Öne Çıkanlar Kürecik Radar Üssüne Yönelik Protesto Yürüyüşüne İzin Verilmedi 2017 Siyer-i Nebi Yarışması Cevap Anahtarı Allahuekber Şehitlerini Anma Yürüyüşü agd Puan Durumu

Müslüman İsraf Etmez ; Sefahat ve Sorumluluk










 

“Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver.

Gereksiz yere de saçıp savurma! Çünkü savurganlar

şeytanların dostlarıdır. Şeytan da Rabbine karşı çok


nankördür. Eğer sen kendin dahi rabbinden umduğun

bir lutfu beklemek durumunda (ihtiyaç içinde) olduğun

için onlara ilgi gösteremiyorsan, hiç değilse kendilerine

rahatlatıcı bir söz söyle! Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da

olma; sonra kınanacak, kendi kendine hayıflanacak duruma düşersin!

Rabbin rızkı dilediğine bol bol verir de kısar da. Şüphesiz ki O,

kullarından haberdardır, onları görmektedir. Fakirlik korkusuyla

çocuklarınızın canına kıymayın! Biz onların da sizin de

rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten

büyük bir günahtır.”
 (İsra, 17/26-31)

Ahmed b. Hanbel Müsned’inde aktarıyor.

Ebû-Useyd (ra) anlatıyor:

Bir gece Peygamberimiz (asm) evime gelip beni çağırdı hemen çıktım, 

sonra Ebu Bekir’e(ra) gidip seslendi o da çıktı, sonra Öner’e gidip çağırdı

o da çıktı; hep beraber ensârdan birinin hurma bahçesine gittik; sahibini

çağırdı ve “karnımızı doyur” dedi; bahçe sahibi derhal bir hurma salkımı getirip

ortaya koydu; Peygamberimiz (asm) ve arkadaşları hurmadan yediler; sonra soğuk

su istedi ve içti; sonra da “Kıyamet gününde kesin olarak bunlar size sorulacak” dedi

. Ömer (Allah ona rahmetini esirgemesin) hurma salkımını alıp yere vurdu,

hurmalar Peygamberimize doğru dağılıp yuvarlandı; sonra “Ya Resulullah,

biz kıyamet gününde bunlardan sorumlu muyuz” dedi; Peygamberimizin cevabı şöyle oldu:

“Evet; ancak üç şeyden sorgu olmaz: Örtülmesi gereken yerlerini örtecek

bir giysi, açlığını giderecek bir parça ekmek, soğuktan sıcaktan korunmak için başını sokacak bir hücre (oda).”

Başa koyduğum ayetlerin ve hadisin meali apaçık, herkes kolaylıkla anlar; israfı,

saçıp savurmayı yasaklıyor; israfçıların şeytanların kardeşleri olduklarını ifade ediyor;

cimrilikle savurganlık arasında orta bir noktada olmayı emrediyor; gerekli harcamaları

ve yardımları yapmamızı istiyor; yardım ve iyilik yüzünden yoksulluğa düşmekten

korkmamızı ayıplıyor; asgari ihtiyaçlarımızı karşılayan mal varlıkları dışında kalan

bütün varlıklarımızdan “nereden ve nasıl kazandın, nasıl harcadın, hakkını verdin mi.. diye” 

sorguya çekileceğimizi bildiriyor.

İsrafçılar ve saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir, ifadesi bana reklamcıları hatırlattı.

Benim anladığım İslam ticaret ahlakına göre, yalnızca ürünü tanıtmak vardır; tanıtırken de

yalan, düzen, abartı, hile olamaz; ürün ne ise, özellikleri nelerden ibaret ise bunlar açıklanır, o kadar.

Şimdi soruyorum:

“Siz böyle reklamlara ne kadar rastlıyorsunuz?”

Eğer bazı reklamcılar bunu yapıyorlarsa bu meşru bir hizmettir.

Ama gerçek şudur ki, çoğu “açgözlü kapitalistlerin davulcularıdır.” Yalan

söylerler, abartırlar, reklamda insanların zaaflarını sonuna kadar kullanırlar,

insanları israfa tahrik ve teşvik ederler, elde bulunan ve pekâlâ işi gören alet

ve araçları atıp yenisini almaları için âdeta insanları hipnotize ederler…

Şüphesiz israfın, saçıp savurmanın tek sorumlusu reklamcılar ve gözü doymaz

kapitalistler değildir; belki de baş sorumlu terbiye edilmemiş, İslam ahlakı ile yoğurulmamış nefislerdir.

Dünya âlem (özellikle zengin ülkelerin halkları) israftan kaçınırken, tasarruf ederken

ve tasarruflar ile ülkeyi güçlendirirken, İslam ülkeleri ve biz israfın “parlak” örneklerini

veriyor, tasarruf konusunda da yarışın arkasında nal topluyoruz.

Müslüman müsrif olmamalıdır

Müslüman edepsiz, yalancı, hırsız, yolsuz, zalim, iftiracı, gıybetçi, hasetçi, açgözlü

, pis, düzensiz, tembel, bencil.. de olmamalıdır; ama bunların hepsi bugünün

Müslümanlarında bolca var. İsraf ve savurganlık ise ülkeye ve topluma

felaket getirecek boyutlara doğru ilerliyor.

Peygamberimiz (asm), “İktisadlı davranan yoksulluğa düşmez” buyuruyor.

İktisatlı davranmak hem makul, meşru ve dengeli tüketmek hem de gelir ve

kazançtan bir miktarını biriktirmekle gerçekleşir.

Bu bir miktarını biriktirme işine “tasarruf” deniyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yapılan bir araştırmaya göre tasarrufta dünyanın

hayli gerisinde bulunuyoruz; dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip Çin’in % 50’nin

üzerindeki tasarruf oranıyla beşinci sırada bulunması tasarruf yapmanın sadece

yüksek gelire bağlı olmadığını gösteriyor. Bu bir eğitim meselesi olarak karşımıza çıkıyor.

İsraf ise her ne kadar göreceli olsa da en zenginimizden en yoksulumuza kadar

kendi durumu içinde ve durumuna göre israfın bulunduğu bir gerçek.

En yaygın israf çeşitlerini hatırlayalım:

Su israfı

Peygamberimiz (asm), “Nehrin yanında bile olsanız suyu israf etmeyin”

 buyurduğu halde suyu israf ediyoruz. Musluk icat edildi su israfı kolaylaştı;

yıkanırken, abdest alırken, bir şeyi yıkarken musluk devamlı açık kalıyor, kullanılan

suyun birkaç misli boşa akıyor. Zirai sulamada mümkün olan yerlerde damlama

sistemi kullanılmazsa suyun çoğu boşa, hatta zarara gidiyor.

Ekmek israfı

Türkiye Fırıncılar Federasyonu verilerine göre Türkiye’de günde üretilen 91 milyon

ekmekten 5 milyona yakını tüketilmeyip çöpe gidiyor.

Açık büfe yiyecek sunan tesislerde kullanıcıların çoğu yiyeceğinden fazla ekmek,

yemek, tatlı ve meyve alıyorlar, ortalama yarısını artırıp tabaklarda bırakıyorlar

ve bunlar da çöpe gidiyor.

Elektronik alet ve motorlu taşıt israfı

Türkiye’de akıllı telefon kullanımı yüzde 84’e ulaşmıştır. Araştırmada, ortalama

akıllı telefon değişim süresinin ise 3,2 yılda bir olarak hesaplandığı vurgulanmıştır.

Bu akıllı telefonların büyük ölçüde akılsızca kullanıldığını, gereksiz, faydasız

ve üstelik zararlı oyunlarla en değerli nimet olan vakitlerin heba edildiğini hepimiz biliyoruz.

Araştırmaya göre, Türkiye’nin yüzde 27’si otomobil sahibi. Otomobil sahiplerinin

yüzde 10’u 2-3 yılda bir otomobilini değiştiriyor. Otomobil ortalama değişim süresi

ise 6,2 yılda bir olarak kayıtlara geçmiştir. Toplu ulaşım araçlarının kullanılabileceği

yerlerde hem de bir kişi için bir araba ile yola çıkmak da hesabı zor verilecek bir israf örneğidir.

Biz nasıl Müslümanlarız Allah(cc)  aşkına! Kitapta ve

Sünnette ne varsa çoğumuzda

onun zıddı var; işte bu yüzden hem İslam’ın imajına zarar veriyoruz,

hem de ümmet olarak izzetden zillete düşüyoruz!

İsrafın dünyadaki zararları yanında ahirette de hesabı ve sorumluluğu olduğunu unutmayalım!





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.