Öne Çıkanlar Yapılacak İbadetler Okunacak Dualar 13 Mart 2016 YGS Soru ve Cevapları A101 ! 8 Aralık 2016 Perşembe ufka yolculuk bilgi yarışması cevap anahtarı 2017

Ekrem Şamadan Flaş Yazı : Anayasa Değişikliğine HAYIR Demek Hainlik Mi ?





Anayasa değişikliği referandumunda "hayır" tercihinde bulunacakların,

özellikle Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarında

"terör listesi"ne dahil etme çabası büyük tepki çekiyor. Milli Gazete yazarı Ekrem Şama,

gelinen noktada ortaya çıkan duruma tepki gösterdi. Şama,

"İktidar taraftarları bunu nasıl yaparlar? Allah’tan(CC) korkuları da mı yok?

Vatan hainliğini gerektiren bir görüntü mü var Milli Görüşçülerde?" diye sordu.
 
Ekrem Şama'nın "Hain ve hainlik" başlıklı yazısı
 
Bir anayasa değişikliği!
 
Mademki parlamentoda görüşülmüş ve halkoylamasına sunulacak.
 
Normal olarak evet diyenler de olacak, hayır diyenler de.
 
Kampanyalar henüz başlamadan akla ziyan bir görüntü ortaya çıktı!
 
Evet demeye hazırlananlar öyle bir giriş yaptılar ki! Başbakan’ın başını

çektiği iktidar kanadını teşkil edenler, zehir zemberek ve halkı kamplaştırıcı,

ayırıcı, ötekileştirici bir üsluba sarıldılar. Bu üslubu, sosyal medya,

gazeteler, TV kanalları ve hatta camilere kadar taşıdılar.
 
Kurtuluş savaşı vermekte olduğumuz, bu savaşı ancak halkımızın

bütünleşmesi ile başarabilmeyi umduğumuz şu günlerde

bu şekilde bir üslup harakiri yapmakla eşdeğerdir.
 
Hayır oyu vermeye hazırlanan insanları “vatan haini, hain,

FETÖ’cü veya terörden yana gibi yaftalarla ötekileştirmek

ve düşman gibi göstererek gerilimden faydalanıp,

evet oylarını arttırmak için linçe tabi tutmak, intihar etmek gibi değil midir?
 
Birlik ve bütünleşmeyi sağlayıcı bir üslup kullanmaya özen göstermek,

özellikle iktidar yanlılarına düşerken, tam tersini yapmak, akıl alır gibi değildir!
 
İşin garaip bir diğer tarafı da şu:
 
Milli Görüşçüler de hayır diyeceklerini açıkladılar. Bu duruma göre onlar da vatan haini,

terör destekçisi, FETÖ yanlısı gruba dâhil ediliyor.

Sonra vur abalıya kabilinden karalama başlıyor.

Milli Görüşçüler ise bu ithamlar karşısında şaşkın vaziyetteler.
 
İktidar taraftarları bunu nasıl yaparlar? Allah’tan korkuları da mı yok?

Vatan hainliğini gerektiren bir görüntü mü var Milli Görüşçülerde?
 
Bunların 15 yıllık iktidar dönemlerini şöyle bir düşündüğümüzde,

hak ettikleri halde Milli Görüşçüler kimseye vatan haini dememişler,

itham edici bir üslup kullanmamışlar. Sadece yanlışları ortaya koymuş,

çözüm yollarını göstermiş, kardeşane tavsiyelerde bulunmuşlar.
 
Hatırlayalım, Erbakan Hocamız da hayattayken, bu iktidar, 2003 yılında

Meclis’te çoğunluğunu kullanarak, 4867 ve 4868 sayılı “İkiz Yasalar”

denen ve ülkemizi bölmenin gerekçesini oluşturan kanunları kabul ettiklerinde,

Hocamız ve Milli Görüşçüler bunları “vatan hainliği” ile suçlamak

yerine yanlışlıkları ortaya koyup düzeltmelerini önermişlerdi. Baba şefkati ile!
 
2004 yılında Cidde’de İslam Birliği’nin gündemden kaldırılması için yaptıkları girişimlerde,

Milli Görüş bu iktidar yanlılarını “hainlik” ile suçlamamıştı. Bunun adeta Haçlı ve

Siyonistlerin bunlara verdiği bir ev ödevi olduğunu ortaya koyarak

bu yanlıştan dönmelerini bizzat Erbakan Hocamızın ağzından ifade etmişlerdi.
 
Irak’ın işgaline havaalanlarını, limanları, hava koridorlarını ve

üsleri işgalcilerin emrine vermelerini, işgal ve katliam sırasında lojistik destek

vermelerini “hainlik” olarak nitelendirmemişlerdi. Sadece bunun vebalinin

büyüklüğünü hatırlatmışlar ve vazgeçmeleri için tavsiyelerde bulunmuşlardı.
 
Bu iktidar Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eş başkanlığını üslenip destek verdiklerinde başta

Erbakan Hocamız olmak üzere Milli Görüşçüler, baba nasihatinde

bulunmanın ötesinde “hıyanet” isnadında bulunmamışlardı.
 
Kardeş Libya’yı bombardımana tabi tutup hunharca parça parça edenlere,

bu iktidarın fiilen destek vermesini bile “hainlik” olarak nitelendirmek yerine

, olayın vahametini izah edip, bunun çok büyük tarihi bir suç teşkil ettiğini tarihe not olarak düşmeyi tercih etmişlerdi.
 
Suriye’de iç savaş başlatma heveslilerine ve çabalarına bu iktidarın

ara bulmaya çabalamak yerine yardımcı, destekçi, mesaj tebliğ edic

i roller üstlenmesine karşılık, Saadet Partisi tarafından “ihanet” suçlaması yapıldığını biz hatırlamıyoruz. 
 
Askeriyemize kumpas kurulup suçlu suçsuz ayırımı yapmadan

hapishaneleri generallerle doldurduklarında, Milli Görüş açıkça bunu

en başta ifade etmiş, ABD oyunu olduğunu deşifre etmiş,

lakin kumpasçılara yardım eden iktidara asla “hainlik” suçlamasında bulunmamıştı.
 
2014 yılında düşmanlarımız olan terör örgütlerine silah yardımı yaptıkları

ayan beyan belli olan, başta ABD ve diğer ülke güçlerini  topraklarımıza

ve üslerimize tezkere ile kabul etme kararı verenleri, bugünkü askerlerimizin

sapır sapır doğranması sonuçlarını o günden tahmin etmekle beraber,

yine nasihat makamında uyarılarda bulunmuş, asla “hıyanet” kavramına sarılmamıştı. 
 
Yazının hacmi hızla büyüyor ve biz bu konuda yazmak istediklerimizin çoğunu yazamamanın ızdırabını çekiyoruz.
 
Üslubu bu derece yumuşak, itham edicilikten uzak, “hainlik” gibi son

derece aşağılayıcı bir terimi asla kullanmamış olan Milli Görüşçüleri

şimdi en tabii hakları ve görevleri olan “Hayır” oyu vermeye hazırlanıyorlar diye,

“hainlik” ile suçlamak, iktidar mensuplarının tiynetlerine uyar mı, kendileri bilirler.

Lakin Milli Görüşçüler bu ithamlar karşısında, hem kendilerine yapılan bu ithamlar,

hem de bu kamplaştırıcı sözlerin milletimize vereceği zararlar açısından son derece üzgün, kırgın ve öfkelidirler.
 
Bu itici, ötekileştirici ve kamplaştırıcı kampanyaların iktidar mensuplarının kendi ayaklarına sıkıcı,

harakiri yapıcı bir davranış olduğunu son cümle olarak ifade edelim.

kaynak:milligazete.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.