Öne Çıkanlar 2016 - 2017 İngilizce temel dini bilgiler 11.sınıf 1.dönem 1. yazılı soruları Türkiye Geneli Haftanın Hutbesi 24 Kasım 2017 yeni müfredat AKPde İstifa

Miraç Kandili Özel Sohbeti TİMURTAŞ Hoca











Recep ayının 27. gecesi Miraç Gecesi'dir. Mirâç, merdiven demektir.

Cebrâil (Aleyhisselâm) gelip, Peygamber Efendimizi, 52 yaşında iken,

Recep ayının 27. gecesi, Mekke-i Mükerreme'de Mescid-i Haram'dan,

Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya ve oradan göklere urûc ettiler.

"Mirâç; Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) uyanık hâlde iken,

ruh ve mübârek bedeni ile birlikte oldu. Âyet-i kerîme ile sabit olduğundan,

Mekke'den Kudüs'e götürüldüğüne inanmayan kâfir olur. Göklere,

bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan ise sapık olur."

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem), Miraç'da Cenneti, Cehennemi,

sayısız şeyleri görüp, Kürsî, Arş ve Ruh âlemlerini geçip, bilinmeyen, anlaşılamayan,

anlatılamayan şekilde, mekânsız, zamansız, cihetsiz, sıfatsız olarak Allâh-u Te'âlâ'yı gördü.

Hiçbir mahlûkun bilemeyeceği, anlayamayacağı nimetlere kavuşup bir anda, Kudüs'e

ve oradan da Mekke-i Mükerreme'ye geldi.

Miraç'da 5 vakit namaz farz oldu. Miraç'dan önce, yalnız sabah ve ikindi namazı vardı.

Miraç gecesi, akşam namazı 3 rekât, öteki namazlar 2 rekât farz oldu.

Medine-i Münevvere'de ikinci emirle sabah ve akşamdan başkası 4 rekâte çıkarıldı.

Hicretin 4. yılında bunlar, misafir için, yine 2'ye indirildi.

Ezan okumak da hicretten önce Mekke'de, Miraç Gecesi başladı. Miraç hâdisesiyle,

Müslümanların imanı kuvvetlendi, kâfirlerin düşmanlığı arttı.

Peygamber Efendimize kâfirler inanmadı;

"Mescid-i Aksa'nın kaç kapısı, kaç penceresi var?.." gibi sorular sordular. Miraç'da dikkat etmemişti.

O anda, Cebrâil (Aleyhisselâm), Mescid-i Aksa'yı gözünün önüne getirdi ve cevap verdi.

Bu mübârek gece de, diğer mübârek geceler gibi, kazâ namazları kılmalı,

Kur'ân-ı Kerîm ve ilmihâl okumalı, tevbe ve duâ etmeli, âlimleri ziyaret etmeli,

fakirleri sevindirmeli ve bütün Müslümanlara duâ etmelidir.





MİRAÇ GECESİNDE YAPILACAK İBADETLEROKUNACAK DUALAR

Mîrâç Gecesi; Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e, hiçbir peygambere nasip olmayan

mîrac gibi büyük bir şerefin ihsan edildiği büyük bir gecedir.

Ekseri ulemâya göre; o gece hiçbir rasûle lutfedilmeyen vasl-ı uryân (apaçık görüşme)

ve yüce Mevlâ'yı ziyaretin, Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) cihetinden mahalli olmuştur.

Çünkü Allâh-u Te‛âlâ zamandan ve mekândan münezzehtir.

İmâm-ı Nevevî (Radıyallâhu Anh)ın, "er-Ravza" isimli eserindeki beyanına göre;

mîrac mucizesi nübüvvetten on sene üç ay sonra Mekke'de recebin yirmi yedinci gecesinde vuku bulmuştur.

Bu gece de, ihyâsı müstehab olan gecelerdendir. Namazın farz olması gibi, ümmeti alâkadar

eden birçok önemli hükmün teşrî‛ edildiği ve amcasıyla, eşini peş peşe kaybetmesi sonucu,

müşriklerin eziyetlerinin artması nedeniyle hüzne boğulan Rasûlüllah

(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in, en büyük teselliye mazhar kılındığı bir gece,

elbette en üst düzeyde kutlanmayı ve ihyayı hak etmiştir.

Bu geceyi ibadetle geçirmenin fazîleti hakkında birçok hadîs-i şerîf ve

rivayetler mevcuttur.

www.114haber.com

Nitekim Selmân-ı Fârisî (Radıyallâhu Anh)ın rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Recebde bir gün ve bir gece vardır ki, o günü oruçlu geçirip, gecesini

ibadette kāim olan kişi, zaman olarak yüz seneyi oruç, yüz seneyi de (gece ibadetinde)

kıyamla geçirmiş gibi olur. O gün, recebin bitmesine üç (gün ve gece) kaladır.

Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) de o gün (peygamber olarak) gönderilmiştir."

(Beyhakî, Fedâilü'l-evkāt, no:11, sh:95-96; Şu‛abu'l-îmân, no:3530, 5/345;

İbni Asâkir, el-Emâlî, Fadl-u Receb, sh:6; Geylânî, el-Ğunye, 1/332; İbni Hacer,

Tebyînü'l-aceb, sh:58; Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs, no:4381, 3/142; Süyûtî,

Cem‛u'l-cevâmi‛, 1/591; ed-Dürrü'l-mensûr, 4-186; Ali el-Müttakî, Kenzü'l-ummâl, no:35269, 12/312)

Enes (Radıyallâhu Anh)ın rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte de Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Recebde bir gece vardır ki onda amel edene, yüz senelik haseneler yazılır.

O, recebin bitmesine üç (gece) kaladır."

(Beyhakî, Fedâilü'l-evkāt, no:12, sh:97; Şu‛abu'l-îmân, no:3531, 5/346;

Ebu'l-Kāsım İbni Asâkir, el-Emâlî, Fadl-u Receb, sh:6; İbni Hacer, Tebyînü'l-aceb,

sh:59; Süyûtî, Cem‛u'l-cevâmi‛, ed-Dürrü'l-mensûr, 4/186, 1/591; Ali el-Müttakî,

Kenzü'l-ummâl, no:35170, 12/312-313)

Bu mübarek gecelerin camilerde, sohbetler, namazlar ve dualarla ihyasını,

bazı âlimler, bidat ve mekruh saymışlarsa da bu görüş kabûle şâyân değildir.

Zira birçok sahabeyi görmüş, onlardan nakiller yapmış ve tüm hadis hafızları tarafından

güvenilir kabul edilip rivayetleri alınmış olan tâbi‛în tabakasının uluları ve

Şam ehlinin gözde fukahası konumundaki zatlar, bu gecelerin mescitlerde cemaatle ihyasını müstehab saymışlardır.

Onlar bu gecelere son derece değer vermiş ve bu gecelerde ibadete çok gayret göstermişlerdi,

diğer insanlar da bu gecelerin fazîlet ve tâzimini onlardan öğrenmişlerdi.

Bu zatlar o gecelerde en güzel elbiselerini giyer, gözlerine sürme sürer, buhurlar yakar

ve gece boyu camide kıyamda bulunurlardı.

miraç kandilinDEKİ DUALAR ile ilgili görsel sonucu

MİRAÇ GECESİ NAMAZI VE ORUCU:

Receb ayının yirmi yedinci gecesine rastlayan mübarek Mi'râc Gecesinde

12 rekât nafile namaz kılınması iyi görülmüştür. Her rekâtında Fatiha ile

başka bir sûre okuyarak iki rekâtta bir selâm vermeli, sonra 100 defa:

"Sübhanallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber" demeli.

Bundan sonra, 100 defa istiğfar ederek 100 defa da Salât ve Selâm okumalıdır.

Nitekim bu hususta Enes (Radıyallâhu Anh)ın rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Recebde bir gece vardır ki onda amel edene, yüz senelik haseneler yazılır.

O, recebin bitmesine üç (gece) kaladır.

Her kim o gecede on iki rekat kılar, her rekatta

bir Fâtiha ve Kur'ân'dan bir sûre okur, her iki rekatta (oturup)

teşehhüt okur ve sonlarında selam verirse, sonra yüz kere:

«سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلٰا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ»


deyip, yüzkere de istiğfarda bulunur, sonra da Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e yüz defa salât okursa;

Bu kişi dünyadan yâhut âhiretten dilediği herhangi bir hususta kendisi hakkında

duâda bulunursa, bir de sabah oruca niyet ederse, bir mâsiyet (günah) ile alâkalı

dua yapmış olmadıkça, gerçekten Allâh-u Te‛âlâ onun bütün dualarını kabul eder."

Merfû‛ bir haberde şöyle gelmiştir:

"Her kim, recebin yirmi yedinci gecesi iki rekat kılıp her bir rekatta bir Fâtiha

ve yirmi kere İhlâs sûrelerini okur, namazı bitirince,

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e 10 kere salâvat getirdikten sonra:

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِمُشَاهَدَةِ أَسْرَارِ الْمُحِبِّينَ وَبِالْخَلْوَةِ الَّتِي خَصَّصْتَ بِهَا سَيِّدَ الْمُرْسَلِينَ

حِينَ أَسْرَيتَ بِهِ لَيْلَةَ السَّابِعِ وَالْعِشْرِينَ أَنْ تَرْحَمَ قَلْبِيَ الْحَزِينَ وَتُجِيبَ دَعْوَتِي يَا أَكْرَمَ الْأَكْرَمِينَ


'Ey Allâh! Ey keremlilerin en keremlisi olan Allâh! Şüphesiz ben Senden, âşıkların

sırlarının müşâhedesi bereketine ve yirmi yedinci gece kendisini mîrâca çıkardığında,

gönderilenlerin Efendisi'ne tahsis ettiğin halvet (teke tek beraberlik) hürmetine,

benim kederli kalbime acımanı ve duama icâbet etmeni isterim' derse,

muhakkak Allâh-u Te‛âlâ onun duasını kabul eder, şânını yüceltir,

yalvarışına acır ve kalplerin öldüğü günde onun kalbini diri tutar (rûhunu öldürmez, îmân nûrunu söndürmez).

Gündüzünde (16 mayıs cumartesi günü) oruçlu bulunmalıdır.

Bu durumda günahla ilgili olmaksızın yapılacak her duanın kabûlü Allah'dan umulur.

Selmân-ı Fârisî (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Recebde bir gün ve bir gece vardır ki, o günü oruçlu geçirip, gecesini

ibadette kāim olan kişi, zaman olarak yüz seneyi oruç, yüz seneyi de

(gece ibadeti ve) kıyamla geçirmiş gibi olur. O gün, recebin bitmesine üç gün kaladır.

Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) de o gün (peygamber olarak) gönderilmiştir."

Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)ın rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh

(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Recebin yirmi yedinci günü oruç tutana, altmış ay orucu(nun sevabı) yazılır.

O gün, Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e, Cibrîl'in risâleti ilk getirdiği gündür."

Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den şöyle rivayet edilmiştir:

"Her kim recebin yirmi yedinci günü oruç tutup, o gün sadaka verirse,

Allâh-u Te‛âlâ orucuna karşılık o kişiye bin hasene ve iki bin köle âzâdı (sevabı) yazar."

.



 

MİRAC KANDİLİ NASIL DEĞERLENDİRİLEBİLİR?

Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken

önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma,

manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve

rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler

hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:
 
1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli;

Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.
 
2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip,

ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
 
3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar,

onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.
 
4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum,

Allah’ın (CC)benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
 
5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.
 
6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli;

idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
 
7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
 
8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
 
9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
 
10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
 
11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.
 
12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi,

şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
 
13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.
 
14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli;

şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.
 
15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.
 
16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı;

ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.
 
17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli;

iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.
 
18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın

ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.
 
19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.