Öne Çıkanlar en güzel aşure Aşure yılbaşı bileti Bayramı namazı saat kaçta yeni anayasa uzlaşısı

Üretim Tükendi ! Acilen Üretime Destek Verilmeli






Yıllardır tahıl ambarı olan ve kendi kendine yeten ülkemizde, kuru fasulye

ve kırmızı biberde gümrük vergisi sıfırlandı. Nohut ve kırmızı etten sonra

şimdi kuru fasulyede gümrük fiyatları kaldırıldı. Yeşil biberin fiyatı almış başını giderken,

pazar fiyatı 13 TL’ye ulaşan kırmızı biberde de ithalat yolu açıldı.

Bugüne kadar neredeyse hiç ithalatı yapılmayan biber dahi artık ithal edilir hale geldi.


 

 

Bir ‘dünya’ ithalat...

Kuru fasulyede marketle pazar arasındaki satış farkı neredeyse yüzde yüze ulaştı.

Geçen yıl 22,8 milyon dolarlık kuru fasulye ithalatının 7 milyon doları Kırgızistan’dan,

6 milyon dolar ithalat ise Arjantin’den yapıldı. Bu yıl yine ithalatın kapısı

Kırgızistan’dan olacak gibi görünüyor. Ceviz içi ABD’den ithal edilirken,

badem ithalatını İspanya’dan ve Kırgızistan’dan yapıyoruz. 
 

DAHA DA KÖTÜYE GİDİYORUZ

Son 27 yılda 4 milyon hektarlık tarım alanı yok oldu. Öte yandan,

Türkiye’de çalışan bir İsrail tohum şirketi de, bir süre sonra

Fransız şirketi tarafından satın alınarak ülkemizdeki tarımsal alan ve

tohum sektörüne tamamen hâkim olmak istiyor. İsrail’den ithal edilen tohumlar

3 kere ekildikten sonra toprağı verimsiz hale getiriyor. Buradaki amaç, İsrail’in ülkemizdeki tarımı yok etme çalışmasıdır.
 
Türkiye, sahip olduğu toprak, su kaynakları ve iklim şartlarından dolayı

tarım potansiyeli yüksek bir ülke olmasına rağmen hükümetten

peş peşe hububatlara müdahale geliyor. Geçtiğimiz aylarda

Avrupa ülkelerinden buğday ithalatına çıkan hükümet, şimdilerde kuru fasulyede ithalatı

teşvik etmek için adımlar attı. Bir zamanlar tahıl ambarı olan Türkiye, şimdilerde ise

hububata muhtaç hale getirilerek, Avrupa menşeli hububatlara ve tahıllara bağımlı hale geliyor.

Öte yandan enflasyonun yüksek olmasını gerekçe gösteren hükümet, kuru fasulye,

mercimek, nohut ve hububat çeşitlerinde ithalat esnasında gümrüklerde alınan fiyatı kaldırmak için düğmeye bastı.
 

HUBUBAT VE TAHILDA AVRUPA’YA BAĞIMLI HALE GELDİK

Kuru fasulye ithalatında gümrük vergisinin sıfırlanması için kararname imzaya açıldı.

Kırmızıbiberde de gümrük vergisinde indirime gidilmesi bekleniyor.

Avrupa’dan buğday ithalatı yapan hükümet çiftçiyi ve tarımı tamamen etkisiz hale getirmeye çalışıyor.

Zor günler geçiren çiftçiler ise artık yapılan bu ithalatlar nedeniyle iyice çıkmaza giriyor.

Mazot ve gübre paralarını ödeyemez hale gelen vatandaşı ürettiği hububat ve

tahılın ellerinde kalma korkusu sardı. 
 

HER GEÇEN GÜN KÖTÜYE GİDİYORUZ

Son 27 yılda 4 milyon hektarlık tarım alanı yok oldu. Öte yandan,

Türkiye’de çalışan bir İsrail tohum şirketi de, bir süre sonra Fransız şirketi tarafından satın

alınarak ülkemizdeki tarımsal alan ve tohum sektörüne tamamen hâkim olmak istiyor.

İsrail’den ithal edilen tohumlar üç kere ekildikten sonra toprağı verimsiz hale getiriyor.

Buradaki amaç, İsrail’in ülkemizdeki tarımı yok etme çalışmasıdır. 
 

İTHALATÇI ÜLKE OLDUK

Hükümet çift haneyi gören enflasyonu düzenlemek için peş peşe müdahaleler yapmaya çalışıyor.

Nohut ve kırmızı etten sonra şimdi kuru fasulyede gümrük fiyatları kaldırıldı.

Yeşilbiberin fiyatı almış başını giderken, Pazar fiyatı 13TL’ye ulaşan kırmızıbiberde ithalat yolu açıldı.

Bu güne kadar neredeyse hiç ithalatı yapılmayan biber de artık ithal edilecek.

Kuru fasulyede marketle pazar arasındaki satış farkı neredeyse yüzde yüze ulaştı.

Geçen yıl 22,8 milyon dolarlık kuru fasulye ithalatının 7 milyon doları Kırgızistan’dan,

6 milyon dolar ithalat ise Arjantin’den yapıldı. Bu yıl yine ithalatın kapısı

Kırgızistan’dan olacak gibi görünüyor. Ceviz içi ABD’den ithal edilirken,

badem ithalatını İspanya’dan ve Kırgızistan’dan yapıyoruz.
 

“NAR, KARPUZ, SARIMSAK, KURU SOĞAN, ELMA, KAVUN” İTHAL EDİYORUZ

Geçen yıl nohutta ise 39 milyon dolarlık ithalat gerçekleşti. Yapılan nohut ithalatının,

15 milyon doları Meksika’dan 9 milyon dolarlık kısmı ise Hindistan’dan yapıldı.

Türkiye, Rusya’dan nar, Çin’den sarımsak, İran’dan kuru soğan ve karpuz,

Şili’den elma, Kosta Rika’dan kavun, Sri Lanka’dan çay ithal ediyor.  

Türkiye, 2016 yılında 5,4 milyar dolarlık tarım ve hayvancılık ihracatı yaparken,

7 milyar dolarlık ithalat yaptı. Öte yandan 2014 ile 2016 yılları arasında tarımsal ithalat 22,4 milyar dolar oldu. 
 

SORUN, YANLIŞ YÜRÜTÜLEN TARIM POLİTİKASI

Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık 

yaptığı açıklamada, “İlk önce kırmızı eti ithal etmeye başladık. Ardından patates,

nohut ve şimdi de kuru fasulyeyi enflasyonun suçlusu haline getirdiler.

Sorun ne kırmızı ette, ne de baklagillerdedir. Sorun tarım politikasının yanlış

yönetilmesiyle alakalıdır. İthalatın çözüm getirmeyeceğini kırmızı ette görmüştük.

Şuan kuru fasulyenin ithalatında verginin kaldırılması da yanlış giden tarım politikasından dolayıdır.

Yeterince tarım ve çiftçinin desteklenmemesinden dolayı TÜİK verilerine göre son 15 yılda

Belçika büyüklüğündeki tarım arazimizi küçültmüş durumdayız” dedi.
 

TARIM ÜLKEMİZDE BİTİYOR 

Atalık, “Öte yandan, Hollanda büyüklüğünde araziyi de nadasa bırakmış durumdayız.

Ülkemizde 12 milyon kullanılabilir arazinin sadece 15 bin hektarını kuru fasulye ekimine ayırırsak,

Avrupa veya dış ülkelerden ithalata gerek kalmayacaktır.  Bu uygulama bize demektedir ki,

tarım gün geçtikçe ülkemizde bitiyor. Bir başka yöne de değinmek isterim. Aradaki aracılar;

asıl sorun buradan kaynaklanıyor. Aracılar taşıma ve depolama yöntemini bilmiyorlar

ve bilmedikleri gibi ürünü zayi ediyorlar. Bunun da ürünlere ve enflasyona yansıması çok büyük oluyor.

Bizim, ithalattan önce aradaki aracıları çıkartmamız gerekir.

Hükümetin bir adım atması gerekiyorsa,

bu çalışmayı yapmalıdır. Kuru fasulyeden verginin alınmaması demek,

bütün tüccarların ucuz fasulyeyi gümrükten toplaması, ülkemizdeki çiftçilerin

zamanla fasulye ekimini bırakmak zorunda kalması demektir” şeklinde konuştu.
 

ÜLKEMİZDE TARIM BİTİYOR

Gazetemize açıklamalarda bulunan Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası

İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, “İlk önce kırmızı eti ithal etmeye başladık.

Ardından patates, nohut ve şimdi de kuru fasulyeyi enflasyonun suçlusu haline getirdiler.

Sorun ne kırmızı ette ne de baklagillerdedir. Sorun tarım politikasının yanlış yönetilmesiyle alakalıdır.

Tarım gün geçtikçe ülkemizde bitiyor. Kuru fasulyeden verginin alınmaması demek,

bütün tüccarların ucuz fasulyeyi gümrükten toplaması, ülkemizdeki çiftçilerin

zamanla fasulye ekimini bırakmak zorunda kalması demektir” dedi. 
 

“KARPUZ, SARIMSAK, SOĞAN, ELMA, KAVUN” İTHAL EDİYORUZ

Geçen yıl nohutta 39 milyon dolarlık ithalat gerçekleşti. Yapılan nohut ithalatının,

15 milyon doları Meksika’dan 9 milyon dolarlık kısmı ise Hindistan’dan yapıldı.

Türkiye,

Rusya’dan nar,

Çin’den sarımsak,

İran’dan kuru soğan ve karpuz,

Şili’den elma,

Kosta Rika’dan kavun,

Sri Lanka’dan çay ithal ediyor.

Türkiye, 2016 yılında 5,4 milyar dolarlık tarım ve hayvancılık ihracatı yaparken,

7 milyar dolarlık ithalat yaptı. Öte yandan 2014 ile 2016 yılları arasında tarımsal ithalat 22,4 milyar dolara dayandı.

Kaynak: Üretim tükendi








Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.