Öne Çıkanlar 2016 - 2017 İngilizce temel dini bilgiler 11.sınıf 1.dönem 1. yazılı soruları yeni müfredat Hedef Türkiye AKPde İstifa

Ahmet Davutoğlu'ndan Kerkük İçin 10 Maddelik Çözüm Önerileri






 

'Hiçbir taraf bu kadim ve zengin şehirde başlatılacak

bir yangının Kerkük’le sınırlı kalacağı ve bir tarafın mutlak

surette kazanacağı bir senaryonun gerçekleşebileceği vehmine

kapılmamalıdır' diyen Davuoğlu, "Kerkük’te çıkacak bir çatışma

Arap-Kürt, Kürt-Türkmen, Sünni-Şii çatışmalarını körükleyecek ve

bir tsunami etkisiyle yayılmasına yol açacaktır" ifadesini kullandı.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu gerilimin yükseldiği Kerkük için 10 maddelik

çözüm önerisinde bulundu. Facebook hesabından açıklamalarda bulunan Davutoğlu şunları söyledi:

ZIT SENARYONUN ÇATIMASINA YOL AÇAR

Asırlarca Ortadoğu’nun kadim kültürünün kesişim alanında bütün etnik ve

mezhebi renkleri ve aidiyetleri bünyesinde barındıran Kerkük’ün statüsü

etrafında süren tartışmalar ve yapılan askeri yığınaklar sadece bu aziz

şehirde yaşayan kardeşlerimizi değil bütün Irak’ı ve bölgeyi kaosa sürükleyecek

bir potansiyel taşımaktadır. Kerkük’teki gelişmeler bu şehrin, kardeş Irak’ın ve

bir bütün olarak bölgenin geleceği ile ilgili iki zıt senaryonun çatışmasına yol açacaktır.

ORTADOĞU'DA KALICI BİR BARIŞA ÖRNEK OLACAK

Ya Kerkük’te bütün kesimlerin hak ve hukukunu gözeten ve sahip olunan

zenginliği hakça paylaşan bir çözüm bulunacak ve bu çözüm Ortadoğu’da

kalıcı bir barışa da güzel bir örnek teşkil edecek ya da bu şehirde başlayacak

etnik ve mezhebi yangın hızla Irak’ın diğer şehirlerine ve bütün bölgeye yayılacaktır.

"Hiçbir taraf bu kadim ve zengin şehirde başlatılacak bir yangının Kerkük’le

sınırlı kalacağı ve bir tarafın mutlak surette kazanacağı bir senaryonun

gerçekleşebileceği vehmine kapılmamalıdır. Kerkük’te çıkacak bir çatışma

Arap-Kürt, Kürt-Türkmen, Sünni-Şii çatışmalarını körükleyecek ve

bir tsunami etkisiyle yayılmasına yol açacaktır"
 
ifadesini kullandı.

BU ADIMLARI PAYLAŞMAYI TARİHİ GÖREV SAYIYORUM

Bu çerçevede; aşağıdaki hususları ve atılmasını gerekli gördüğüm adımları

paylaşmayı tarihi bir görev addediyorum.

1. Irak savaşı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri olarak

benimsediğimiz “Irak küçük bir Ortadoğu, Kerkük küçük bir Iraktır” ilkesi

mucibince Kerkük’te bütün etnik ve mezhebi tarafların katılımı ile bir sonuç

bulunması gerektiği ilkesi benimsenmeli ve tek taraflı eylemlerden ve

emrivakilerden kaçınılmalıdır.

2. Bu çerçevede Kerkük’ün statüsü de dahil olmak üzere 25 Eylül

referandumunun ortaya çıkardığı bütün sonuçlar müzakerelere

fırsat tanımak üzere dondurulmalıdır.

3. Şehir etrafındaki bütün askeri hareketlilikler ve hangi yönden olursa

olsun güç kaydırmaları durdurulmalıdır.

4. Askeri yöntemlerle Kerkük’ün tek taraflı olarak IKBY’ye bağlanması

ya da kendine has özellikleri yok sayılarak sıradan bir vilayet olarak

merkezi hükümete bağlanması yönündeki talepler askıya alınmalıdır.

5. Bugünkü siyasi gerçeklikler Kerkük’te kalıcı bir çözüm için bu

şehre has özel bir düzenlemenin yapılmasını gerekli kılmaktadır.

Bu özel düzenleme Kerkük’ün Irak’ın toprak bütünlüğü içinde ayrı

bir statüye kavuşması ile sağlanabilir.

6. Kerkük’te referandum öngören Irak Anayasası’nın 140. maddesinin


uygulanması tek taraflı çözüm dayatması şeklinde değil taraflar arasında

uzlaşmaya varılan bir teklifin referanduma sunulması şeklinde uygulanmalıdır.

7. Bu uzlaşının farklı çıkar alanlarının çatışmasını engellemek

için yerelden başlaması ve şehrin ilgili bütün taraflarının temsil

edildiği bir müzakere formatında yürütülmesi esas olmalıdır.

8. Esasen daha önceki müzakereler bağlamında müteveffa Irak

Cumhurbaşkanı Sayın Talabani ile bizzat bulunduğum görüşmelerde

etnik grupların eşit temsili ile (%33 Türkmen, %33 Kürt ve %33 Arap)

oluşacak bir Meclis temelinde özel bir statüye geçme fikri kabul edilmişti.

Bu veya benzeri formatlarla alanda yaşanabilecek etnik çatışmaları

durdurabilecek yerel bir platform oluşturulmalıdır.

9. BM denetiminde yürütülecek bu müzakerelere Irak Merkezi Hükümeti

ve IKBY asli olarak, katkıda bulunabilecek komşu ülkeler ise gözlemci olarak katılabilmelidir.

10. Bu müzakereler sürerken tansiyon düşürülmeli, güç kullanımından

ya da güç projeksiyonundan kaçınılmalı ve rasyonel müzakere ortamının

oluşmasına izin verilmelidir.

KERKÜK BÜYÜK ACILAR YAŞADI

Aziz şehir Kerkük, kardeş Irak ve bütün bir bölge son otuz

yıldır büyük acılar, katliamlar ve sürgünler yaşadı. Ancak, bilelim ki

bugün Kerkük’te yeniden alevlendirilecek bir yangın şu ana kadar

yaşanan acıları dahi unutturabilecek bir bölgesel yıkıma sebebiyet verebilir.

Buradan bölgede sorumluluk sahibi ve duyarlı bütün devlet adamlarına,

kanaat önderlerine ve başta BM olmak üzere bütün uluslararası örgütlere

Kerkük’te tansiyonu düşürme amacıyla soğukkanlı bir müzakere ortamı

oluşturmak için çaba sarf etme çağrısında bulunuyorum.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.