Bismillahirrahmanirrahim

Komünizmin çöküşü ile İslam “yeni düşman”

ve İslam ülkeleri “yeni hedef” olarak kararlaştırılmıştır.

11 Eylül 2001 Amerika da ikiz kulelerin vurdurulması adeta

“yeni düşmanı” yok etmenin önünü daha da açmış

ve olayları tetiklemiştir. Amerika ve yandaşları

dünya kamuoyuna bu olayı gerekçe göstererek tarihi fırsat

olarak değerlendirmiş ve Müslümanları korkutmak,

sindirmek ve cezalandırmak için düğmeye basmıştır.

Amerika stratejik müttefiklerine

“küresel terörü yok etmek ve ona karşı savaşmak için”

işgallere başlamış dostlarını yanında yer almaya çağırmıştır.

Birleşmiş Milletler işgal olaylarını kabul etmemiş ancak

Amerika bildiğini okumuş, kararları uygulamamıştır.

Amerika ve müttefikleri topyekûn haçlı seferlerini

ilan ederek saldırılarına başlamışlardır.

İslam ülkeleri üzerinde psikolojik, kültürel, siyasi,

ekonomik ve savaş enstrümanlarını kullanmaya başlamıştır.

Diğer taraftan Avrupa birliği ülkeleri,

ABD ve İsrail iş birliği halinde İslam dininin özüne yönelik yozlaştırma,

bozma ve bulandırma savaşlarını ateşlemişlerdir.

İslam’ın insanlık üzerindeki olumlu etkilerini kırmak için

” ılımlı İslam”’ı ileri sürmüşler, savunmuşlar ve

İslam’ı İslam’a karşı kullanmak isteyerek

bu evrensel dinin içini boşaltmak, sulandırmak ve terörle

eş değer görme gayretleri daha yaygın hale gelmiştir.

Bu ise İslam dininin dünyadaki potansiyel yayılma hızına set çekmiş ve engel olmuştur. 

NEDEN ILIMLI İSLAM?

Başta Vatikan olmak üzere Avrupa ülkeleri, Amerika,

İsrail ve bunların yakın dostları İslam dinini karalama,

bulandırma ve yozlaştırma çalışmalarını ortaklaşa

yapma gayretine girmişlerdir. İslam ülkelerine

geri kalmalarının sebebi olarak “İslam dinini” göstermişlerdir.

Kalkınmak ve refaha ulaşmak için batı medeniyetinin

üstün olduğunu ve kabul edilmesi gerektiğini söylemişlerdir.

Diğer taraftan “İslam” terörü destekler bunu önlemek için

İslam’ın ılımlı hale getirilmesi gerekir demişlerdir.

O zaman İslam bozulmadan kaldığı müddetçe batı

medeniyetiyle daima çatışma halinde olacaktır.

Bu çatışmayı önlemenin yolu” ılımlı İslamlı

İslam”’ın İslam ülkelerinde uygulanması gereği üzerinde

bu ülkeler anlaşmışlardır. Hatta ılımlı İslam’ın

daha çabuk kabul görmesi için Batı ile bütünleşmesini sağlayacak

ve entegrasyonunu gerçekleştirecek “yeşil kuşak projesi”

ve “Marshal yardımı projesi” ve arkasından “dinler arası diyalog”

işletilmeye başlanmıştır. Bunlar halk nazarında tutmayınca

ve tepki görünce bu sefer “Medeniyetler İttifakı”,

“Dinler Bahçesi” ve BOP projesi süslenip boyanarak devreye sokulmuştur.

İşte bütün bu sinsi, gizli, bölücü ve İslam’ı dejenere

edici çalışmalar şu sebeplerden yapılmıştır.

İslam onların projeleri için büyük engel olmuştur. Çünkü:
 
İslam’ın Cihad anlayışı ve bağımsızlığa verdiği önem,

hür yaşama İslam’ın özü ve esas tavsiyesi olduğu için,

İslam’ın sulandırılması bu anlayışın bozulması gerekir demişlerdir.

Bu zorbacı, emperyal ve küresel güçler kendi sömürü

düzenlerinin devam etmesi için, yayılmalarına devam etmek

için ve istediklerini icra etmek için İslam’ın ve onun

evrensel anlayışını kendilerine engel görmüşlerdir.

Bu küresel güçler; yukarıda ifade etmeye çalıştığımız

çalışmalarına bugün “yumuşak güç kullanma” durumuna gelmişlerdir.

İslam’ın aslını bozmak ve ılımlı hale getirmek için şu

yumuşak güçleri kullanmaktadırlar: Kültürel yozlaşma,

ekonomik bağımlılık ve entegrasyon, siyasi ve diplomatik baskı

ve şantaj onlar için kullanılacak, ahlak bozulacak ve

namus anlayışı ılımlı hale getirilecektir.

Bütün bunları yapmak için basın ve yayın organları seferber edilecek

, televizyonlarda pembe diziler yaygınlaştırılacak,

canlı izdivaç programları yapılacak, ev turizmi ve inanç turizmi

yaygınlaştırılacak ve bunlarla ilgili konferans ve seminerler

yapılması yoluna gidilecektir. İslam’ın önüne devamlı bir sıfat

konularak yeni terimler üretilme yoluna gidilecek ve halk buna inandırılacaktır.

Bu çalışmalarında da önemli mesafeler kat etmişler ve

maalesef Ilımlı İslam büyük oranda gerçekleştirilmiş ve

bugün “sivil demokratik İslam” tabirine ulaşmışlarıdır.

Sivil demokratik İslam’ı daha da ileri götürmek için

çeşitli dernek ve vakıfları kendilerine maske yapmışlar

art niyetlerini gizleyerek bazı cemaatlere bile sızmışlardır.

Müslümanlar uyanık olup, bunların içi boş vaatlerine aldanmayıp

İslam’ı gerçek kaynağından ve gerçek rehberinden

öğrenerek yaşamaları gerekmektedir.

Çalışma ve gayret bizden zafer Allah(CC)’tandır.

Saygı ve hürmetlerimle..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.