Öne Çıkanlar 2016 - 2017 Türkçe Tahtını Oğluna Bırakacağı Tarih Belli Oldu Cuma Hutbesi 10.11.2017 100 İlçe Müftüsünün Yeni Görev Yerleri Belli Oldu GIDA BAKANLIĞINDAN İHRAÇ EDİLENLERİN LİSTESİ

Saadet Partisi'ni Ayağa Kaldıran Tutuklama








 

Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Yaman,

FETÖ suçlamasıyla tutuklandı. Milli Görüş camiası tutuklama kararına büyük tepki gösterdi.

Üstelik Adli Bilişim Uzmanı Halil Öztürkci’nin yaptığı inceleme sonucunda

Mustafa Yaman’ın telefonunda ByLock da bulunmaması Milli Görüş camiasının tepkisini arttırdı.






 

Saadet Partisi il Başkanı Birol Aydın’ın yaptığı basın açıklaması şöyle;
 

“Geçtiğimiz Perşembe günü haftalık olağan il yönetim

kurulu toplantımız sonrası, il binamızın önünde yönetim kurulu üyemiz

Av. Mustafa Yaman emniyet yetkilileri tarafından gözaltına alınmıştı.

Bu işlem söylenildiğine göre FETÖ soruşturması kapsamında gerçekleştirilmişti.

Gerekli makamlarla yapılan görüşmeler, bilgilendirmeler ve sunulan belgeler

doğrultusunda iddia edilen suçun asla yerinde olmadığını,

mutlaka bir yanlışlık olduğunu ve bu mağduriyetin bir an önce sonlandırılması gerektiğini ifade ettik.

Olayın açıklığa kavuşturulması adına muhataplarımıza her konuda gerekli desteği verdik.

Ancak ikna olunmasına rağmen hala olması gereken adımların atılmadığını üzülerek müşahede ediyoruz.

 
Bu durumda aşağıdaki soruları sormak ve

bunların takipçisi olmak bizim olduğu kadar bütün kamuoyunun da üzerine düşen sorumluluktur.

 
1- Mustafa Yaman Bey bir avukattır ve her gün bir şekilde adliyelere girip çıkmaktadır.

Evi, barkı, ofisi bellidir. Buna rağmen haftada bir katıldığı yönetim kurulu

toplantısından sonra gözaltı işleminin yapılması bir mesaj mıdır?

Mesaj ise bunun muhatabı kimdir? Şayet bu işlemde Mustafa Bey’in

şahsında Saadet Partisi’ni zan altında bırakmak gibi bir niyet varsa herkes bilmelidir ki,

bu çamur bu camiaya asla tutmaz. Böyle bir art niyeti taşıyanlar da

mutlaka bu yaptıklarının altında en kısa zamanda kalırlar.

En sağından, en soluna kadar herkesin malum yapıyla hiçbir zaman

iş tutmayan tek partinin biz olduğumuzu dile getirdiği bir ortamda,

bu niyetle yapılan girişim ancak hadsizlik olur.

 
2- Devletlerin görevi vatandaşlarını kirletmemektir. Suçu, suçluyu,

masumu ayırmak için azami gayret göstermek ve adalete olması gereken

güveni maksimum derecede sağlamaktır. Cezayı verirken de kişinin kimliğine,

rütbesine, makamına, mevkisine, ırkına mezhebine bakmamaktır. Herkes biliyor ki,

bağlantısı olmadığı halde salt kişisel hesaplaşmalar üzerinden bazılarına

özellikle suçlamalar yapılıyor. İktidar sahipleri bile zaman zaman

‘cadı avı’ diye bu süreci tarif ediyor. Herkes şunu çok iyi idrak etsin ki,

bu mantıkla Mustafa Yaman Bey gibi mağdurlara yapılanlar

ancak darbe girişiminin arkasında olanların ekmeğine yağ sürer.

 
3- ‘15 Temmuz Darbe İhaneti’ ile mücadelede başarı net bilgi,

doğru belge ve şüpheye yer bırakmayacak yaklaşım ve uygulamayla sağlanır.

“Çamur at izi kalsın” mantığı devletlerin değil, kişisel ihtiraslarının esiri olmuş

‘kraldan çok kralcı’ tabirinin üzerlerine tam uyduğu yetkileri boylarına büyük gelen zavallıların işidir.

 
4- Her şeye ve bütün yanlışlıklara rağmen ülkemizin bir hukuk devleti olduğunu,

hukuk ve vicdanlarının sesine göre hareket eden, karar veren hâkim ve

savcılarımızın varlığını gayet iyi biliyoruz. Adaletin hava gibi, su gibi bir ihtiyaç olduğunu,

geç gelen adaletin de adalete en büyük darbe olacağının da bilinmesini istiyoruz.

 
Sonuçta biz Saadet Partisi İl Başkanlığı olarak, lise eğitimi aldığı dönemden

bugüne partimize gönül vermiş, resmi vazifeler üstlenmiş, adaylıklarımızı yapmış,

büyük kongrelerimizde delegelik vazifelerinde bulunmuş,

STK’larda aktif olarak çalışmış, hatta iktidar partisi içinde bulunan birçok

isim tarafından bu özellikleriyle bilinen ve adı geçen malum yapıyla adı

yakından uzaktan bir arada bulunması bile abesle iştigal sayılacağı onlar

tarafından da kabul edilecek olan arkadaşımızın daha fazla mağdur edilmeden

serbest bırakılması gerektiğini buradan ifade etmek istiyoruz.

Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

 
Kamuoyunun bilgilerine sunarız…”



Tutuklama kararına Milli Görüş’ün dışından en sert tepkiyi ise hükümete yakın

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan verdi.  Kaplan, Mustafa Yaman’ın

telefonunda ByLock bulunmadığına dair inceleme sonucunu paylaşarak, 

“FETÖyle ilgisi yok İşte belgesi! Ama Mustafa Yaman tutuklandı

KUMPAS BU. İSLÂMÎ KESİMLERİ. BİRBİRİNE DÜŞÜRECEKLER!”
 ifadelerini paylaştı.

Kaplan’ın tepkisi bununla da kalmadı. Yeni Şafak yazarı tutuklama

kararına yönelik Twitter adresinden şu ifadeleri paylaştı:

“Mustafa Yaman tutuklandı Olmaz. AkParti’yle Saadet birbirine

düşürülmek isteniyor.  Fitne Kumpas bu. #YamanÇelişki Seyretme

Oyuna da gelme. UYARI/YORUM MUSTAFA YAMAN'IN TUTUKLANMASI

KIRILMA NOKTASI İSLÂMÎ KESİMLERİ BİRBİRİNE DÜŞÜRECEKLER

BASİRET VE İSTİŞARE ŞART #YamanÇelişki”

Hükümete yakın isimlerden gazeteci Nevzat Çiçek de 

“Mustafa Yaman'ın tutuklanması meselesi bir kırılmadır... Umarım herkes farkındadır...” uyarısını yaptı.

 




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.