Öne Çıkanlar Yaz Kuran Kurslarında 3 milyon Öğrenci bayram tatili kaç gün Diyanet İşleri Başkanlığının 4-6 Yaş Kuran Kurslarına Büyük Tırpan tasarruflu kombi Cuma Hutbesi 14.7.2017 ! Türkiye Geneli Haftanın Hutbesi 14 Temmuz 2017

Mutlu Öğretim Mutlu Öğrenim : Finlandiya Eğitim Sisteminin Başarı Sırları








 

Finlandiya Eğitim Sistemi okul ücreti olmayan ve tamamiyle öğünlerin tam zamanlı

öğrencilere sağlanan bir eğitim sistemidir. Finlandiya'nın güncel eğitim sistemi

günlük bakım programları(bebekler ve yeni yürümeye başlamış çocuklar için),

1 senelik anaokul programı(altı yaşındakiler için kreş);

9 yıllık zorunlu çok amaçlı okul(yedi yaşından başlayıp, onaltı yaşına kadar süren)

; zorunlu eğitim sonrasında ikinci genel akademik ve mesleki eğitim; yüksek öğrenim

(Üniversite ve uygulamalı bilimler üniversitesi); ve yetişkinler(ömür boyu süren)

eğitimlerden oluşmaktadır. Eğitimde eşitliği ve mükemmelliği sağlamak için

Finlandiyanın uyguladığı strateji: Öğrencileri eğitim hayatlarında seçmeden,

izlemeden ve gruplama yapmadan halka açık ve finanse edilmiş kapsamlı bir okul sistemi inşaa etmeye dayanır.

Stratejilerinden bir parçası: öğrencilerin evlerinin yakınlarında okula sahip olmaları için okul

ağını mümkün olduğunda yaymaktır. Eğer uygun olmayan durumlarda, örneğin kırsal alanlarda,

ücretsiz ulaşım imkanı sağlamaktır. Derslerde kapsayıcı özel eğitim ve

düşük başarıyı azaltmak için eğitici çaba tipik Nordic eğitim sistemidir.

Dokuz yıllık çok amaçlı okuldaki temel eğtim sonrasında 16 yaşındaki

öğrenciler ikinci eğitimlerine devam edip etmemeyi seçebiliyor.

İkinci eğitimlerini akademik yönde ya da mesleki eğitim yönünde tercih edebiliyorlar.

Her ikiside genellikle üç yıllık bir süre tutuyor ve öğrenciye üçüncü eğitimine

devam edebilecek yeterliliği kazandırıyor. Üçüncü eğitim üniversite ve

politeknik(Uygulamaları bilimler üniversitesi olarakta bilinmektedir) olmak üzere

ikiye ayrılmaktadır.Üniversiteler doktora seviyesi derecesi vermektedir.

Eskiden sadece üniversite mezunları daha yüksek dereceler(lisans üstü)

için eğitim alabiliyordu, ancak Bologna anlaşmasından sonra tüm lisans

derecesine sahip kişiler daha yüksek dereceli eğitimler alabilmek için uygun duruma geldi.

Ülkede 17 üniversite ve 27 uygulamalı bilimler üniversitesi vardır.

Birleşik Milletlerin 2006 verilerine dayanan 2008 İnsanı Gelişim İndeksine

(Human Development Index) göre eğitim indeksinde

(Education Index)

Finlandiya en yüksek indeksliler arasında 0.993 lük bir değere sahip çıktı.

Finlandiyalı eğitim bakanı bu başarıyı eğitim sistemine(tüm yaş grupları için

birleşik temel eğitim), yüksek derecede yetenekli öğretmenlere ve okullara sağlanan otonomiye atfetti.

Finlandiya devamlı olarak, uluslararası ulusal eğitim sistemleri karşılaştırması olan

PISA çalışmasında yüksek sırada yer almaktadır. Son yıllarda PISA sıralamasında

Finlandiya listenin en üstündeki yerini kaybetmiş olsada devamlı üst sıralarda yer almaktadır.

2012 yılındaki çalışmada, Finlandiya okumada altıncı, matematikte onikinci ve

bilimde ise beşinci olmuştur. 2003 de ise Finlandiya bilim ve okumada birinci sıradaydı,

matematikte ise ikinci sıradaydı. Finlandiya'nın üçüncü derece eğitim sistemi dahası

Dünya Ekonomik Forumunda birinci olarak değerlendirilmiştir.

Genel başarıyı kutlarken, Finlandiya'nın 2012 yılındaki PISA'nın okuma sınavlarındaki cinsiyet farkları

2015 yılında Brokings İnstütüsü tarafından yayınlana raporda tespit edilmiştir.

15 yaşındaki erkeklerin okuma sınavındaki performansı ORCD ülkelerinin ortalamasından

ciddi bir farklılık göstermemektedir ve aynı yaştaki kızlara göre 0.66 lık bir standart sapma yapmaktadır.

(Tüm dünyada, aynı yaştaki kızlar genellikle okumaya ilgileri aynı yaştaki erkeklerden

daha fazla olması sebebi ile kızlar okuma konusunda aynı yaştaki erkeklere göre daha başarılı oluyorlar.)









 

Dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden birine sahip

Finlandiya’da özel okul yok, öğrenciler günde 4 saat ders yapıyor,

küçük çocuklar oynayarak öğreniyor, sınav yapılmıyor,

ileri sınıflarda yapılırsa da sonuçları öğrenciye söylenmiyor.

Öğretmenlerin hepsi master diplomalı,

en dezavantajlı çocuğu bile en iyi seviyeye getirecek kadar azimliler

ve eğitimde fırsat eşitliği temel prensipleri.



Çoraplı çocuklar


1 / 11


10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


Okullarda dikkat çeken bir özellik, öğrencilerin koridorlarda çorapla dolaşması.

Gelir gelmez montları ve pabuçlarını çıkarıyorlar. Hem dışarıdan kar,

çamur taşımıyorlar, hem de daha önemlisi kendilerini evlerinde hissediyorlar.

İçinizdeki sese fazla prim vermeyin, üşümüyorlar.


Anaokulunda bile en az 1 saat dışarıdalar



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


Çocuklar küçük de olsa karda kışta bile her gün en az

1 saat dışarı çıkıyorlar, ki kar kış Finlandiya iklimi için sıradan bir durum.

Çok sıkı giyiniyorlar ama mutlaka enerjilerini açık havada harcıyorlar,

“Aman üşürsün, terlersin” yok. İlkokul ve sonrasında 45 dakikalık dersler ile

15 dakikalık teneffüslere ek olarak 45 dakikalık teneffüsler var.

Çünkü bu 45 dakikalık arada öğrenciler ancak giyinip dışarı çıkıp spor yapıyorlar.


 


Servis yok, bisiklet var



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi



Her çocuk evine en yakın okula gittiği için mesafeler çok uzak değil ve servis yok.

Çünkü hava erken kararsa da sokaklar çok güvenli ve çocuklar bisikletleriyle gelip gidiyor.

Böylece okulda daha fazla kalıp çalışması gerekirse ulaşım sorunu da yaşanmıyor.

Hem de erken yaşta sorumluluk almaya başlıyorlar






 

Bütün çocuklar aynı okulda



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi



Fin eğitim sistemine büyük başarı kazandıran unsurlardan biri özel eğitime

ihtiyaç duyan fiziksel- zihinsel engelli öğrencilerin ve öğrenme güçlüğü

çekenlerin de diğer çocuklarla aynı okulda okuması.

Böylece özürlü çocukları sosyal hayata dahil ediyorlar ve

tek bir çocuğu bile kaybetmeyi göze almıyorlar.

Okulda tek bir engelli çocuk bile varsa sınıf açmak zorundalar,

bu sınıflarda en fazla 10 öğrenci ve ihtiyaca göre 2 öğretmen oluyor.

Mesela bu sınıfta görme zorluğu yaşayan öğrenci için farklı bir bilgisayar konulmuş.

“Oturma, kalkma” yok



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


Eğitimde korku değil özgürlük öne çıkıyor. “Yapma” demek yerine farklı fikirleri ifade

etmeleri için öğrencilerini cesaretlendiriyorlar. Sınıf düzeninde de bu görülebiliyor.

Bazı çocuklar daha rahat oturmaları için pilates topunu seçiyorlar,

dersin akışını bozmamak kaydıyla sınıf içinde diledikleri gibi dolaşabiliyorlar.

Kantin yok



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


Tüm eğitim hizmeti gibi öğlen yemekleri de devlet tarafından karşılanıyor.

Öğlenleri öğrenci ve öğretmenler aynı yemekhanede yiyorlar.

Öğrencilere bu yemeğin, vergiler ile karşılandığı ve israf etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Yemekte her çocuk ne kadar yiyeceğine kendi karar veriyor.

Öğle yemeğinde süt içmek bize çok yakın gelmese de Finlandiya'da çok yaygın.

Okullarda kantin bulunmuyor, koridorlarda su içebilecekleri yerler var.

Sınıfta fırın ve bulaşık makinesi




Burası yemekhane değil, derslik. Lavabo neredeyse her sınıfta var ama ocak

ve bulaşık makinesi yaygın olmamakla birlikte kullanılabiliyor.

Böylece hem kurabiye pişirip bulaşık yıkayıp sorumluluk almayı öğreniyorlar

hem de ev ekonomisi hakkında bir fikirleri oluyor.


Atölyede zanaat dersleri


10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


El becerileri ve gündelik pratik bilgiler çok önemseniyor. Önceden kız öğrenciler ev ekonomisi,

erkek öğrenciler ise marangoz atölyesinde çalışırken bu ayrımı ortadan kaldırmışlar

ve kızların çok iyi marangoz olduğu anlaşılmış. Erkekler de kurabiye pişiriyor.

Üstelik atölyelerde testereler, bıçaklar, tornavida gibi keskin uçlu tamir aletleri ortada geziyor,

fakat yine de titizce kullanılıyor ve kazaya yol açmıyor. 



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


Pek çok ülkede olduğu gibi Finlandiya’da da ailelerinden izin almadan çocukların fotoğrafını

çekemezsiniz, izin vermezler... Bu nedenle bu anaokulu fotoğrafında çocuk göremiyorsunuz.

Eğitimciler özellikle anaokulunda fotoğraf çekmememiz, hatta çocuklarla sözlü ve

fiziksel temas kurmamamız yönünde defalarca uyarıda bulundular.

Bazı okullarda ise fotoğraf çekimine yüzlerin görünmemesi şartıyla izin veriliyor.

Burada kültürel bir fark ortaya çıkıyor; çocukların mahremiyeti. Türkiye’de pek

çok anaokulu çocukların fotoğraflarını yükler, anne babalar da genellikle bu fotoğrafları paylaşır...

Bahçe duvarı yok



10 fotoğrafla Finlandiya eğitim sistemi


Okulu sınırlayan bir bahçe duvarı yok, öğrenciler kendi sorumluluklarını alacak şekilde yetiştiriliyorlar.

Dersleri bitince bisikletine binip gidiyorlar, duvar ile öğrenciye sınır çizmiyorlar. 










… FİNLANDİYALI ÇOCUKLARIN OKUL YAŞAMI, FİNLANDİYA’NIN BİZZAT

UYGULAMAKTA OLDUĞU GENÇLİK VE EĞİTİM POLİTİKALARININ SONUCUDUR;

PISA TESTLERİNİN DEĞİL. FİN EĞİTİM SİSTEMİNDE OKUMA BECERİLERİ,

BİLİM VE MATEMATİK OKUR YAZARLIĞI KADAR SOSYAL BİLİMLER,

GÖRSEL SANATLAR, SPOR VE PRATİK BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

DE ÖNEMLİ. FİNLİ ÇOCUKLAR ANAOKUL VE İLKOKUL HAYATLARI

BOYUNCA OYUN OYNAR VE ZEVK ALARAK ÖĞRENİRLER. FİNLİ

ÖĞRETMENLER DE, EBEVEYNLER DE MATEMATİK VE YA FEN

DERSLERİNDEKİ SOYUT KAVRAMLARI ÖĞRETMENİN EN İYİ

YOLUNUN MÜZİK, DRAMA YA DA SPOR UYGULAMALARI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜR.

AKADEMİK VE AKADEMİK OLMAYAN ÖĞRENME BİÇİMLERİ ARASINDA KURULAN

BU DENGE ÇOCUKLARIN OKULDAKİ MUTLULUĞUNU SAĞLAMANIN BÜYÜLÜ FORMÜLÜDÜR.

PISA TESTLERİ, OKUL YAŞAMININ ÇOK ÖNEMLİ OLAN BAZI KISTASLARINI DEĞERLENDİRME DIŞINDA BIRAKIYOR.

Pasi Sahlberg

Düşük maliyetler, kısa okul saatleri,  ile yüksek akademik başarıyı; bireyselliğe,

bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını

kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol boş zamanı,

eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.

İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek.

-1-

Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.

Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor.

Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren,

ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.

-2-

Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret.

Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi eğitim-öğretim

programlarını şekillendirme haklarına sahipler. Öğretmenler de öyle.

-3-

Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor.

Sekizinci sınıfın sonuna kadar  not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler

standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

-4-

Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor.

Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 75 dakika.

Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor. Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.

-5-

Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı

en yüksek %10’luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri.

Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip.  

Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini

geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok.

-6-

Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa

öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel

ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da

öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini

ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. İstatistiklere göre çocukların

ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor.

-7-

Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok.

Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil.

-8-

Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor.

Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor.

Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok.

Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek.

Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor.

-9- 

Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında

Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına yansıyor.

Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı alıyor.

Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok  daha düşük.

Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.





 

Amerika’nın eğitim sisteminin zorlukları ve eşitsizlikleri karşısında, birçok eğitimci

büyük olasılıkla kendini daha basit çözümler dilerken bulmuştur. Yakın zamanda

, insanın karşısına hayatta bir kere çıkabilecek türden bir fırsat elde ederek Fin

okul sistemi ve bunlardan edinebileceğimiz dersler ile ilgili daha çok şey

öğrenebilmek için Amerikalı yedi eğitimciden oluşan bir grupla, Helsinki

Finlandiya’daki Oppi Festivali’na katıldım.

Gezi sırasında, grubumuz bazı yenilikçi okullları ziyaret etme şansı buldu.

Eğitimle ilgili bazı gizli kutsal sırları açığa çıkardığımızı söyleyemesem de

daha önce hiç aklıma getirmediğim bazı şeyleri keşfettim: mutlu öğretim

ve mutlu öğrenmenin önemi.

Gözlemlediğim öğretmenler ve öğrencilerin hepsi mutluydu.

Öğrenciler aslında öğrenme deneyimlerinden oldukça keyif alıyor görünüyordu

ve öğretmenler memnun ve saygındı.

Bu durum merak etmeme sebep oldu: “ Finlandiya’da okullar

ı öğrenciler ve öğretmenler için böylesine keyifli bir deneyime dönüştüren neydi? Benim saptadığım 13 etmen var.

  1. Oyuna çok fazla önem verilmesi
  2. Finlandiya’da insanlar çocukların oyun, hayal gücü ve kendi kendilerine keşif vasıtasıyla öğrendiklerine inanıyorlar, bu yüzden öğretmenler çocukların sadece oyun oynamalarına izin vermekle kalmıyor, oyun oynamaları için onları teşvik de ediyor. Özellikle erken yaşlarda kişiliğin bütüncül gelişimi oldukça değer verilen bir şey. Lise çağında bile öğrencilerin öğrenci merkezinde langırt veya video oyunları oynadıklarını görebilirsiniz.
  3. Sonuçları öğrencilerin hayatlarında belirleyici olan standardize sınavların olmaması
    Fin okulları sınavlara hazırlanmak için ne kadar çok zaman ayrılırsa, serbest düşünme ve sorgulama için o kadar az zaman kalacağına inanıyorlar. Öğrencilerin mesuliyetleri sınıf düzeyinde öğretmenler tarafından ölçülüyor.
  4. Güven
    Bu belki de gözlemlediğim en büyük farktı. Fin hükümeti belediyelerine, belediyeler okul yöneticilerine, okul yöneticileri öğretmenlere, öğretmenler öğrencilere güveniyor ve buna karşılık anne-babalar ve aileler öğretmenlere güveniyor. Resmi bir öğretmen değerlendirme sistemi bulunmuyor. Öğretmenler, Amerika’daki doktorlara benzer şekilde, güven duyulan profesyoneller.
  5. Okullar birbiri ile rekabet etmiyor
    Bütün okulların iyi olması gerektiğine inandıklarından okul değerlendirmesi yapmıyorlar. Okulların rekabetçi olmayan yapısı da okul seçme programlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmış oluyor.
  6. Olağanüstü derecede iyi, öğretmen hazırlık programları
    Finlandiya’da öğretmenlere bu kadar güven duyulmasının bir sebebi de öğretmen olmanın son derece titiz ve prestijli bir süreç olmasıdır. Eğitim fakültesine sadece en iyilerin en iyileri kabul ediliyor. Yüksek test sonuçlarına sahip olmanın yanı sıra, adaylar onların fazilet, tutku ve pedagojik bilgilerini soruşturan bir mülakatı da geçmek zorundalar. Üniversiteler öğretme mesleği için en uygun adayları bulmayı taahhüt ediyorlar. Programları araştırmaya dayalı ve öğretmenler yayımlanmış bir tezle birlikte master düzeyinde mezun oluyorlar.
  7. Kişisel zaman oldukça değerli
    Her 45 dakikada bir, öğrencilerin yasal olarak 15 dakika serbest zaman geçirme hakkı var. Finliler, öğrencilerin derse katılım ve öğrenme kapasitelerinin gevşeme ve yeniden odaklanma şansı bulduklarında en başarılı olduğuna inanıyorlar. Dolayısıyla, oyun oynama, konuşma veya hatta sessizce okuma ihtiyaçlarının kısa süre içinde karşılanacağını anlayan öğrenciler ders saatinde üretken bir şekilde çalışıyorlar. Sık sık dışarı çıkmak daha fazla fiziksel aktiviteyi de teşvik ediyor.
  8. Daha az aslında daha çok demek
  9. ctq-faridi-foosballÖğrenciler yedi yaşına kadar okula başlamıyorlar. Ayrıca okul günleri de daha kısa. Çoğu ilkokul öğrencisi günde dört – beş saat okula gidiyor. Lise öğrencileri, üniversite öğrencilerine benzer şekilde, sadece kendileri için gerekli dersleri alıyorlar. Bu yüzden sabah 8’de İsveç dili dersi olan bir öğrencinin, diğer dersi saat 10’a kadar başlamayabiliyor.
  10. Yaşam kalitesine önem verilmesi
    Fin sistemi, mutlu öğretmenleri iyi öğretmenler olarak kabul ediyor ve aşırı çalışan öğretmenler listenin başında tuttukları bir şey değil. Öğretmenler hazırlıklarını evde yapıyor ve öğrenciye haftada sadece yaklaşık 20 saat kadar ders veriyor.
  11. Yarı-takipli öğrenme
    16 yaşından sonra, öğrenciler gymnasium adı verilen akademik tabanlı lise veya meslek okulunu seçerler. Bununla birlikte, her iki yol da Fin toplumunda oldukça çok saygı görür. Bizim ziyaret ettiğimiz meslek okulu, uygulamalı öğrenim altyapılarıyla çoğu Amerikan üniversitelerini geride bırakacak teknoloji harikası bir tesisti. Bu liselerin herhangi bir tipinden mezun olan öğrenciler üniversiteye gidebilir.
  12. Ulusal standartlar değerli
    Finlandiya, “Ortak Çekirdek Devlet Standartları”na benzeyen ulusal bir standart grubunu kullanıyor. Öğretmenler müfredat ve standartların nasıl uygulandığı üzerinde tam özerkliğe sahipler.
  13. Sınıfa kadar not verilmiyor
    Erken öğrenme çağındakilerin değerlendirilmesi, üstbiliş (kişinin kendi bilişsel süreçlerinin farkında olması ve bu süreçleri kontrol edebilmesi) ve öğrenmeyi öğrenmeye odaklanıyor.
  14. Etik, ilkokul sınıflarında öğretiliyor
    Birçok öğrenci etik eğitimini din dersi sırasında alırken, bir mezhebe veya dine bağlı olmayan öğrencilerin bile etik dersleri alması gerekiyor.
  15. İşbirliği yapma ve işbirlikçi çevre güçlü bir şekilde vurgulanıyor.
    Okulların altyapısı işbirliğini artırmaya yönelik tasarlanmış. Derslikler, çeşitli sınıflar ve sınıf seviyelerinden öğrencilerin birlikte çalıştığı ve öğretmenlerin ortak bir alanda etkileşebildiği kollara ayrılıyor. Lise öğrencilerinin kampüs içinde birlikte konforlu bir şekilde çalışabilmesi için her çeşit çalışma ortamları var ve öğrenciler, gözetim minimal olacak şekilde bina etrafında serbestçe dolaşıyorlar. Öğretmenler odası güneş ışığının geçmesine ve bitkilerin büyüyüp serpilmesine olanak veren “gerçek anlamda” bir seraydı. Masaj sandalyesi ve bilgisayar laboratuvarı olan öğretmenler birlikte çalışırken rahat ve konforlu hissediyor.

Finlandiya’daki okullar hakkında belki de beni en çok etkileyen şey,

tam gözlerimin önünde gerçekleşen amaca uygun hakiki öğrenmeydi.

Örneğin, BM’nin suçluların iadesiyle ilgili duruşmalarını inceledikleri

bir proje üzerinde çalışan bir grup lise son sınıf öğrencisiyle oturma

fırsatı buldum. Hiçbir öğretmen bulunmadığı halde, sadece konu onlara önemli geldiği için proje ile meşguldüler.

Finlandiya’nın eğitim üzerine böylesine pozitif bir ışık tutmayı tam olarak nasıl

başardığından (ya da bunun aynısının nasıl yapılacağından) hala emin olamazken,

Amerikan eğitim sistemini geliştirmekle ilgili konuşmayı başlatacak tek bir araçla oradan

ayrıldım. Finli bir okul müdürünün açıkladığı gibi, “Bir öğrenci zorluk yaşarsa,

aklımıza gelmesi gereken soru, öğrencide ne sorun olduğu ya da öğretmende

ne sorun olduğu değildir. Asıl soru, sistemde ne sorun olduğudur”.

Amerikan öğrenci ve öğretmenlerinin tümü için eğitim-öğretimi iyileştirecek

kendi modellerimizi geliştirirken bunun kendimize sormamız gereken birçok sorunun başlangıcı olduğunu düşünüyorum.


Sophia Faridi, Chicago’da bulunan Baker Üniversite Hazırlık Okulu’nda 9. sınıflar İngilizce öğretmenidir.

Temel eğitim konularıyla ilgili Amerikan Eğitim Bakanlığı’nın görüş bildirmesine yardım etmekte,

Bill & Melinda Gates Vakfı, America Achieves ve Student Achievement Partners’ta akademisyen olarak görev yapmaktadır.

Öğretimde Kalite Merkezi (CTQ) İşbirliği üyesidir.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.