Öne Çıkanlar Fetullah Gülen Topal Molla Kesnizani Tarikatı A101 Marketleri 02 Kasım 2016 Cuma Hutbesi 20.01.2017

Arakanlılara Toplu Tecavüz Ediliyor , Köyleri İnsanlarla Beraber Yakılıyor ! Ümmet Nerdesin !












 


Arakan'ın Genel Durumu 

Arakan'da 10 Müslüman, 200 kişilik Budist grubun saldırısına uğrayarak bıçak ve kılıçlarla şehit edildi.

Burma'nın başkenti Yangoon'dan ders vermek üzere Arakan'a gelen Müslümanlara Budist çeteler saldırdı.

10 Müslüman genç bıçak ve kılıçlarla hunharca katledildi. 

Olay üzerine bazı bölgelerde Cuma namazı sonrasında Müslümanlar ile Budistler arasında çatışmalar çıktı.

Çatışmalarda 2 Müslüman daha şehit edilirken, 2 Müslüman köyü de Budistler tarafından ateşe verildi. 


Gelen bilgilere göre Yangoon'dan gelen Arakan'da ders veren Müslüman gençler

derslerin bitmesiyle dönüş yoluna geçtiler. Ancak dönüş yolunda

bir dağ yolu üzerinde yaklaşık 200 kişilik Budist bir grubun saldırısına uğradılar. 

Tamamen sivil olan Müslüman gençler bir anda neye uğradıklarını şaşırdılar.

Bıçak, pala ve kılıcın kullanıldığı saldırılarda 10 Müslüman genç olay yerinde şehit oldu. 

Müslümanlar Cuma namazı çıkışında saldırıyı protesto için gösteriler yapmaya başladılar

ancak göstericilere saldırılması üzerine Müslümanlar ile

Budistler arasında çeşitli bölgelerde çatışmalar yaşanmaya başladı

. Yaşanan olaylarda 2 Müslüman genç daha şehit edildi.

Kinlerini boşaltamayan Budist grup Arakan'da 2 Müslüman köyünü de ateşe verdiler. 

Yaşanan saldırıların ardından bazı Müslüman köyleri boşaltılırken insanlar

Bangladeş'e kaçmaya başladılar. Evlerini terk etmeyen Müslüman aileler ise

tedirgin bir bekleyiş içerisine girdiler. Özellikle kadın ve çocuklar büyük tehlike altındalar.

Müslüman gençler kadın ve çocukları korumak için kendilerini siper etmeye başladılar.

Yakın bir zaman içerisinde Müslümanlara yönelik daha büyük bir baskıdan korkuluyor. 

Yasaklar ülkesi Arakan'da, Müslüman halkın evlenmesi, eğitim alması,

seyahat ve daha bir çok insani hakkı yasaklar altında.Burma'da başta

İslam dünyası olmak üzere tüm dünyanın sessiz izleyişi arasında gerçekleşen

katliamdan kaçan Müslüman mültecilerin sayısı 700 bini aştı. Mültecilerin büyük

kısmı yiyecek bulabilmek için dilenirken, tecavüze uğramamak için bir çok genç

kız kendini denize atıyor. Hazırlanan rapora göre Bangladeş'teki geçici kampta

kayıtlı olmayan binlerce Burmalı mülteci gıda yardımı alamıyor. Çocukların

yüzde yirmi beşi akut beslenme bozukluğu yaşıyor. Yaşları 6-59 ay arasında

olan çocukların yüzde elli beşi ishal. Mültecilerin yüzde doksan beşi ise

yemek yiyebilmek için ödünç bir şeyler isteyip dileniyor. 

Diğer yandan edinilen bilgilere göre Burma Müslümanlarına

karşı yapılan katliam aralıksız devam ediyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyor.

Arakan Bölgesi'nde 10 Müslüman'ın öldürülmesinin ardından 200'ü daha hayatını kaybetti.

20 Müslüman köyü yakıldı. Olaylar neticesinde 500'den fazla Müslüman yaralandı. 

Uğradıkları zulümlere dünyanın her zaman seyirci kaldığı Müslümanların trajedileri

artarak devam ediyor. Burma'da Budist katliamından kaçan Müslümanları Bangladeş artık kabul etmiyor.

Ülkelerine zorla döndürülen genç kızlar ise tecavüze uğramamak için çareyi kendilerini denize atmakta buluyor. 

Öte yandan Burmalı aktivist Muhammed Nasır, katliamın sebebinin,

Burma'daki yeni hükümetin Arakan'daki Müslümanlara vatandaş kartı

vermeye niyetlenmesi olduğunu vurguladı. Hükümetin bu niyeti Budist El

Mag üniversitesi tarafından kendilerine karşı açılmış bir savaş olarak kabul edildi.

Çünkü kendileri Müslümanları Burma'ya 'dışarıdan gelen yabancılar' olarak görüp bu şekilde vasıflandırıyor. 

Aktivist, ordunun da tarafsız bir tavır sergilemediğini, aksine Müslüman

çoğunluğun yaşadığı Mangdo'daki camileri sardığını, sokağa çıkma yasağı koyduğunu,

Rohingya Müslümanlarının mahallelerinin El Mag Budist Polisi tarafından sıkı abluka altına alındığını açıkladı. 

Muhammed Nasır, ordunun ipleri El Mag Budistlerinin eline bırakıp kendilerine

tam özgürlük verdiğini, onların da bu özgürlüğü, kılıç ve bıçaklarla Müslümanların köylerini ve evlerini basıp Müslümanlara karşı sistematik soykırım hamlelerinde kullandıklarını vurguladı. 

Budist yönetim tarafından yıllardır baskı, katliam, tecavüz ve her türlü zulme

karşı çaresiz bitap düşmüş bir halk. Bu şiddetin ve soykırımın sonucu olarak

Arakan Müslümanları; evleri de yakıldıktan sonra çareyi köhne teknelerle kaçmakta buldu.

Ancak yemeksiz içeceksiz çıktıkları bu yolculuklarında çoğunun sonu daha komşu ülkelere varamadan ölmek olacaktı.


Myanmar geçmişte Burma Sultanlığı olarak biliniyordu. Fakat Burma Sultanlığını

deviren Askeri Yönetim, ülkenin adını Myanmar olarak değiştirdi. Myanmar'ın

nüfusu şu an 51 milyon civarında ve Miyanmar halkının yüzde 80?i Budizme inanıyor.

Arakan Halkı, İslam Devleti`nin yıkılmasının ardından Budistler tarafından sürekli

olarak din değiştirmeye zorlandı. Fakat Arakanlı Müslümanlar her ne pahasına olursa

olsun dinlerini terketmediler. Bunun üzerine Burmalı Budistler, askerlerden aldıkları

destekle Arakanlı Müslümanlara yönelik büyük bir katliama giriştiler. 28 Mart 1942

yılında ilk olarak Minbya şehrine bağlı Çanbilli Köyü`nde başlayan, daha sonra da

bütün Arakan`a yayılan bu katliamda en az 150 bin Arakanlı Müslümanın öldüğü tahmin ediliyor.

Bu tarihi katliam esnasında yüzbinlerce Arakanlı vatanını terk ederek komşu ülkelere sığındı. 

Sokaklar, içlerindeki kadınlarla, çocuklarla ve yaşlılarla evler ateşe veriliyor.

Yangın kendisine isabet etmeyenler sonunda Budistlerin keskin ölüm aletleriyle karşı karşıya kalıyor.


Budistler tarafından kendilerine 'ülke halkı olmayan şahıslar' gözüyle baktığı

Arakan Müslümanları kendilerine karşı kısa süre önce Budist bir kızın tecavüze

uğradığı söylentisinden yola çıkılarak patlak veren şiddet dalgasıyla ilan edilmiş

soykırım savaşı ve ırkçılık ruhu arasında yaşıyor. Tabi ki bu tecavüz olayı da yalan.

Zira bölgedeki Müslümanlar bu iddiayı yalanlayarak ardında kendilerine karşı bu

mezhepçi şiddet alevinin tutuşturulmasının ardında etnik ve siyasi sebepler olduğuna işaret etti. 

Burma'daki Budist rejim ülkedeki İslami kimliği bastırmak için oldukça sert

tedbirlere başvurdu. Bu kapsamda camiler, tarihi okullar ve İslami eserler yıkıldı.

Budist hükümet, zaman faktörünün etkisiyle yıkılan cami ve tarihi okulların onarımına da izin vermedi.

Ekonomik baskılar da Budist hükümetin Burma Müslümanlarına karşı benimsediği zalim uygulamaların bir parçasıdır.

Öyle ki hükümet Müslümanların çoğunluğu oluşturduğu mahallelerde zorunlu gıda maddelerinin fiyatlarını iyice yükseltmiş,

bu da kıtlık gibi bir durumun ortaya çıkmasına yol açmıştır. 

İslam Düşmanları Bu Cüretlerini Nerden Alıyorlar? 

Dünya'nın muhtelif yerlerinde Müslümanların katledilmesinin suçlularından

bazılarının yine Müslümanlar olduğunu düşünmekteyiz. Aşağıda sıralayacağımız bazı maddeler

İslam düşmanlarının Müslümanları katletme cüretini nerden aldıklarını gözler önüne koyacaktır. 

1) Ölüm korkusu 

2) Dünya sevgisi(Müslümanları servetlerine servet katma endişesi sarmış) 

3) Müslümanlar arasında birlik ve beraberliğin olmaması…

(3 sebepten dolayı birlik ve beraberliğin olmadığını düşünüyoruz. Nefis, Mezhebi İhtilaflar ve metot Birliğinin Olmaması) 

Neler Yapabiliriz? 

A)Fert Olarak Yapabileceklerimiz 

1)MSN, FACEBOOK, TWİTTER ve Telefon'dan tanıdığımız herkese mesaj ataraktan bu zulmü duyurabiliriz. 

2)Dua etmek 

3)Her türlü ihtimale karşı günlük spor ihmal edilmemeli ve bir miktar para bir köşeye bırakılmalı. 

B)Camia Olarak Yapabileceklerimiz 

1)En önemli ve en öncelikli konu İslami Camiaların Bir araya gelmeleri.

Ortak toplantılar yapmak ve ''ne yapabiliriz'' üzerinde konuşmak ve hemen

uygulamaya geçmek. 



1)Basın açıklamalarıyla bu zulmü halka ve yöneticilere duyurmak. 

2)Yardım kampanyaları (kermes, bağış vs.) başlatarak oralara insani yardım götürmek. 

3)Uluslararası İslami örgütlerin (İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam Konferansı Örgütü vs.) acilen toplanmalarını sağlamak. 



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.