Öne Çıkanlar 2016 - 2017 Türkçe Tahtını Oğluna Bırakacağı Tarih Belli Oldu Cuma Hutbesi 10.11.2017 100 İlçe Müftüsünün Yeni Görev Yerleri Belli Oldu GIDA BAKANLIĞINDAN İHRAÇ EDİLENLERİN LİSTESİ

Kuran'ı Kerimde İsmi Geçen Mükemmel Besinler ve Faydaları








 
  • Kur'ân'da bazı gıda maddeleriyle birlikte

    bazı meyvelerin adı da zikrediliyor.

    Bunlardan hurma, incir ve zeytin en çok bilineni.

    Ama nar, kiraz ve muzun da Kur'an'da geçtiğini

    çok kimse bilmiyor. İşte ismi geçen besinler ve yararları...

  • Nar, Kur'ân'da 3 yerde geçer:

  • "Gökten su indiren O'dur.

    Sonra Biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız.

    O bitkiden bir filiz, ondan da büyüyüp birbirinin

    üstüne binmiş taneler, başaklar çıkarırız.

    Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar,

    üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz…"

  • Hurma, Kur'ân-ı Kerîm'de,

    hurma ve hurma ağacı olarak 20 defa geçmektedir.

  • (En'âm, 99). Kur'ân'da nar ile ilgili diğer âyetler de şunlardır:

    En'âm, 141; Rahmân, 68.

  • Nar hakkında Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurmuşlardır:

    "Narı içindeki zarı ile beraber yiyiniz, çünkü mideyi temizler."

    Nar meyvesi kabuğu, çiçekleri ve nar suyu

    kabız yapma özelliği sebebiyle ishale karşı kullanılır.

    Nar suyunun idrar arttırıcı ve vücuda ve

    kalbe kuvvet verici tesirleri vardır. Zayıflara faydalıdır.

    Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar

    ve hamileler fazla kullanmamalıdır.

  • "Allah o su sayesinde sizin için ekinler, zeytinlikler,

    hurmalıklar, üzüm bağları ve çeşit çeşit meyveler yetiştirir.

    Elbette bunda düşünen kimseler için alınacak bir ders var!" (Nahl, 11)

    . Hurma'nın zikredildiği diğer âyetler:

    Bakara, 266; Ra'd, 4; Meryem, 23, 25; En'âm, 99,

    141; Rahmân, 11, 68; Nahl, 67; İsrâ, 91; Kehf, 32;

    Tâhâ, 71; Mü'minûn, 19; Şuarâ, 148; Yâsîn, 34;

    Kâf, 10; Kamer, 20; Hâkka, 7; Abese, 29.

  • Hurma, bedenî ve zihnî gelişmeyi sağlar.

    Besleyicidir, kansere karşı koruyucudur.

    Zihnî yorgunluğu giderir. Anne sütünün,

    bol ve besleyici olmasını sağlar.Yeni doğum

    yapan kadınların hurma yemesi tavsiye edilmiştir.

    Boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve

    soğuk algınlığının şikayetlerini giderir.

    Kemik hastalıklarında yararlıdır.

  • Hurma, meyveler içinde vücut için en gıdalısıdır.

    Aç karınla yemeğe devam edildiği zaman

    kurtları kurutur ve zayıflatır, azaltır veya öldürür.

  • Hurma şırası, mideye ağır gelir; fakat taze kan yapar.

    Hurmanın az yenilmesi şifa, çok yenilmesi ise gıdadır.

    Acve hurması zehirlenmeye, bilhassa soğuk mizaçlı

    zehirlere ve akrep sokmasına karşı faydalıdır.

  • Bugün modern tıp, hurmanın insan

    vücudunun canlı ve sıhhatli kalabilmesi

    için çok önemli 10 çeşitten fazla elemente

    sahip olduğunu keşfetmiştir. Aynı zamanda

    hurmada organlara bol miktarda hareket ve ısı

    enerjisi kazandıran, hazmı ve özümlenmesi

    kolay şeker bulunmaktadır. Yine hurma, bütün

    temel vitamin ve proteinlere sahiptir. Ve bu yüzden

    modern tıp, bu meyveye "baş gıda" olarak bakmaktadır.

    Zîrâ bir insanın, muhtaç olduğu bütün elementleri

    ihtiva ettiği için sadece hurmayla yaşaması mümkündür.

  • Yüce Allah, Hz. Meryem'e doğum yaptığı

    gün hurma ve su ile gıdalanmasını emretmiştir:

    "Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine

    olgunlaşmış taze hurma dökülsün.

    Ye, iç, gözün aydın olsun!" (Meryem, 25-26)

  • Muz, Kur'ân'da sadece bir yerde geçer:

    "Ashab-ı yemin ki ne ashab-ı yemin!

    Ne mutludur onlar! Dalbastı kirazlar,

    dolgun salkımlı muzlar, yayılmış gölgeler...

    Şırıl şırıl akan sular... Tükenmeyen, eksilmeyen,

    hiçbir surette esirgenmeyen birçok meyveler içindedirler." (Vâkıa, 28-33).

  • Muz, vücudun ihtiyacı olan bütün maddeleri

    karşılar. Kemiklerin gelişmesine, nekâhet

    devresinin kısalmasına vesiledir. Sinir zaafiyeti

    ve yorgunluğun giderilmesinde bazı tesirleri vardır.

    Böbrek ve mafsal iltihabında, bağırsak hastalıklarında

    yararlıdır. Müzmin kabızlık çekenler fazla yememelidir.

    Muz olgunlaşınca içindeki nişasta şekere dönüşür

    ve diğer değerli maddelerle birlikte çabucak kana

    karışır. Olgun muz 1 saat 45 dakikada sindirilir.

    Muz, midede yeni koruyucu hücreler oluşmasına,

    ülserin ilerleyişinin durmasına ve iyileşmesine vesile olur.

  • Kiraz, Kur'ân'da bir yerde geçer:

    "Ashab-ı yemin ki ne ashab-ı yemin! Ne mutludur onlar!

    Dalbastı kirazlar,27 dolgun salkımlı muzlar, yayılmış gölgeler...

    Şırıl şırıl akan sular... Tükenmeyen, eksilmeyen,

    hiçbir surette esirgenmeyen birçok meyveler içindedirler." (Vâkıa, 28-33).

  • Kirazın meyvesi, meyve sapları, çiçekleri ve

    gövde kabuklarından yararlanılır. Meyveler gıda

    olarak tüketilmekte, diğer kısımlar ise kurutularak

    ilâç yapımına hazır hâle getirilmektedir. Meyvelerde

    şekerler, elma ve limon asidi, A ve C vitaminleri,

    saplar ve gövde kabuklarında ise tanin ile potasyum

    tuzları vardır. Kiraz sapları atılmamalı, kurutulup

    saklanmalı. Bunlar çay gibi demlendirilip içildiğinde,

    idrar söktürücü ve bedeni toksinlerden kurtarıcı tesire sahiptir.

  • Meyveleri lezzetli bir gıdadır ve aynı zamanda

    idrar söktürür, böbreklerde biriken zararlı maddelerin

    atılmasına yardımcı olur.28 Kanın temizlenmesine

    yardım eder, nıkris, romatizma, damar sertliği ve

    mafsal kireçlenmesinde faydalıdır.

  • Karaciğer şişliğine iyi gelir; safra akışının

    normale dönmesine, sinirlerin kuvvetlenmesine,

    vücut direncinin artmasına, sivilcelerin önlenmesine

    ve susuzluğun giderilmesine vesiledir. Ağaç kabukları

    ateş düşürücü ve kabız yapıcı bir tesire sahiptir.

    Çiçekleri, göğsün yumuşamasında ve öksürüğün

    giderilmesinde tesirlidir. Yaprakları müshildir.

  • Üzüm, Kur'ân'da 11 defa geçmektedir:

    "Gökten su indiren O'dur. Sonra Biz onunla

    her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz,

    ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler,

    başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından

    sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz..." (En'âm, 99).

  • Kur'ân'da üzümün zikredildiği âyetlerin bazıları da

    şunlardır: Bakara, 266; Ra'd, 4; Kehf, 32; Yâsîn,

    34; Nahl, 11, 67; İsrâ, 91; Mü'minûn, 19; Nebe', 32; Abese, 28.

  • Üzümden, ilk ortaya çıkan filizlerinden,

    son hâline kadar faydalanılır. Filizinden ilk

    zamanlarda incecik yeşil iplikler çıkar ki, bunların

    ekşimtırak bir tadı vardır; bundan yemek yapmak

    da mümkün olur. Sonra koruk çıkar ki, bu da gerek

    hastalar ve gerek sağlamlar için hoş bir yiyecektir.

    Bundan, safra hastalarına faydalı şuruplar da yapılır.

    Yemeklere konacak ekşi de kaynatılır ki, bu,

    ekşili kaynatılmışların en lezzetlilerindendir.

    Tam üzüm olunca da yemişlerin en tatlısıdır.

    Yaş üzümü askıya asarak saklamak da mümkün olabilir.

    Ve bu gerçekten biriktirilip saklanan yemişlerin en tatlısıdır.

    Üzümden, kuru üzüm, pekmez, pestil, sirke elde edilir.

  • Üzümün çekirdeği de yararlıdır.

    Doktorlar bundan birtakım terkipler yaparlar ki,

    bunların zayıf mideler için çok büyük faydaları olur.

    (Doktorlar da üzüm çekirdeklerinin çiğneyip ezerek

    yemek şartıyla faydalarının çok büyük olduğunu

    beyan etmektedirler).Hâsılı üzüm "yemişlerin sultanı"

    denmesine değer bir meyvedir.

  • Üzüm, tıbbî faydaları çok kuvvetli bir gıdadır.

    Üzüm ayrıca idrar artırıcı, yatıştırıcıdır; müshil

    tesiri de gösterir. Üzüm büyük bir enerji kaynağıdır

    . Araba için benzin ne ise insan hareketinde de enerji odur.

    Üzüm, kalorisi yüksek olan bir gıdadır. Bu cihetle üzüm

    insana canlılık, zindelik verir. Bedenî ve zihnî gücün

    artmasında tesirlidir. Kan yapımında rol alır.

    Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasına vesile olur.

  • Yüksek tansiyonun düşmesinde rol alır.

    Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları,

    dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında

    yararlıdır. Kabızlığın giderilmesinde, kalbin

    kuvvetlenmesinde, kanın temizlenmesinde tesirlidir.

    Hamilelerin mide bulantısını önlemeye vesiledir.

    Cilt temizliğini sağlar. Nekahet devresinin kolayca

    atlatılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum

    ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.

  • Üzümde C vitamini vardır. Bu vitamin,

    bir binanın yapıtaşları arasına konan harca

    benzetilmiştir. C vitamini eksikliklerinde eklemlerde

    küçük kanamalar olur. Bundan başka ciltte solgunluk,

    umumi dermansızlık, sinirlilik görülür.Üzümün

    yorgunluğa iyi gelmesi, kalorisinin yanı sıra,

    içindeki C vitaminindendir. Zindeliğe vesile

    olan başka bir madde de üzümdeki A vitaminidir.

  • Sinirliliğin giderilmesinde C vitamininin rolü vardır,

    bunun yanında üzümde bulunan B1 ve B6 vitamininin

    yanısıra kalsiyum ve fosforun da bu hususta tesirleri

    vardır. Üzüm yiyenlerde (vitaminler sayesinde) solgunluk

    olmayacaktır. Bunun yanında C vitamini sayesinde

    kanama odakları bulunmayacak, A ve C vitaminleri

    sayesinde mikrobik hastalıklara ve bunların vücutta

    yapacağı menfî görüntülere rastlanmayacaktır.

  • Zeytin: Zeytin, Kur'ân'da altı defa geçmektedir:

    "İncire, zeytine, Sîna dağına ve şu emîn beldeye

    andolsun." (Tîn, 1-3), Zeytinin zikredildiği diğer

    âyetler: Nahl, 11; En'âm, 99, 141; Nûr, 35; Abese 29.

  • Zeytinin gövde kabukları ile yaprakları iştah

    açılmasına, ateş düşmesine, idrar sökülmesine

    ve ishalin önlenmesine vesiledir; ayrıca şeker

    hastalarında kan şekerinin düşmesinde tesirlidir.

    Zeytin yapraklarında tansiyon düşürmede rol alan

    maddeler mevcuttur. Çok yüksek olmayan tansiyonlu

    hastalarda kullanılabilir.

    Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

  • Zeytin yaprağı mide için tahriş edici olduğundan

    yemeklerden sonra alınmalıdır. Hâricen ise ihtiva

    ettiği tanin sebebiyle hafif mikrop öldürücü bir


    tesiri olduğundan basit yaraların pansumanında

    kullanılır. Ayrıca basit 1. dereceden yanıkların tedavisinde kullanılabilir.

  • Zeytinyağı: Kur'ân'da iki defa geçmektedir.

    "Sina Dağı'ndan çıkan bir nebat da yetiştirdik ki,

    o ağaç hem yağ, hem de yiyenlere bir katık çıkarır."

    (Mü'minûn, 20). Bir de Nûr Sûresi 35. âyette geçmektedir.

  • Peygamber Efendimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem)

    zeytinyağı ile alâkalı hadîsi: "Zeytinyağını yiyin ve

    onunla yağlanın. Çünkü o, bereketi bol ve mübarek

    bir ağacın meyvesinden çıkartılmaktadır." (Tirmizi,

    Etime 43; İbn Mace, Etime 34; Ahmed b. Hanbel,

    Müsned, 3, 497; Hâkim, Müstedrek, 2, 398)

  • Çeşitli hayvanî ve nebatî yağlarla, margarinler

    arasında kolesterol zaviyesinden yapılan bir

    mukayesede zeytinyağının onlardan farklı olarak

    kandaki kolesterol seviyesini azaltıcı tesirine şahit olunmuştur.

    Buna muhtevasındaki zengin doymamış yağ asitleri vesiledir.

    Dolayısıyla kalp ve damar rahatsızlıklarından şikayetçi

    olanların başvurabilecekleri yegâne yağdır.

  • Zeytinyağının içerisinde diğer yağlarda bulunmayan

    daha çok sayıda bileşikler mevcuttur; bu bileşiklerin

    tansiyon düşürücü, şifa, natürel antibiyotik ve sindirime

    olumlu tesirinin yanında antikanserojenik tesirlerinden de

    bahsedilmektedir. Zeytinyağı, İlâhî mesajın haber

    verdiği gibi hakikaten pek harikadır. Bozulmadan

    uzun müddet kalabildiği gibi temizlik ve aydınlanma

    işlerinden ilâç yapımına kadar geniş bir istifade sahasını doldurmaktadır.

  • Bazı âyetlerde zeytin ağacı ve zeytinden söz edilmiş,

    bazılarında özellikle onun meyvesini yiyenler için,

    yağlı ve yemek (katık) olarak görülmüştür.

    (Mü'minun, 20). Buradan hareketle Peygamberimiz'in

    (sallallahü aleyhi ve sellem) asrında zeytinyağının

    önemli bir gıda maddesi olduğu söylenebilir. Zeytinyağı,

    A, D, E ve K vitaminleri ihtiva ettiğinden çocuklar için

    vazgeçilmez besin kaynağıdır. Zeytinyağı ister soğuk,

    isterse de sıcak tüketilsin gastrit asitini azaltır.

  • Safra kesesinin görevini tam olarak yapmasına

    vesile olur ve yağlar içinde bağırsaklar tarafından

    en iyi emilen yağdır. Kandaki zararlı maddelerin

    süratle temizlenmesine vesile olan bir yapıya sahip

    olduğundan, karaciğerin daha düzenli ve sağlıklı

    çalışmasına yardımcı olur. Rejim için zeytinyağı çok idealdir.


    Sarılıkta faydalıdır.

  • Kur'ân'da bir yerde geçmektedir: "İncire, zeytine,

    Sîna dağına ve şu emîn beldeye andolsun."

    (Tîn, 1-3). Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem),

    incirin Cennet meyvelerinden olduğunu bildirerek onu

    şu mübarek sözleriyle methetmişlerdir: "İncir yiyin.

    Eğer Cennet'ten inen bir meyve söyleyecek olsaydım,

    bunun incir olduğunu söylerdim.

  • Çünkü Cennet meyvelerinin çekirdeği olmaz.

    (Çekirdeksiz denmesinden hurma ve zeytin çekirdeği gibi

    yenilmeden atılan çekirdekler kastedilmektedir)

    . İncir yiyin, çünkü o, basuru keser, eklem ağrılarını

    yok eder." (Kenz, 10, 44) İncirin hem meyve hem de

    ilâç olduğu hakkında görüşler bulunmaktadır.

  • İncirin latîf bir yiyecek olduğu, çabuk hazmedildiği

    ve midede fazla kalmadığı, balgamı azalttığı,

    ciğerleri temizlediği, mesane kumlarını önlediği,

    ciğer ve dalağın içindeki kan sinüslerini ve damarları açtığı,

    meyvelerin en güzeli ve en çok sevileni olduğu söylenmektedir.

  • Aynı şekilde incirin ağız kokusunu gidermeye,

    saçı uzatmaya ve felci önlemeye vesile olduğu bildirilmiştir.

    İlâç olarak da bedendeki fazlalıkların dışarı atılması

    konusunda ondan faydalanılır.

  • İncir posasının bağırsaklardaki toksin maddelerin atılması,

    kan kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalarında

    kan şekerinin ânî yükselmesinin önlenmesi gibi yararları vardır.

    Ham incir sütünün, hâricen kullanıldığı takdirde siğillerin

    zamanla küçülmesinde hattâ kaybolmasında rol aldığı söylenmektedir.

  • İncir; hâmile ve emzikli kadınlar için ve kulunç,

    mafsal, nikriz (gut veya damla hastalığı.

    El, ayak başparmağı, diz ve dirseklerde şişkinlik

    meydana gelir. Ağrı da vardır) ağrıları ve felç

    hastalıklarına karşı yararlıdır. İncir, nekâhet

    devresinin kısalmasında, çıbanların olgunlaşmasında

    tesirlidir. Lapası, yanık ağrılarının kesilmesine vesile olur.





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.