Öne Çıkanlar Kürecik Radar Üssüne Yönelik Protesto Yürüyüşüne İzin Verilmedi 2017 Siyer-i Nebi Yarışması Cevap Anahtarı Allahuekber Şehitlerini Anma Yürüyüşü agd Puan Durumu

Osmanlı Devletinin Son Şeyhülislamı Olan Mustafa Sabri Efendi İçin Tepki Yağdı






 

Kemalist kesimin Mustafa Kemal'in ölüm fetvasını verdiği gerekçesi

ile gündemleştirdiği Osmanlı devletinin son Şeyhülislamı olan

Mustafa Sabri Efendinin adının Tokattaki bir İmam Hatip okulundan

kaldırılmasına İlim ve Eğitim Dünyasından tepki geldi.

Yalçın: Tabela iner ama yüreklerden saygınlığı asla inmez.

Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Memur Sen ve Eğitim Bir Sen

Genel Başkanı Ali Yalçın Mustafa Sabri Efendi'nin ismine tahammülsüzlüğün

kabul edilmez olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

“Tokat'ta 'Mustafa Sabri Anadolu İmam Hatip Lisesi' tabelasının indirilmesini

şiddetle kınıyorum. 'Şehit Yakup Akdağ Anadolu İmam Hatip Lisesi'

tabelası asılması ve bir şehidimizin isminin verilmesi teselli olabilir fakat

M.Sabri ismine tahammülsüzlük asla kabul edilemez. Şeyhülislam

Mustafa Sabri Efendi sadece Tokat'ın değil bu milletin,ümmetin bir değeridir.

Ondan rahatsız olanlar bilgilerini ve zihinlerini sorgulasınlar.

Tabela iner ama yüreklerden ve zihinlerden saygınlığı asla inmez.”

Lise öğrenciler Arakan yararına kermes düzenledi

Lise öğrenciler Arakan yararına kermes düzenledi

Şenocak'tan tepki: Mustafa Sabri ‘ilim ve fikir donanması'

Bir tepki de İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi başkanı  İhsan

Şenocak‏ Hoca'dan geldi. Şenocak Mustafa Sabri Efendinin mazlum bir alim olduğunu ifade etti.

“Mısır ulemasının, yenilikçilerin islamı ve müslümanları

kuşattığı bir zamanda İstanbul'dan imdadımıza gelen, eserleriyle

yolumuzu açan ‘ilim ve fikir donanması', dediği Tokatlı Mustafa

Sabri Efendi(ra), mazlum bir allamedir.”

Lise öğrenciler Arakan yararına kermes düzenledi

Faruk Beşer: Beni ürküttü

Konu ile ilgili bir açıklamada Marmara üniversitesi öğretim üyesi

Prof Faruk Beşer‏'den geldi. Mustafa Sabri Efendi'nin isminin okuldan

kaldırılmasından ürktüğünü ifade eden Beşer bu gidiş hayra alamet değil

ifadeleri ile duruma tepki gösterdi:

“Tokat'taki bir okuldan, Mustafa Sabri Efendi'nin isminin kaldırılması

Beni ürküttü bulanık havadan yararlanmak isteyenler sürekli mevzi

alıyorlar bu gidiş hayra alamet olamaz O, bu ümmetin son Şeyhulislam'ıdır”

Lise öğrenciler Arakan yararına kermes düzenledi

Lise öğrenciler Arakan yararına kermes düzenledi






Mustafa Sabri Efendi

Osmanlı müderrisi, Meclis-i Mebusan mebusu,

şeyhülislam... Mustafa Sabri Efendi kimdir?

İşte Mustafa Sabri Efendi biyografisi...

Mustafa Sabri, 1869'da Tokat'ta doğdu. Babası, Ahmet Efendidir. 

Mustafa Sabri, İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılında aktif

olarak siyasi hayata atıldı. İkinci Meşrutiyet'in ilanının ardından Tokat'tan milletvekili seçildi.

Mustafa Sabri, milletvekili seçilmesinin ardından aynı yıl içerisinde,

 "Cemiyet-i İt-tihadiye-i İslamiye" adlı bir dernek kurdu. Başlangıçta

İttihat ve Terakki içerisinde yer almasına rağmen daha sonra 

"Hürriyet ve İtilaf Partisi"
ne girdi. İttihat ve Terakki Partisi karşıtı

olduğu bilinen Mustafa Sabri, Köstence'ye buradan da Paris'e gitti. 

Mustafa Sabri Efendi, Paris'e gitmesinin ardından 18 Kasım 1918'de İstanbul'a döndü.

Mustafa Sabri, önce Darü'l-Hikmet'il İslamiyye üyeliğine, daha sonra da 

Süleymaniye Medresesi hadis müderrisliğine tayin edildi.

Bu arada siyasi faaliyetlerinede devam etti. 

Sabri Efendi, Ocak 1919'da Hürriyet ve İtilaf Partisi'nden tekrar

Tokat milletvekili seçildi. 4 mart 1919'da kurulan Damat Ferit Hükümet'inin

ilk kabinesinde "Şeyhülislam" olarak görev aldı. 16 Mayıs 1919'da bu

hükümetin düşmesi üzerine "Ayan" üyeliğine atandı. Damat Ferit'in

19 Mayıs 1919'da kurduğu ikinci kabinesinde yeniden "Şeyhülislam" oldu. 

İki ay sonra bu görevinden istifa etti. 21 Temmuz 1919'da teşkil edilen üçüncü 

Damat Ferit Hükümeti
'nde Şeyhülislam olarak tekrar görev aldı. Kısa süre

sonra ayrıldı. 31 Temmuz 1920'de kurulan beşinci Damat Ferit Hükümeti'nde

Mustafa Sabri yine Şeyhülislam'dır. Fakat bu defa görevleri arasında 

Şûra-i Devlet Reisliği yani Danıştay Başkanlığı'da vardır. Bu son

 Şeyhülislamlık görevinden 25 Eylül 1920'de istifa etti.

Mustafa Sabri EfendiMilli Mücadele'nin başarıyla sonuçlanması üzerine,

önce Yunanistan'ın Gümülcine kentine gitti. Buradan da Hicaz Şerifi Hüseyin'in

daveti üzerine Mekke'ye gitti
. Daha sonra Mısır'a geçti, Kahire'ye yerleşti. 

Ezher Üniversitesi'nde çalışmaya başladı. 

Mustafa Sabri Efendi, 12 Mart 1954 tarihinde de Kahire'de öldü.

Sabri Efendi, Kurtuluş Savaşı yıllarında Mustafa Kemal Atatürk için

ölüm fetvası çıkartan Şeyhülislam Mustafa Sabr
i'nin adının verildiği

Tokat'taki İmam Hatip Lisesi'nden 'Mustafa Sabri' isminin kaldırılmasıyla gündeme geldi. 

Milli Eğitim Bakanlığı
, Kurtuluş Savaşı yıllarında Mustafa Kemal

Atatürk için ölüm fetvası çıkartan Şeyhülislam Mustafa Sabri'nin

adının verildiği Tokat'taki İmam Hatip Lisesi'nden 'Mustafa Sabri' ismi kaldırıldı.

Tokat'taki İmam Hatip Lisesi'nni yeni adı 'Şehit Yakup Akdağ' oldu.

Okula 24 Temmuz'da Siirt'in Baykan ilçesinde, seyir halindeki sivil araçta

bulunduğu sırada teröristlerce uzun namlulu silahlarla yapılan saldırıda şehit

düşen 29 yaşındaki Jandarma Astsubay Üstçavuş Yakup Akdağ'ın ismi verildi.





 

Tokat’ta bir okulun adına Mustafa Sabri’nin isminin verilmesi bir

anda gündemin tartışma konusu oldu. Konuya sonunda tarihçiler de

dahil oldu. Gazeteci ve Tarihçi Murat Bardakçı, Mustafa Sabri’nin adının

okula verilmesinin tepkileri doğru bulsa da, O’nunla ilgili bilgisizliğe fena halde kızdı.

FETVAYI VEREN MUSTAFA SABRİ DEĞİL

Bardakçı, bugün Habertürk gazetesindeki köşesinde konuyu gündeme getirdi.


Kurtuluş Savaşı mücadelesi verenler ve Mustafa Kemal hakkında ölüm fetvası

veren Şeyhülislam’ın Mustafa Sabri’nin olmadığını söyledi. Bardakçı, konu

hakkındaki bilgisizliğe kızarak şöyle dedi:

“Tarihimizin yüzkarası olan o fetvayı veren Mustafa Sabri değil bir başka şeyhülislâmdır

 Dürrizâde Abdullah Beyefendi! Fetvanın tarihi 10 Nisan 1920’dir ve

o tarihte “meşihat” ta, yani şeyhülislâmlık makamında Dürrizâde vardır. 

Dürrizâde 5 Nisan ile 30 Temmuz 1920 arasında, yani 3 ay 25 gün

boyunca şeyhülislâmlık yapmış ve bu pisliği işte o sırada etmiştir.”

FETVA VEREN O DEĞİL AMA 150’LİKLER LİSTESİNDE

Bardakçı, yazısının devamında Mustafa Sabri’nin Mustafa Kemal ve

Cumhuriyet aleyhine yaptığı faaliyetleri anlatarak, fetvayı vermese de

adının bir okula verilmesine gösterilen tepkilerin haklı olduğunu vurguladı.

Mustafa Sabri’nin 150’lilikler listesinde olduğunu hatırlatan Bardakçı,

Mustafa Sabri Efendi imparatorluğun son döneminin önemli bir din âlimidir,

sözkonusu fetvalar gerçi ona ait değildir ama İttihad ve Terakki’ye

muhalefeti yüzünden Kuvâ-yı Milliye’ye de karşı çıkmış ve Dürrizade

Abdullah Efendi
 kadar olmasa bile millî harekete büyük zararlar vermiştir.

Hele, Lozan Andlaşması’nın imzalanmasından sonra hazırlanan 150’likler

listesine alınması üzerine gittiği sürgünde genç Cumhuriyet’in aleyhinde yaptığı

neşriyat ile yayınladığı “Yarın”Gazetesi’ndeki yazıları da öyle yenilir-yutulur

şeyler değildir. İş böyle olunca, bir okula isminin verilmesinin tepki görmesi

ve okulun adının değiştirilmesi kaçınılmazdır” diye yazdı.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.