Öne Çıkanlar Erbilin Dağlık Bölgelerini Bombalıyor Yahudi Kürt Barzaninin Kampanyasında Skandal Siyonist Harita recai kutan Şokta Bu Hafta ! 4 Ekim 2017 Çarşamba ve Hafta Sonu Aktüel Katalogu Az Yeme Konusunda Nasıl Tavsiye

Müstehâb Oruçlar ! Niyet Vakti ve Yasak Günler








 

İnsanın ahlâkını güzelleştirip duygu ve irâdesine hâkim olma melekesini kazandıran,

merhamet ve yardım duygularını geliştiren, nimetlerin kıymetini

öğreten oruç ibâdeti farizalardan biri olmasının yanında, bu gibi

kazanımları sebebiyle ve muhtelif vesilelerle tutulması tavsiye edilmiş olan bir ibâdettir.

Bir kimse dilediği takdirde, Kurban bayramının dört günü ve

Ramazân bayramının 1. günü gibi, oruç tutmanın yasaklandığı günler

ve tek başına Cumâ, tek başına Muharrem ayının onuncu yani âşûrâ günü dışında

ve Allah Te‘âlâ dışında bir başka şeye ta‘zim niyeti ya da farklı

inanışlara göre kutsal kabul edilen Mehrican, Nevruz gibi günlerde

olmadığı müddetçe, senenin muhtelif günlerinde oruç tutabilir.

‘Şek’ günü olarak ifade edilen Şa‘bân ayının son günü ve

Hac farîzasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan

ve zayıf düşmesinden endişe duyulan kimseler için terviye ve

arefe gününde oruç tutma konusunda hükümler farklılık arz etmektedir.

Oruç tutulması sünnet, müstehâb veya mendub olmayan,

mübâh olan günlerde dahi bir kimse ibâdet niyetiyle oruç tutmuş olsa,

bu ibâdeti ona hem zikretmiş olduğumuz hasletleri kazandıracak hem de

ecir kazandıracaktır. Zira mübâhlar, niyetlerle ibâdete dönüşür ve sahibine ecir kazandırır.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in tuttuğu ve

tutulmasını tavsiye ettiği müstehâb olan oruçlar, oruç türleri arasında

önemli bir alan teşkil eder. Muharrem ayının onuncu günü olduğundan

âşûrâ olarak adlandırılan günü, öncesini ya da sonrasını ilave etmek

suretiyle oruçlu geçirmek müstehâb kabul edilmiştir. Bazı rivâyetlere

göre âşûrâ orucu, farz olan Ramazân-ı Şerîf orucundan daha önce

ümmete farz kılınmış, Ramazân-ı Şerîf orucunun farz kılınışının ardından hükmü,

ümmet üzerine müstehâb olarak takdîr edilmiştir. Âşûrâ orucunun belirttiğimiz

şekilde tutulması durumunda pek çok fazilete nâil olunup müjdelere erişileceği beyân edilmiştir.

‘Eyyâm-ı Bîyz’ olarak ifade edilen, hicrî ayların her birinin on üç, on dört ve

on beşinci günlerinde tutulan oruç da müstehâb hükmündedir. Bu oruca

devam edenlerin büyük bir mükâfata nâil olacakları haber verilmiştir.

Mutlak olarak, her ayın on üç, on dört ve on beşinci günleri dışında kalan

günlerinden üçer günü oruçlu olarak geçirmek de mendub kabul edilmiştir.

Her ayın son üç gününü oruçlu geçirmek de mendubdur.
 

‘Haram Aylar’ olarak ifade edilen Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb

aylarının Perşembe, Cumâ ve Cumartesi günlerini oruçlu geçirmek ve

Zilhicce ayının Kurban bayramının 1. gününe kadar geçen ilk dokuz

gününü oruçlu geçirmek müstehâbdır.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in Ramazân-ı Şerîf ayı

dışında en çok oruç tuttuğu ayın Şa‘bân ayı olduğu bildirilmiş ve

bu ayda oruç tutmak da müstehâb kabul edilmiştir.

Her bir haftanın ‘Pazartesi’ ve ‘Perşembe’ günlerini ve Çarşamba,

Perşembe günlerini oruçlu geçirmek de müstehâb kabul edilmiştir.

Müstehâb oruçlar kapsamında Şevval ayında tutulması müstehâb görülen

6 günlük oruç da yer almaktadır. Şevval ayı orucuyla ilgili detaylı mâlumât almak için tıklayınız…

Nâfile Oruçlara Niyet

Orucun başlangıcı, bitişi ve sıhhatine dair hükümlerde farz,

vâcib ve nâfile oruçlar hakkında herhangi bir fark yoktur.

Nafile oruçların bozulması durumunda yalnızca kaza gerekir.

Nâfile oruçlar bir başka açıdan da niyetinin zamanı konusunda

vâcib olan mutlak adak oruçları ve kaza oruçlarından ayrılır.

Nâfile oruçlara bir kimse imsak vaktinin girişinden itibaren orucu

bozacak herhangi bir şey yapmadığı müddetçe hanefî mezhebine

göre kaba kuşluk vaktine kadar niyet edebilir.

Nâfile oruçlar için: ‘’niyet ettim Allah (Celle Celâluhû) rızâsı için

yarın oruç tutmaya”
 şeklinde, mutlak niyet de yeterlidir.

Gün ya da nevî belirtmek şart değildir.

Kaynakça

– Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, Sad. Hüsameddin Vanlıoğlu,

Abdullah Hiçdönmez, Fatih Kalender, Emin Ali Yüksel, İstanbul, 2015, Yasin Yayınevi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.