiz gitme hayali kuranlar

, yarın Lefkoşa’ya, Girne’ye, Gazimağusa’ya vize ile gitmek zorunda kalırlar.

Bunun hesabını da ne tarih önünde ne de millet vicdanında veremezler.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarı Necmettin Erbakan’ın ifadesiyle söylüyorum;

“Kıbrıs’ta şehit kanı ile alınmış bu topraklardan bir zerresini geri vermeye

kalkarsanız hepinizden hesap sormak, bütün şehitlerimiz adına hesap

sormak bizim için bir vecibedir, boynumuzun borcudur. Haberiniz olsun.”
Millî Gazete 


"
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.