Öne Çıkanlar Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan RTÜK CEMAATLER ŞİRKETLEŞMEMELİDİR Siyer-i Nebi Yarışması Soruları ve Cevap Anahtarı yeniden diriliş

DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım : Zina Yeniden Suç Kapsamına Alınsın






 

DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, müftülere

nikâh kıyma yetkisinin verilmesine yönelik kanunu desteklediklerini belirterek,

"Zina da suç sayılsın" dedi. Yıldırım, "Müftüye nikah yetkisi olumlu bir adım

ancak aile yapımızı temelden sarsan nikahın düşmanı “zina” yeniden suç olsun!" diye konuştu.

DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, müftülere nikâh kıyma

yetkisinin verilmesine yönelik kanunu desteklediklerini belirterek, karşı çıkanların

aymazlık içinde olduklarını söyledi. Yıldırım, ayrıca aile kurumunun güçlendirilmesi için de

zinanın tekrar suç kapsamına alınmasını önerdi.

dinbirder genel başkanı ile ilgili görsel sonucu

Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN-BİR-DER) Genel Başkanı

Muhittin Yıldırım müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesini desteklediklerini söyledi.

Yaptığı açıklamada, nikâhın önemine değinen Yıldırım, “Nikâh, eşler arasındaki

ilişkiyi meşru kılan, hakları ve sorumlulukları belirleyen ve aileyi koruyan bir akittir.

Farklı tezahürleri de olsa bütün hukuk sistemlerinde var olan bir akittir.

İslam hukukunda da bütün ayrıntıları ile yer almıştır. Mevcut yasalarda da

bu akdin var olduğunu hepimiz biliyoruz. Nikâhta asıl olan yetişkin insanların

kendi iradeleriyle tercihte bulunmasıdır. Yapılan tartışmalar bağlamından,

bilgiden ve gerçeklikten uzak tartışmalardır. Çünkü bu kanun ile nikâhın

şartlarında, irade beyanında hiçbir değişikliğe gidilmiyor. Sadece nikâh kıyan

memurların sayısı artıyor. Eski uygulamada da yeni önerilen düzenleme ile

de nikâh kıyma yetkisine sahip olan kişiler kamu görevlileridirler” dedi.

VATANDAŞIMIZA TERCİH İMKÂNI SAĞLANMAKTADIR

Yıldırım ayrıca konuya karşı çıkanlara ilişkin de, “Müftülere nikâh kıyma

yetkisine karşı çıkanlar tam bir aymazlık içerisindedirler. Yapılan tartışmaların

gelinen süreçte Türkiye ’de yaşanan aile sorunlarına, aile kurumunun ve

toplumsal birlikteliğin güçlendirmesine dair hiçbir katkısı yoktur. Boşanma

oranları gittikçe artmakta, aile yapısı işlevini yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.

Asıl konuşulması gereken ve gündeme alınması gereken konular bunlardır.

Halkımız aile gibi böyle önemli bir birlikteliğin başlangıcının dini bir atmosferde

gerçekleştirilmesini arzu etmektedir. Evliliği ibadet olarak gördüğü için bu

akit işleminin din görevlilerinin nezaretinde gerçekleşmesini istemektedir.

Bu son derece doğal ve haklı bir talep olarak görülmelidir. Zaten mevcut

durumda çoğunlukla resmi nikâhın akabinde dini bir törenin de icra edilmesini

talep ederek din görevlilerine de başvurulmaktadır. Bu kanun ile bu ikilem

ortadan kaldırılmakta, vatandaşımıza bir tercih imkânı ve kolaylığı sağlanmaktadır” diye konuştu.

ZİNA YENİDEN SUÇ KAPSAMINA ALINSIN

Açıklamasında aile kavramının önemine de değinen Yıldırım,

“Coğrafyamızı talan eden küresel sömürü sistemi, öncelikle maddi

kaynaklarımızı sömürmüş, ardından bizi ayakta tutan değerlere saldırmıştır.

Değerlerimize yönelik bu haşin saldırı bütün hızıyla devam etmekte, aile

yapımızı da tehdit etmektedir. Toplumsal yapımıza muhalif diziler ve

TV programlarıyla iffet, hayâ, namus vb. değerler yıpratılmaktadır.

Gayr-i meşru ilişkiler, zina, fuhuş vs. sıradan şeylermiş gibi gösterilmekte

ve toplumun bunları normalleştirmesi hedeflenmektedir.

Hatta AB uyum yasaları çerçevesinde yıllardır kanunen suç olan zina,

suç olmaktan çıkarılmıştır. Yetkililer ise bir şeyler yapıyormuş gibi görünüp hiçbir şey yapmamaktadır” diye eleştirdi.

DİYANET’İN ÖRNEK ÇALIŞMASINA DESTEK

Aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmaları da desteklediklerini

ifade eden Yıldırım, “Önce ahlâk ve maneviyat düsturuyla çalışmalarını

sürdüren derneğimiz yapılan yanlışları eleştirirken, doğruların da her daim

yanında olmuştur. Son günlerde gündeme gelen, müftülere nikâh kıyma yetkisi

veren kanununu destekliyoruz. Ayrıca, evlenmek isteyen gençlerimize yönelik

müftülükler bünyesinde açılan Aile ve Dini Rehberlik büroları marifetiyle aile

okulu kursları açılmalıdır. Aile yapımızı güçlendirici çalışmalar toplumun

tüm kesimlerini kapsayacak şekilde geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.





 

Doğu Karadenizli alimler Diyarbakırlı alimlerle Diyarbakır'da Suffe medresesinde buluştu. 

Kardeşlik Köprüleri kurmak amacıyla Ağustos ayında Güneydoğulu din görevlilerini

bir hafta süreyle Karadeniz'de ağırlayan DİNBİRDER iade-i ziyaret amacıyla

Diyarbakır'da!.. Proje kapsamında sabah namazının ardından yola çıkan 50

kişilik Karadenizli din görevlileri heyeti 16.30'da vardıkları Diyarbakır Suffe

Medresesi'nde müderrisler ve medrese talebeleri tarafından karşılandı.

Din Bir Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım Hocanın organize ettiği etkinlikte kardeşlik rüzgarları esti.

Trabzon'dan cuma günü sabah 06:00'da karayolu ile çıkan 50 kişilik alimler

grubu cuma namazını Karlıovada kıldıktan sonra saat 16:00'da Diyarbakır'a ulaştı.

Diyarbakır'ın en büyük medresesi olan Suffe Medresesi önünde 50 müderris

ve 500 talebe ile sevgi gösterisi ile karşılanan Doğu Karadenizli alimler,

ikindi namazından sonra medresenin baş hocası Tayyip Elçi'nin hoş geldiniz

konuşmasının ardından Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım'ın

Doğu Karadenizli alimleri, medresede bulunan hocalar ile il il tanıştırarak kısa bir

teşekkür konuşması yaptı. Ardından ikili görüşmelere geçildi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve iç mekan

Akşam namazı ve yemeğin ardından Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleri

ve birçok müderrisin yanı sıra ilçe müftüleri, il müftüsü,Vakıflar Bölge Müdürü,

kanaat önderleri ve üç yüzün üzerinde üst düzey erkanın katıldığı toplantının

icrasına geçildi. Açılış konuşmasını yapan Medrese Alimleri Vakfı Başkanı Tayyip Elçi,

Güneydoğu ile Doğu Karadeniz arasındaki kardeşlik köprüsünün nasıl kurulduğunu anlattı.

Elçi şöyle konuştu: "Türk- Kürt kardeşliği İslam ortak paydasında yeni başlamamış

bin yıldan beri devam eden fakat son yıllarda emperyalistlerin çalışmaları ile

zaafa uğrayan ama bizim çalışmalarımızla ve Muhittin hocamızın katkıları ile

yeniden kurulmasına çalıştığımız ve sizin de Doğu Karadeniz'den buralara

kadar gelerek sizin de kurduğunuz çok değerli bir gönül köprüsüdür.

Biz bu küllenen köprüyü gönüllerde kurarak yeniliyoruz."

Daha sonra Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen'in yaptığı selamlama konuşmasında

şunları kaydetti: "Diyarbakır'a gelmeden önce Afyonkarahisar'da idim,

buranın batıdan görünen imajı çok farklı idi. Ama iki buçuk yıldır bu bölgede

gördüm ki buranın insanları çok değerli insanlar, siz de bunu dört beş gün

içinde farkedeceksiniz. Diyarbakır peygamberimizin vefatından yedi yıl sonra

fethedilmiş, düşman çizmesinin basmadığı ve beşinci Haremin bulunduğu Ulu Camisi,

Peygamber mezarları ve sahabi mezarları ile Hz. Halid Bin Velid'in kardeşi İyaz

Bin Ğanem'in fethettiği çok mübarek bir şehirdir. Buradaki sıkıntı ve terör İslam'ın

bir bütün olarak doğru kavranmayışından ve gençlerimizin İslam'dan uzak kalışından

doğmuştur. Son zamanlarda Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde medrese ve

Kur'an kurslarımızın varlık göstermesi ile ciddi bir atılım yapılmakta ama bu

dahi neslimizin çeşitli terör tuzaklarına düşmesini önleyememektedir.

Elbette devletimiz teröristleri yok edecek; bunun yanında bu bölgede yapılacak

daha çok işimiz vardır. Eğitimi çok daha yoğun ve manevi temellere uygun

hale getirmek, fukaralığın kaldırılması, işsizliğin önlenmesi yaraların sarılmasına daha çabuk vesile olacaktır."


Ardından Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım söz aldı.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi


"Bu güzide topluluğa hiç bir ünvan vermeden sadece Müslüman kardeşlerim

diyerek hitap etmek istiyorum" diyen Yıldırım, şöyle konuştu:

"Sizler ihtilafları bırakarak barışı seçtiniz. Tartışmaları bırakarak sevgiyi seçtiniz.

Kavgayı bırakarak kardeşliği seçtiniz.

Tefrikayı ve gruplaşmayı bırakarak birlikteliği seçtiniz.

Bu güzide topluluğun burada toplanmasına vesile olan herkese teşekkür ediyorum.

Ne mutlu bu kardeşliği pekiştirmekte payı olanlara. Önce siz Diyarbakır

ve bölge alimleri olarak Doğu Karadeniz'e geldiniz ve kardeşliğimizi pekiştirdiniz,

bizim de buraya gelmemize vesile oldunuz. İslam alimi; cehaleti ilimle, ırkçılığı kardeşlikle,

mezhepçiliği orta yol ile, terörü de İslam birliği yolunda yürüyerek yok etmeye çalışan Allah(CC) 

adamıdır. Biz Müslümanlar tarihte üç büyük kriz yaşadık. Moğollar Bağdat'ı istila ettiler,

onları oradan söküp attık, üç yüz yıl boyunca yaptığımız tebliğlerle onların İslam'a

girmelerini sağladık. İkinci krizi Haçlıların Kudüs'ü Şerif-i işgali ile yaşadık;

bunu da büyük mücadelelerin sonunda Türk-Kürt kardeşliğini sağlayarak

Nureddin-i Zengiler ve Selahaddin-i Eyyübiler ile yüz yılın ardından söküp attık.

Selçukluların ardından altı yüz yıl yaşayan ve Batılıları kovan bir cihan devleti kurduk.

Şimdi ise üçüncü krizi yaşıyoruz. Bunu da atlatacağız inşaallah.

Bunu başarmayı ancak alimler sağlayabilir. Çünkü İslam mayasını

Rabbani alimler tutturabilir. Cehaleti gidermek onların görevi; çözümü üretmek

onların görevi; ittifakı sağlamak onların görevi; nefis terbiyesini öğretmek onların

görevi; bunları yapmak zorundayız. Yoksa Allah'a hesap veremeyiz. Bizler inananlar

olarak gelecekten ümitliyiz. Ve bu ümidi daha çok yeşertmek için işte bu tür programları yapıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve oturan insanlar

Daha sonra Trabzon Kur'an Kursları Federasyonu Başkanı Ahmet Öztürk

söz alarak bu çalışmaları sadece medreselerin ve Kur'an kursları hocaları değil

diğer sivil toplum örgütlerinin de yapması gerektiğini ve bu yaranın sarılmasının

elzem olduğunu belirtti. Öztürk, "Sizlere Doğu Karadeniz bölgesinde hafızlık yapan

yüzlerce Güneydoğulu talebenin selamını getirdim" diye konuştu.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, dağ ve açık hava

Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Abdürrezzak da şunları söyledi:

"Ben hem Güneydoğu'da hem Rize'de görev yaptım. Diyarbakırlıyım ama

Trabzon'dan evliyim Allah bize kardeşlik köprüsünü bilfiil kurmayı nasip etti.

Bu çalışmayı yapanlara teşekkür ediyorum ve onları kutluyorum. Medreseler

son dönemde güzel bir performans gösterdi. Doğu Karadeniz'de kıraat ilimleri,

Güneydoğu'da da Arapça ilimleri daha öndedir. İki bölge arasındaki talebe akışını

sağlamak için biz çok gayret gösteriyoruz. Bu ziyaretler daha çok sıklaşırsa

ülkemizin birlik ve beraberliği daha çok kuvvetlenir."

Karşılama programı, Grup Tillo'nun okuduğu ilahilerle sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.