Öne Çıkanlar 2016 - 2017 İngilizce temel dini bilgiler 11.sınıf 1.dönem 1. yazılı soruları yeni müfredat Hedef Türkiye AKPde İstifa

MHP'den Davutoğlu'na Çok Sert Yanıt







MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın AK Parti Milletvekili

ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dün Devlet Bahçeli’ye yönelik

yaptığı açıklamaya yanıt verdi. İsim vermeden Bahçeli’nin 17-25 Aralık

sürecinde FETÖ ile işbirliği yaptığını iddia eden Davutoğlu’na yanıt veren Yalçın’ın,

“AKP milletvekili Ahmet Davutoğlu’nun şaşkın beyanatı üzerine” başlıklı açıklamasında

, “Mazul ve sakıt (azledilmiş ve düşmüş)  başbakanlardan Ahmet Davutoğlu,

yemeyip içmeyip Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin dünkü grup

toplantısında yaptığı açıklamalara ilk akşamdan telaş ve tahrik edici bir

üslupla cevap yetiştirmiştir” denildi. “Davutoğlu, dışişleri bakanlığı ve

başbakanlığı döneminde ‘stratejik derinlik’ adı altında uygulamaya

koyduğu aptalca, ahmakça ve afaki politikalarla zarar verdiği partisinin arkasına

saklanarak MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye hadsizce dil uzatmıştır” diyen

Yalçın’ın açıklamasından başlıklar şöyle:

KİMLİKSİZ KÖTÜ NİYET ESİRİ:

Davutoğlu suçüstü basılmış, yüzsüzlüğünün kurbanı, kimliksizliğinin

ve kötü niyetinin esiri olmuştur. Bu şahıs, siyaset düşüğü, siyaset safrası olarak

bir kenara atılmış, unutulmaya başlamıştır. Bu itibarla, kendisine yönelik doğrudan

veya dolaylı bütün değerlendirme ve tenkitleri kamuoyunda hatırlanmak,

küllenmiş varlığını belli etmek için fırsat görmektedir. Bitmiş tükenmiş bir

siyasetçinin sanrı ve sancıları Davutoğlu’nun iliklerine kadar nüfuz etmiş,

ilkelerini yıkmış geçmiştir. Bu durum acınacak bir halin hazin tecellisidir.  

KONYA’NIN SABUN FABRİKALARI YETMEZ:

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı ölçüsüz, seviyesiz,

hadsiz ve ayarsız (10 maddelik) cevabının nedeni; ayaklar altındaki onurunu

(aklınca) kurtarma gayreti, MHP üzerinden pirim toplama hevesi ve karanlık

ortaklarına şirin görünme gayesidir. Oysa Ahmet Davutoğlu siyaseten mevta,

ahlaken imha, fikren ve vicdanen yok hükmündedir. Sayın Davutoğlu,

geçmişteki yanlış ve günahlarını unutturmak için çırpınsa da biz kendisine

birer birer hatırlatacağız. Türkiye’nin; çok sayıda uluslararası krizi kucağında

bulması Davutoğlu’nun marifeti, beceriksizliğinin eseri, gayri milli bakışının sonucudur.

Davutoğlu’nun siyasi hatalarla batırdığı başbakanlık makamını yıkamaya

Konya’nın sabun fabrikaları bile yetmemiş; ortaya çıkan pis kokuların dağıtılmasının çaresi,

kirliliğin ve kötü kokunun kaynağını kurutmakta bulunmuştur.

BIRAKIN EMEVİ CAMİSİNİ…

Diğer taraftan, “Yeni Osmanlılık” Davutoğlu için bir tür siyaset oyuncağı,

siyasi istismar vasıtası yapılmıştır. Ama bu oyuncak hem kendisinin hem de

Türkiye’nin başına nice gaileler ve musibetler açmıştır. Davutoğlu, bölgemizin

gerçeklerini, uluslararası ilişkilerin seyrini, tarih ve coğrafyanın çağrılarını

görmeyerek zalimlerin ağına düşmüş, ürettiği Irak ve Suriye politikalarıyla

hem kendisini hem de ülkemizi çuvallatmıştır. Suriye krizi baş gösterince,

birkaç gün içinde Suriye’deki rejiminin yıkılacağını öne sürerek Sayın Erdoğan’ı yanıltmış,

yanlışa sürüklemiştir. Emevi Camii’nde namaz kılınacağına dair yavelerinin

kaynağı da dipsiz Davutoğlu’dur. Bırakınız Emevi Camii’nde namaza durmayı;

sınırlarımızın hemen dibindeki ata yadigârı vatan toprağı olan Süleyman Şah

Türbesi ve Saygı Karakolu, aziz ecdadımızın bir sandığa koyulan kemiklerinin

taşınmasından sonra rezilce terk edilmiştir. Davutoğlu, taşınma işlemleri dolayısıyla

PYD’ye teşekkür edecek kadar küçülmüş, yerin dibine girmiştir.

PKK/PYD’nin Suriye’de güçlenmesinde en büyük vebal Davutoğlu’na aittir.

BARZANİ İLE ARASINDA BENZERLİK VAR:

Ahmet Davutoğlu, ABD tarafından Suriye’de PYD eliyle oluşturulmak istenen

terör devletini öngörememiştir. Çünkü durduğu yer yanlış, baktığı yer çukurdur.

Bölgede Rusya faktörünü görmezden gelmiştir. Suriye rejiminin dinamiklerini iyi

tahlil edememiştir. Barzani’nin çocukluk hayallerini süsleyen bağımsız Kürdistan

rüyasıyla Davutoğlu’nun stratejik bönlükleri arasında psikolojik benzerlikler bulunmaktadır.

Türkiye’nin bölgenin dominant aktörü olmasına dayanan hayali Osmanlıcılık;

Türkiye’nin bölgeden izole edilmesi sonucunu getirmiş, ülkemizin uluslararası

platformda itibar kaybetmesine ve güvenilmez bir devlet konumuna düşmesine

yol açmıştır. Davutoğlu dönemi öncesinde Türkiye’nin bölge ülkeleri ile geliştirdiği

iyi ilişkiler, yerini bir güvensizlik ve korku atmosferine bırakmıştır. Davutoğlu’nun

ayağı yere basmayan fikir ve görüşleri yüzünden Ortadoğu, Balkanlar

ve Orta Asya’daki itibarlı Türkiye imajı büyük zarar görmüştür.  

FETÖ’YE ARKA ÇIKTI:

Türkiye’nin dünyada ve bölgesinde içinden çıkılması zor krizlere sürüklenmesinde

en büyük suç ve sorumluluk Kiziroğlu olmaya özenen, ama krizoğlu olarak tarihe

geçen Davutoğlu’nundur. Onun döneminde FETÖ’ye arka çıkılmış, devletin

en hayati kurumlarındaki FETÖ’cüler gereğince temizlenemediği için Türk

Milleti bölücü örgüte doğrudan hedef olmuştur. Davutoğlu dönemi sonrasında

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve Başbakan Sayın Yıldırım, onun yanlış

politikalarının izlerini silmek, bölgede ve dünyada yitirilen güveni yeniden

sağlamak için gayret göstermişlerdir. Türkiye’yi cendereden çıkarma çabaları

hâlen devam etmektedir. Sabık, mazul ve sakıt başbakan Ahmet Davutoğlu’nun

günahları sıralanmakla bitmeyecektir. Davutoğlu, yurt dışındaki FETÖ

okullarının himayesi için diplomatik temsilciliklerimizden istekte de bulunmuştur.

Davutoğlu’nun himayeci politikaları yüzünden FETÖ’cüler 15 Temmuz’un

zeminini hazırlayabilmişlerdir. Bütün bunlara rağmen utanıp sıkılmadan

hâlâ kerameti kendinden menkul dış politika stratejileri yumurtlamaya devam etmektedir.

DELİ MUSALARA MI KARIŞTI?

Sultan Birinci Abdülhamit döneminde sırf isimleri “Mehmet” olduğu için

sadarete getirilen ve çapsızlıkları ortaya çıkınca kısa sürede görevine son verilen

7 paşadan biri olan Yağlıkçızade Derviş Mehmet Paşa gibi, Ahmet Davutoğlu da

isim ve soyadında bir keramet bulunmadığı kısa sürede anlaşılarak azledilmiştir.

Buna rağmen Sayın Davutoğlu niye azledildiğini henüz idrak edememiştir.

Modern Yağlıkçızade Ahmet Davutoğlu, hem kel hem fodul, hem suçlu hem de şuursuzdur.

Siyasi gürültüye, mugalataya başvurarak suçunu bastıracağını sanacak kadar gafildir.

Keçeyi suya atmış, çıkan yerlerini taşlamaktadır. Galiba, ucuz kahramanlık ve

yeniden ismini parlatma peşindeki mazul başbakanın gözüne bir görünen vardır.

Kendini Mehdi zanneden FETÖ elebaşı gibi, başbakanlığı döneminde üstün

hizmetler verdiğine inanan Davutoğlu da hezeyan içindedir ve halüsinasyon görmektedir.

Türkiye’nin başına ördüğü çorapların farkında olmayan mazul başbakan Davutoğlu,

Kerkük için 10 maddelik öneride bulunduğuna, Sayın Devlet Bahçeli’nin

açıklamalarına yine 10 maddelik bir cevap metni hazırladığına göre acaba

kendini siyasetin Musa’sı mı sanmaktadır? Yoksa Deli Musalara mı karışmıştır?

15 TEMMUZ GECESİ NEREDE SAKLANDI?

Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı uzun süredir kendisinin

halt ve pisliklerini temizlemek için çaba gösterdiğini fark etmemiş midir?

Etrafındakilere ve kendisine geçmişte büyük bir iyi niyetle imkân tanıyanlara

zarar verdiğini neden görmek istememektedir? Kuyruğunu kıstırıp susacağına

neden aşağı mahalle lafçıları gibi konuşmakta, niçin çenesini kapamamaktadır?

İktidara karşı dolaylı bir yıpratma stratejisi mi takip etmektedir?

Uluslararası aktörlerin ajanı olan Aydınlıkçıbaşı gibi sübliminal mesajlar vererek

iktidarı yıpratmayı mı hedeflemektedir? Sahi, Sayın Davutoğlu 15 Temmuz

2016 gecesi nerede saklanmıştır?

SABRIMIZI ZORLAMA:

Barzani ancak senin gibi konuşur, Kerkük’e ancak senin gibi bakardı.

Türkiye ön aldıkça arkaya düşüyor, Türkiye bölgeye müdahil oldukça

stratejik derinliğin kâbusuyla uyanıyorsun. Milli birlik ve beraberlikten ürküyor,

15 Temmuz sonrası inşa edilmiş sağlam mukavemeti baltalamak için her fırsatı,

her ihtimali namertçe kolluyorsun. Kerkük Türk’tür sözüyle sarsılıyor, milli bekanın

müdafaasından tek kelimeyle öcü gibi korkuyorsun. Boşuna serok olmadın.

Boşuna iktidarında rezaletlere imza atmadın. Şimdi söyle bize, 10 maddeyi

eline kimler tutuşturdu? 10 maddelik imha ve ihanet belgesini sana kimler

havale etti? Akıl sahipleri kimlerdir? Tutsaklığına razı olduğun efendilerin

bildiğimiz odak ve karanlık çevreler midir? Kimsin, neye hizmet ediyorsun,

hangi hain emelleri gözetiyorsun? Taşkent’li yörük olarak Kobaniye selam

vermekten, Barzani’yi omuzunda gezdirmekten hiç mi utanmadın?

Pensilvanya’dan aldığın sufleler, FETÖ’yle yaptığın verkaçlar kara bir

leke gibi alnına çalındı. Hâlâ ıslah ve terbiye olmadın. Sen kim, Genel

Başkanımıza sataşmak ve saldırmak kim? Sana tavsiyemiz, haddini

bileceksin, sabrımızı daha fazla zorlamayacaksın. Kripto damarın tutuyor,

Pensilvanya özlemin canlanıyor, ama hesaba çekileceğin günler de hızla yaklaşıyor… 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.