Öne Çıkanlar en güzel karne görüşleri Puan Durumu Müftülükler Kuran Okumasını Bilmeyen Kabe Yolcularına Kurs Açacak sivilceye çözüml caizmi isa (AS)

Saadet Partisi Gençliği , Ümmet Birliğinin Babası Cennet Mekan 2. Abdulhamid Han (RA) 'ı Andı






Saadet Partisi Fatih Gençlik Kolları Başkanlığı, kültürel etkinlikler programı kapsamında,

Sultan II. Abdulhamid Han’ı andı.
 
Abdulhamid Han'ın kabri önünde sultanı anan Saadet Partisi Fatih Gençlik Kolları Başkanlığı

, basın açıklaması da yapıldı. Basın açıklamasında "Davası için verdiği mücadeleyi tebrik ve

teyit etmek, kendisini gerçek manada anlatmaya çalışmak ve Milli Görüşçüler olarak

yarım asırdan beri davasını devam ettirdiğimizi bir kez daha haykırmak için buradayız."

ifadeleri kullanıldı, Sultan Abdulhamid Han'ın önemine vurgu yapıldı.
 
Saadet Partisi Fatih İlçe Gençlik Kolları Sultan II. Abdulhamid Han'ı anma programı

12.02.2017 basın açıklaması şu şekilde:
 
Her yıl olduğu gibi bugün de burada, 99. İslam Halifesi ve 34. Osmanlı Padişahı

Cennetmekân Sultan II. Abdülhamid Han’ın, vefatının yıldönümü vesilesiyle

toplanmış bulunmaktayız. Dünyanın dört bir yanına İslam nizamını götüren

o muhteşem neslin en güzide şahsiyetlerinden biri olan Sultan Abdülhamit’i

vefatının 99. sene-i devriyesinde kabri başında dua ve rahmetle anı- yoruz.

Davası için verdiği mücadeleyi tebrik ve teyit etmek, kendisini gerçek manada

anlatmaya çalışmak ve Milli Görüşçüler olarak yarım asırdan beri davasını

devam ettirdiğimizi bir kez daha haykırmak için buradayız.
 
Yaşadığı döneminin insanlarının hakkıyla keşfedemediği bir siyasetçi ve

devlet adamı olan Sultan II.Abdülhamid Han, hayatını inancı uğruna adamış bir insan,

şefkatli bir baba, ayırım gö- zetmeden kendisi gibi düşünmeyen halkını da seven

ve huzurunun temini için mücadele eden bir Sultan, ülkesinin ve milletinin ikbal

ve istikbalini kendisininkine tercih eden büyük bir devlet adamı- dır. Özellikle

dış siyasette devletlerarası dengeyi, ümmetin ve ülkesinin menfaatleri doğrultusunda

en iyi şekilde temin eden strateji abidesidir. Yüksek maneviyatı, nezaketi, devlet

adamlığı ve dehasıyla Osmanlı devletinin son dönemine ve yaşadığı asra damgasını vuran yüce bir şahsiyettir. 
 
Eğitime, sağlığa ve bilime büyük önem veren Sultan, bu amaçla Osmanlı'nın Türkiye

Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde kalan toprakları üzerinde 5 bin eğitim kurumu

yaptırarak hem “hasta adam” olarak gösterilen Osmanlı’yı ilmi ve içtimai sahada

dünyanın örnek aldığı bir seviyeye getirmiş, hem de Cumhuriyeti kuran kadroların

yetişmesine vesile olmuştur. Günümüzde halen kullanılmakta olan birçok önemli okullar ve kurumlar,

O’nun döneminin eserlerindendir.
 
Maddi alanda olduğu kadar manevi alanda da son derece önemli yatırımlar yapan

Sultan II.Abdülhamid Han, çoğu, şahsi parasından karşılanmak üzere, toplamı

1552 eserden oluşan; cami, mescit, mektep, medrese, hastane, çeşme, köprü

ve imarethane yaptırmış, ülkenin dört bir yanını demiryollarıyla döşetmiştir.

En önemli husus ise, bu büyük hizmet ve projeler hayata geçirilirken,

emperyalistlerin sömürü aracı olan faiz belasına bulaşmamış, borç batağına düşmemiştir.

Bilakis, tahta çıktığında 300 milyon altın olan Osmanlı İmparatorluğu’nun borcunu

30 milyon altın seviyesine kadar indirmiştir. 
 
Eğitim ve sosyal hayatın yanında dış politikada da önemli hamlelerin

mimarı olan Sultan II.Abdülhamid Han, bugün Ortadoğu’da yaşanan dramı ve kargaşayı,

bundan bir asır önce görmüş ve tek başına eşsiz bir mücadele örneği göstermiştir.

Arz-ı mev’ud denen projeyi gerçekleştirmek ve ırkçı emperyalizmi hâkim kılmak için

Ortadoğu’da Müslümanlara, günahsız sabilere ve kundaktaki yavrucaklara

nefes almayı dahi çok gören Siyonistlerle mücadele etmiş, iktidarına mâl olaca-

ğını bildiği halde, onlardan gelecek dostluğu ve menfaati Müslümanca bir vakarla reddetmiştir. 
 
Davası uğruna verdiği mücadele ve milleti için yaptığı hizmetlerden sadece birkaç örnek

verdiğimiz bu denli müstesna bir şahsiyet, sonraki nesillere maalesef yanlış tanıtılmıştır.

Halkı sefalet içerisinde kıvranırken, sırça köşklerde gününü gün eden vurdumduymaz

bir padişah, milletinin kanı üzerine iktidar kuran zalim bir idareci olarak gösterilmiş

ve “kızıl sultan” olarak yaftalanmaya çalışılmıştır.
 
Abdülhamid Han’ın mücadele ettiği zalim küresel sistemin bugünkü temsilcileri,

Müslümanları dünyevileştirmek, değerlerimizin içini boşaltarak anlamsız

bir hale getirmek suretiyle yeni bir stratejiye başvurmuştur. Bu stratejiye göre,

İslam coğrafyasındaki yeraltı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek, Müslümanları

kurdukları zalim sömürü sisteminin karşısında tehlike olmaktan çıkarmak

istemekte ve sonuçta düzenlerinin devamını sağlamak için çalışmaktadırlar. 
 
Son derece tehlikeli ve sinsi yürütülen bu stratejiye, bugün de yine

Sultan II.Abdülhamid Han’ın feraset ve basiretiyle engel olmak boynumuzun borcudur.

Ülkemizin ve İslam coğrafyasının bekası için Abdülhamid Han ve Erbakan Hocamızın

, Siyonizm’in alçakça projelerini önlemeye yö- nelik verdiği mücadele yöntemlerini izlemek şarttır.

Milli Görüş gençleri olarak, bu hakikatleri dile getirmekten, Abdülhamid Han’ın

mücadelesini devam ettirerek hakikat sancağını taşımaktan son nefesimize

kadar vazgeçmeyecek ve Adil Düzen’e dayalı “Yeni Bir Dünya”yı kuracağız.
 
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın Sultan II.Abdülhamid Han’ı

Milli Nizam Partisi’nin kurucuları arasında göstermesi ve yüklendiğimiz

Abdülhamit Han misyonu, o dönemde Milli Nizam Partisi’nin kapatılmasına sebep olmuş olsa da,

artık bu topraklarda Milli Görüş kadrolarının yapmış olduğu çalışmalar neticesinde,

Abdülhamid Han’a “kızıl sultan” demenin çok büyük bir cehalet olduğu şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. 
 
Üzülerek müşahede etmekteyiz ki, son günlerde Abdülhamit Han’ı, “Ulu Hakan”

olarak kabul eden bir kesim, onun ismini bazı “Siyasi Projelere” alet ederek

hedeflerine ulaşmak için toplumun kutuplaştırılmasında bir argüman olarak

kullanmaya çalışmaktadır. Bu durum tarihi gerçekleri ters yüz etmekte,

Abdülhamit Han’ın Siyonizm’e karşı verdiği mücadeleyi unutturmakta ve

Abdülhamit Han misyonuna zarar vermektedir. 
 
Bugün “Erbakan hoca haklıymış” demek Abdülhamit Han’ın “ruhaniyetinden istimdat”

dilemekle aynı manaya gelmektedir. Unutulmamalıdır ki Abdülhamit Han’ın ruhaniyetinden istimdat dileyenler Osmanlı devletinin yıkılmasına sebep olanlardır. 
 
Bu vesile ile vefatının 99. sene-i devriyesinde cennet mekân Sultan II.Abdulhamid’i

Han’ı ve hak dava uğruna mücadele vermiş olan tüm Mücahitlerimizi bir kez daha

rahmetle anıyoruz. Basın açıklamamıza katılan siz kıymetli misafirlerimize, basın

mensuplarımıza ve bu toplantımızın gü- venliğini sağlayan emniyet güçlerimize teşekkür ediyor

, hepinizi Allah’a(CC)  emanet ediyoruz. Gününüz ve ömrünüz bereketli olsun. 



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.