Öne Çıkanlar bayram hutbesi Ramazan Bayramı Hutbesi Puan Durumu Şuurlu Müslümanın Kadir Gecesi Duası Final

Candida Maya Mantarı Nedir ? Her Hastalıkta Parmağı Olan ! Candida Ev Testi ,Tedavisi !

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

candida mantarı ile ilgili görsel sonucu


candida mantarı ile ilgili görsel sonucu

Bağırsaklarınızda CANDIDA (kandida) maya mantarının arttığını basit bir testle anlayabiliriz.

Bir bardak içme suyuna sabah aç karnına tükürün ve 15 dakika izleyin.

Eğer tükürük suyun üstünde kalıyorsa sağlıklı bağırsak florasına sahipsiniz.

Eğer tükürük dibe çöküyorsa, saçak gibi aşağıya iniyorsa,

kar yağmış gibi oluyorsa veya suya rakı konmuş gibi bulanıyorsa

candida bağırsak floranızı bozmuş demektir. Evdeki herkes testi yapsın..

Bir parça yeseniz bile karnınız şişiyor ve ağrıyorsa, yaptığınız bütün diyetlere

rağmen karnınızın şişliğini ve sertliğini gideremiyor,

lifli besinler tükettiğiniz halde çoğu zaman kabızlık sorunu yaşıyorsanız,

yeme krizlerinize care bulamıyorsanız sebebi

büyük ihtimalle candida maya mantarıdır.




Normal barsak florası;

Bağırsaklarımızın alanı , emici parmak şeklindeki villuslar açılarak ölçüldüğünde

400 m2 büyüklüğündedir, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür.

Bağırsak florasında bilinen 500 çeşit bakteri bulunur ve

bağırsak bakterileri 100 trilyon arasındadır ve insandaki hücrelerin 10 katıdır.

Bunlar genellikle kalın bağırsaktadır.

Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin

% 98'i faydalı olup yediğimiz besinler-deki proteinleri aminoasitlere,

karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağ asitlerine dönüştürürler.

Örneğin proteinler 30 000-300 000 molekülden oluşur
akteriler aracılığı ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri

parçalayarak moleküllere ayırırken diğer taraftan da BC (Folikasit)

, B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Aşırı et, peynir, yumurta ve

benzer hayvansal gıda tüketenlerin sindirim organları

zamanla yeterli ve kaliteli enzim salgılayamazlar ve

normal sağlıklı flora bakterileri de görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar.

Faydalı bak¬terilerin oranının azalması ile onların yerine

patojen (hastalık yapan) bakteriler, virüsler, mantarlar

ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immün zafiyeti

(bağışık sistemi), alerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık

( bağışıklık sisteminin zayıflaması) iltihaplı hastalıklar

(romatizmal) kronik yorgunlukgibi rahatsızlıklar ortaya çıkar.

Probiyotikler

Bağırsak mukazasını (bağırsak duvarını) zararlı maddelerden korur.

Bağışıklık sistemini güçlendirir. BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler.

Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır, Mantarların ve bakterilerin

üretmiş olduğu toksik maddelerin kana geçmesini engeller

.Bağışıklık sistemini güçlendirir.Probiyotikler Kronik iltihaplı hastalıkların oluşmasını önler.

İshali kabızlık, şişkinlik ve gaz oluşumunu önler. Mantar(candida

-kandida ve bakterilerin üretiği toksik madeler migreni, depresyonu,

panik atak gibi psikolojik durumları gibi alevlendirir,

probiyotikler bağırsakların normal işlev görmesini güçlendirirerek yaşam kalitemizi arttırır.

Kalın bağırsaklarda 500 tür ve çeşit olarak 100 trilyon civarında ,

ağırlık olarak takriben 1,5 kg bakteri ve mantar bulunur.

Bakterilerin bir kısmi fecesle (dışkı) ile dışarı atılır ve yıllık atılan bakteri

70 kg.ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak

moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus,

E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak

moleküllere ayıran bakteriler (Bifidobakterium, laktobacillus

ve streptokokçu faecalis gibi) arasında bir denge vardır.

Faydalı bakterilere ,mantarlar belirli bir oran ve denge içindedir.

bu faydalı olması gereken bakterilere probiyotik denir.


Antibiyotik ,uygun olmayan ve gereksiz ilaçlar, konserveli besinler,

hazır yiyeceklerin katkı maddeleri (hamburger , Cheesburger vb.)

asitli içecekler, (cola,hazır meyve suları, vb.) aşırı hayvansal besinler,

fazla içilen siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp

zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi

bakte¬rilerin oranı aşırı artar. Buda başta alerji olmak

üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur.

Yapılan araştırmalarda alerjik rahatsızlıkları olanların

kalın bağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tespit edilmiş

ve bu bakterinin de igG oranını yükselttiği görülmüştür

Bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer,

sindirim sisteminin ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniyle

kişide yağ-, protein- ve karbonhidrat hazımsızlığı nedeniyle

kişide yağlanma, obesite, damar sertliği ve alerji gibi hastalıklar ortaya çıkar.

PREBİYOTİK

Barsak florasındaki faydalı bakterilerin çoğalması

ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için onların besini

olarak değerlendirilen maddelere de preabitotik denir.(prebiyotik)

SAĞLIKLI VE SAĞLIKSIZ BAKTERİLER

Normalde, insan vücudunda ciltte, ağızda,

ince ve kalın ba¬ğırsakta birçok bakteri bulunur.

Bazı vi¬taminler bağırsaklarda bulunan bu faydalı bakteriler tara¬fından üretilmektedir.

Sindirim yeteneği azalan yetişkinlerde E.coli ve

diğer pa¬tojenler kalın bağırsakta en çok görülen bakteri

çeşidini oluş¬tururlar. Bebeklikten yetişkinliğe doğru yolculuk

sırasında faydalı bakterilerimizin çoğu ölmüştür.

Faydalı olmayan floranın gelişmesinin başlıca nedenlerinden

biri sağlıksız beslenmedir. Sağlıksız diyet aşırı antibiyotik kullanımı

ve diğer faktör¬ler, faydalı ve koruyucu bakterilerin dengesini,

hastalık oluşturan mikroorganizmalar lehine bozar. Bunlardan

biri olan Kandida Albicans gereğinden fazla çoğalarak zararlı hale gelir.

KANDİDA ALBİKANS NEDİR? KANDİDA (CANDİDA) ALBİKANS =

MAYA MANTARLARI


Barsak florası bozuldukça faydalı bakterilerin ve belli bir

oranda var olan kandidanın oranları değişir.

Candidalar hızla çoğalmaya başlar ve barsak florasına egemen olur.

Kandida; maya formunda bir mantar çeşidi olup,

vücutta kontrolsüz bir şekilde fazla çoğalarak, bağışıklık sistemini zayıflatır.

Küçük bir maya yüzde¬si, vücudun sağlığının zayıf olduğu bir dönemde,

büyüme ortamı bulur ve sistemde baskın hale gelir.

Aslında gerekli yerlerde az miktarda bulunması faydalı olduğu halde,

bulunmaması gereken yerde bulunan ve gereğinden fazla

kontrolsüz bir şekilde çoğalan mikroorganizmalar sağlığımıza zarar vermeye başlar.

Sağlıklı bir bağışıklık sisteminde, doğru organizmalar

doğru sayılarda vücutta doğru yerlerde bulunmalıdır.

Sağlıklı diyet, sağlıklı besinler, detoks ve sağlıklı

bağırsak flo¬rasının oluşturulması ömür boyu

Kandida kontrolünü sağlar ve bağışıklık sisteminin bütünlüğünü korumaya yardımcı olur.

Kandida bir kere sisteme bulaştıktan sonra on¬dan kurtulmak aynı derecede zordur.

Ne yazık ki antibiyotikler, şeker tüketimi ve diğer

diyetsel yanlışlıklar mayanın gelişimi için mükemmel bir ortam oluşturmaktadır.

Faydalı bakteriler bağışıklık sisteminin ayrılmaz bir parçası¬dır.

Kötü beslenme ve antibiyotikler nedeniyle bir kere dengesi bozuldu mu,

Kandida kontrolden çıkarak ciddi bir soruna dönüşebilir.

Tedaviye direnen birçok ağır hastalığın temelinde kandida yer almaktadır.

Hafif vakalar fark edilip erken tedavi edilirse, kişi gelecekteki

birçok sorundan korunmuş olur. Bu hastalığı teşhis etmek

genellikle zor olduğundan, çoğu vaka teşhis edilene kadar ciddi bir sorun haline gelmiş olur.

Kandida'sı olan çoğu kişi yiyeceklere ve kimyasallara karşı duyarlılık geliştirirler.

Çocuklarda Kandida semptomları, hiperaktiviteden,

öğrenme bozukluklarına, tekrarlayan kulak enfeksiyonlarından,

bebek bezi kızarıklıklarına ve ishal ya da kabızlığa, iştahsızlığa ve uyku bozukluklarma kadar değişiklik gösterir.

KANDİDANIN NEDENLERİ

Yanlış beslenme,sezeryan doğumlar hem anne hem bebek

için bağırsak florasının bozulması hatta candida hakimiyeti için

en önemli etkenlerdir.candida mantarlarının besin kaynağı şekerdir

.rafine karbon hidratların aşırı tüketilmesi candidalar için ziyafettirve çoğalmaları hızla devam eder.

Vücut Kandida yüzünden dengesini kaybettiğinde, birçok hastalık

bunu fırsat bilmeye hazırdır. Aşırı ve gereksiz kullanılan antibiyotikler candida için ortamı hazırlar.

Antibiyotiklere ek olarak Kandida'nın artmasına neden olan diğer ilaçlar,

bağışıklığı baskılayan belli ilaçlardır. Bu grup daha çok, steroid

ya da kortizon ilaçları olarak bilinmek¬tedir , bu güçlü ilaçlar

bağı¬şıklık sistemini baskılarlar ve Kandida olasılığını artırırlar.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ÇALIŞMAMASI

Kandida bağışıklık sistemini zayıflatır ve savaşmasını zorlaştırır.

Elbette, Kandida'yı ve onun diğer hastalıklarla ilişkisini anlamak için

daha yıllar sürecek araştırma ve çalışmaya ge¬rek vardır.

Yakın zamanda açığa çıkan oto-immün hastalıkların çoğu,

bağışıklık sisteminin aşırı yüklenmesinden dolayı oluşmaktadır.

Kandida, kalın bağırsağın enflamasyonu demek olan kolit içinde

bir ön şarttır. İnce bağırsağın enflamasyonu olan Crohn hastalığı

vakalarında da genellikle önce Kandida'nın oluştuğu görülmektedir.

Kısaca, Kandida tedavi edildiğinde, kolit,

Crohn hastalığı ve lupus da tedavi edilmiş olmaktadır.

Kandida'nın tedavi edilmesini takiben, multipl skleroz ve

lupus vakalarında önemli iyileşmeler görülmüştür.

Multipl sklerozun bağışıklık sistemi ve sinir sisteminin bütünlüğü

ile alakası vardır; lupus ise bağışıklık fonksiyonlarının tamamen bozulmasından kaynaklanır.

KANDİDANIN TEŞHİSİ

Kandida için bütün vücut kinezyoloji testi ile değerlendirilmelidir.

kinezyoloji en basit teşhis ve değerlendirme yöntemidir.

Kandida'yı teşhis etmenin bir başka yöntemi, dışkı kültürlerini analiz etmektir.

Bu test ucuzdur ve Kandida'yı teşhis eder.

Ama birçok durumda, maya henüz böyle basit bir kültürde görülmeyebilir;

özellikle vücuttaki kuluçka döneminde ise.

Pahalı bir serum antikor testi de Kandida'yı teşhis etmesiye yardımcı olabilir.

Ama bu testin bazı eksiklik¬leri vardır ve doğruluk seviyesinden dolayı klinik kinezyoloji testi tercih edilir.

KANDİDA’YI ETKİLEYEN YAŞAM TARZI FAKTÖRLERİ

Hayat tarzı faktörlerini değiştirmek Kandida'ya karşı savaşta büyük avantajlar sağlar.

Öncelikle maya öldürülmeli, yaşayan bahçeniz tekrar ekilmeli,

bağışıklık sistemi güçlendirilmeli ve diyet ile yaşam tarzı değiştirilmelidir.

En önemlisi mayanın üzerinde gelişeceği yiyecek çeşitlerinden kaçınmaktır.

Her kişi klinik kinezyoloji ile test edilerek,

bu süreçte vücudunun hangi yiyecekleri tolere edebildiği görülmelidir.

Sonra, herkese tek bir program vermek yerine, kişisel ihtiyaçlara göre programlar geliştirilebilir

NE YEMELİ...

Diyetinizin çoğu, sebze, tam tahıl ve bitkisel proteinlerden oluşmalıdır.

Tahıl ve sebzelerinizi sarımsak, fesleğen, tarhun otu gibi ot ve

baharatlarla tatlandırabilirsiniz. Tam tahıllar açısından zengin bir diyet,

şeker elimine edildikten sonraki şeker krizle¬rini engeller.

Meyve de faydalıdır. Meyveler doğal şeker olan fruktoz içerseler de,

enerjik açıdan uygun meyvelerin ölçülü tüketimi mayayı beslemeden şeker krizlerini engeller.

KANDİDA ÖLÜMÜ

Doğal tedavi, mayanın ölmesine neden olacak vücut

koşullarının dengelenmesini ve teşvik edilmesini içerir.

Aynı zamanda faydalı bakterilerin yenilenmesi ve onlara gelişebilecekleri bir ortam sağlanması da olur.

Sisteminde gelişmiş bir maya bulunan herkes, tedavi sırasında

Kandida'nın yok olması esnasında bazı semptomlarla karşılaşabilir.

Maya organizmaları içlerinde zehir taşırlar.

Yok olmaları sırasında zarları da yırtılır ve toksinleri sisteme yayılır.

Bu aşamada, "kendimi iyi hissetmiyorum" tipi aşırı semptomlar görülür.

Maya ölmeye devam ederken, toksinler bağışıklık sistemini daha da

zayıflatabilir ve enfeksiyonlar, alerji¬ler, kronik hastalıklar ve

"aşırı yorgun olma" hissi ortaya çıkabilir. Bu bir iyileşme krizidir.

Bazen hastalar iyileşme¬den önce kötüleşirler,

ama toksinler vücuttan atıldıktan sonra iyileşmeye devam ederler.

KANDİDA ÖLÜMÜNE TAKİBEN DETOKS YAPILAMLIDIR

Diyete eklenen ek besinlerin yanısıra, Kandida'nın tedavisinde detoks

programları da fayda sağlamaktadır. Karaciğer, böbrek ve

bağırsakların temizlenmesine yardım edecek vitamin ve

mineral kombinasyonlarının bitkilerle birlikte kullanıldığı

bir program uygun olur. İyi bir detoks programı sindirime de yardımcı olur

Temizlik ve detoks önemli olmakla beraber, vücudun faydalı

bakterilerini bir detoks planı dahilinde yenilemek de gereklidir.

Bağışıklık Sistemi Tamamlayıcıları

Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve geliştirmek için pek çok tamamlayıcı kullanılabilir.

En güçlü olanlar, multi -vitaminlerdir.

Germanyum minerali iyi bir bağışıklık sistemi geliştiricisidir.

Birkaç antioksidan tamamlayıcı hem beta-karoten hem de germanyum içerirler.

Kandida hastası olan herkes bir başka B vitamini olan biotine ihtiyaç duyar

. Güçlü, bir B vitamini kompleksi, biotin ile birlikte fayda sağlar.

B vitamin¬lerini dengeli bir formül dahilinde alınmalıdır.

Kandida'dan dolayı bağırsak yolunda önceden oluşmuş olan hasar

ya da sindirim problemleri nedeniyle, bazı kişiler besinleri

çok iyi absorbe edemezler. Bu yüzden, manganez, çinko, potasyum,

selenyum, silis, bor, molibden ve bakır gibi mineraller de diyete eklenmelidir.

Kandida da Görülen Başlıca Semptomlar.

Aşırı yorgunluk . "Bitkin, tükenmiş" hissetmek

Kötü hafıza,unutkanlık

Depresyon

Uyuşukluk, yanma ya da karıncalanma his¬setmek ,hissizlik

Kas ağrıları . Kas güçsüzlüğü ya da uyuşma

Eklemlerde ağrı ve/ya da şişme,artrit ,artroz gibi

Karın bölgesinde ağrı

Kabızlık,ishal ,rahatsız edici gaz

Sorunlu vajinal akıntı , vajinal yanma ya da kaşınma

Prostatitis

İktidarsızlık

Cinsel arzu kaybı

Endometriosis

Kramp ve/ya da diğer regl düzensizlikleri Regl öncesi gerginlik

Gözlerin önünde noktalar görmek , Görüntüde bozukluk

Diğer Semptomlar

Uykulu olma hissi ,.Koordinasyon bozukluğu

Sık ruh hali değişimleri

Huysuzluk ya da çok sinirli olmak

Konsantre olamamak
Baş ağrısı

Sersemlik/denge kaybı

Kulakların üstünde basınç,

başta şişkinlik ya da karıncalanma hissi

Kaşıntı ,Diğer kızarıklıklar

Mide ekşimesinden dolayı boğazda yanma

Sindirimsizlik, Geğirme ve bağırsaklarda gaz

Dışkıda sümüksü madde

Hemoroit

Ağız kuruluğu, Ağızda kızarıklık ya da kabarcık

Nefes kokması

Eklemlerin şişmesi ya da arterit

Burun tıkanıklığı ya da akması

Postnasal akıntı

Burunda kaşıntı

Göğüste ağrı ya da gerginlik

Nefes darlığı ya da hırıltılı nefes Öksürük

Sık ya da acil idrara çıkma ihtiyacı

İdrar yaparken yanma

Yanan ya da yaşlanan gözler, Görme kaybı

Candida Albicans mantarı,

hayatımız boyunca karşılaştığımız hastalıkların

neredeyse tamamının sebebi olabiliyor.

Adet düzensizliğinden egzamaya,

fazla kilolardan depresyona kadar yüzlerce hastalığı tetikleyici rolü var.

En sık başvurulan çare diyet olmakla birlikte çoğu kez tam olarak

Candida’dan kurtulmak mümkün olmuyor.

Candida mantarı bir çeşit maya mantarıdır.

Konak hücreye girdiklerinde tomurcuklanır ve çoğalırlar.

Hiçbir hastalık oluşturmadan çok sayıda candida mantarı ağız,

bağırsak, vajina, üst solunum yolu ve deri florasında bulunur.

Yani bu floranın doğal bir üyesidir. Fırsatçı patojendir.

Yani bağışıklık sistemi güçsüz düştüğünde, candida bulunduğu durumlarda

yüzeysel ve derin mantar enfeksiyonlarına sebep olur.

Ağız dışında genelde görülen yerler; vajinit, oniko mikoz yani tırnak mantarı,

inter trigo (koltukaltı, meme altı gibi kıvrımlı bölgelerde mantar enfeksiyonu),

anüsün çevresinde enfeksiyon, akciğer candida enfeksiyonu diye sayılabilir.

Daha ileri durumlarda bağışıklık sistemi iyice zayıflayanlarda endokardit,

menenjit, beyin apseleri, piyelonefrit ve sistit oluşturabilir.

Yayılma yoluna göre de üveyit, özefajit, karaciğer böbrek hastalarında

lösemide ve yaşlılarda candida enfeksiyonu böbrek yetmezliğine sebep olabilir.

Bunlar haricinde de bebeklerde gördüğümüz pişik benzeri lezyonlara candida eşlik eder.

Pamukçuk en sık görülenlerdir.
 
Neden oluşuyor?

Candida zaten florasında oluşan var olan bir patojendir, mantardır.

Maya tipi mantardır. Tek hücrelidir. Ama bir hücre içine girdiği zaman

sporlanma dediğimiz çoğalma eğilimine girer. Bizim vücudumuz bu konuda

bir denge içindedir aslında. Örneğin bağırsaklarımızın

normal florasında da candida örneği bulunmaktadır.

Bağırsaklarımızda bizim için faydalı olan bakterilerle beraber yaşar.

A, D, E, K gibi bazı vitaminler bağırsaklarda bu bakteriler tarafından üretilirler.

Her şeyde olduğu gibi bu bakterilerin de hızlı çoğalması bizim için bir

problem teşkil eder. Bu yüzden normal florada bakterilerle candida bir

denge halindedir. Hatalı antibiyotik kullanımı, fazla şeker tüketimi,

rafine un tüketimi gibi bağırsakta metabolize olan bazı ürünler

bağırsaktaki bakteri florasının azalmasına ve candidanın çoğalmasına sebep olur.
 
Nasıl anlaşılır?


Candida’nın bilinen en önemli belirtileri: Ağızda aft, beyaz pamukçuk hali,

kadınlarda beyaz peynirimsi akıntı, bağımlılık derecesinde şeker

, ekmek, makarna gibi karbonhidratlı yiyecekleri canın çekmesi,

karında şişlik, kabızlık, kronik yorgunluk, rehavet, sabah sinirli uyanmak,

yorgun kalkmak, hipoglisemi, huzursuzluk, panik atak, genital bölgede kaşıntı,

cinsel istekte azalma, kadınlarda idrarda kötü koku, düzensiz ve ağrılı regl,

kramplar, el ve ayak tırnaklarda enfeksiyon, eklemlerde ağrılar,

idrarda yanmak sızı, iştahsızlık, ankstiyete atakları, ağlama krizi,

burun tıkanıklığı, kaşıntı, ayakta ve vücutta geçmeyen koku, geçmeyen egzamalar…
 
Hangi diyetler fayda eder?


Candida’yı besleyen gıdaları tüketmemek en doğrusudur.

Özellikle bağırsak florasına iyi gelen diyetler fayda eder.

Sağlıklı ve organik beslenme şekilleri faydalıdır.

Özellikle alkali beslenme tarzı bağırsak sağlığı açısından faydalı olacaktır.

Özellikle nane yağı, rezene, tarçın yağı, sarımsak, karanfil, keklik otu,

kekik, aynı safa otlarından yapılan karışım

, sindirim ve bağırsak sıkıntılarının önlenmesine yardımcı olur ve candida açısından da destek olur.

Özellikle rafine şeker, rafine un, glutenli tahıllardan uzak durmak gerekir.

Çok mecbur olmadığı müddetçe gereksiz antibiyotik tüketiminden kaçınılmalıdır.

Soya fasulyesi ve soya ürünlerinin tüketiminden de uzak durulmalıdır. 


Nasıl önlenir?

Vitamin, mineral olarak B, C, E, D vitamini, kalsiyum ve

magnezyum destekler. Sarımsak ve elma sirkesi candidanın

çoğalmasını engelleyenlerdir. İşlenmemiş doğal deniz tuzları

veya himalaya tuzu kullanılabilir.

Yine balıkyağı doğru beslenme açısından önemlidir.

Hindistan cevizi yağı faydalıdır.  

EŞ ŞİFAU ALELLAH 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.