Öne Çıkanlar 2016 - 2017 THY Basketbol Avrupa Ligi ( Euroleague) ! 30.hafta Maç Sonuçları BİMde Bu Hafta ! 26 Ocak 2018 Cuma ve Salı Fırsat Ürünleri Katalogu SİYERİ NEBİ Mevlüt Doğan Sosyal Doku Vakfı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,İstanbuldaki Demir Kiliseyi İbadete Açtı






 

Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böyle bir dönemde bu açılışın yapılıyor olmasını uluslararası topluma verilmiş çok önemli bir mesaj olarak değerlendiriyorum" dedi.
İstanbul Balat’taki demirden inşa edilen tek kilise olma özelliğini taşıyan Bulgar kilisesi Sveti Stefan Kilisesi'nin (Demir Kilise), 7 yıl süren restorasyon çalışması tamamlandı. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) katkılarıyla 2011 yılından başlayan restorasyon kapsamında Demir Kilise'nin yüzde 90’ı elden geçirildi. Yapılan çalışmalar kapsamında Demir Kilise'nin taşıyıcı sistem güçlendirme, dış cephe koruma ve restorasyon, iç restorasyon ile çevre düzenlemesi yapıldı. 

Bulgar Ortodokslar için tarihi bir öneme sahip olan Demir Kilise bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'un katılımıyla düzenlenen törenle ibadete açılıyor.

ERDOĞAN: 'ULUSLARARASI TOPLUMA VERİLMİŞ BİR MESAJ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demir Kilise’nin açılışında yaptığı konuşmada şu mesajları verdi:

"Bulgaristan şu anda AB dönem başkanlığı görevini sürdürüyor. Böyle bir dönemde bu açılışın yapılıyor olmasını uluslararası topluma verilmiş çok önemli bir mesaj olarak değerlendiriyorum. İstanbul, şu fotoğrafla farklı din ve kültürlerin barış içinde yaşadığı bir şehir olma özelliğini tüm dünyaya bir defa daha göstermiştir."


"Bizde şu var: Kesrette vahdet anlayışı. Yani çoklukta birlik… Biz işte bu anlayışla diğer dinlere mensup vatandaşlarımızın ibadethanelerini ayağa kaldırma çalışmalarını yürüttük yürütüyoruz. Havra, şapel, kilise gibi din mekanların onarımlarını önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz."

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

'TÜRKİYE RESTORASYON ALANINDA BİRİKİMLİ VE TECRÜBELİ'

"Biz inancı ve kökeni ne olursa olsun herkesin özgürce ibadetini yapabilmesini devletlerin sorumluluk alanında olduğuna inanıyoruz. Türkiye restorasyon alanında son derece birikimli ve tecrübeli bir ülkedir. Bulgaristan’daki tarihi vakıf eserlerinde tamire ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Demir Kilise’de olduğu gibi bu onarımları birlikte yapabiliriz. Demir Kilise’nin restorasyonunda emeği geçenleri tebrik ediyorum."


YILDIRIM: HOŞGÖRÜMÜZÜN EN GÜZEL NUMUNESİDİR

Törende ilk olarak Başbakan Binali Yıldırım konuştu. Yıldırım konuşmasında, “Demir Kilise'nin restore edilerek Hristiyan vatandaşların hizmetine sunulması ülkemizde dinlere karşı ecdadımızdan gelen ve bugün de devam eden hoşgörünün en güzel numunesidir" dedi.

BULGAR BAŞBAKANI: MİNNETTARIM

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov da konuşmasında, "Cumhurbaşkanı Erdoğan bir söz vermişti ve bugün bu sözünü yerine getiriyor. Minnettarım size Sayın Cumhurbaşkanı" diye konuştu.



Soru: İslam Hukukuna Göre Bir İslam Ülkesinde Kilise ve Havraların İnşası ve Bunu Bina Edenlerin Veya İnşasına Sebep Olanların Hükmü Nedir?
Cevap: Bu hususla ilgili her dört mezhebin fıkhi kaynaklarından anlaşılan şudur ki; İslam ülkesinin hiçbir yerinde İslam hukukuna göre yeniden kilise ve havra ihdas edilmesi hiçbir surette caiz değildir. Buna sebep olanların ve bu gibi yerlerde işçi olarak çalışanların mürted olma tehlikesiyle karşı karşıya olacakları açıkça belirtilmektedir.
Konu ile ilgili mezheplerin görüşünü belirten bazı kaynaklardaki ifadeler şöyledir:
1 – Mısır’da Şeyh ül-İslam Muhammed Halil Efendi tarafından kaleme alınan ve vefatından sonra 1284 yılında tab edilen ve günümüze kadar sağlam bir kaynak olarak bilinen iki ciltlik “El Feteva yül-Halili” adlı eserinde özetle şu ifadelere yer verilmiştir:
Bu Kuruda sağlam dayanak olan ehl-i sünnet imamı İmam-ı Eş’ari, kiliseleri bina eden kimselerin açıkça kâfir ve mürted olacaklarını beyan etmektedir. Bina edenlerden maksat, bu hususta emir veren yardımcı olan ve buna razı olanların tamamıdır. Yani hepside bu kayda girmektedir diye kaydetmektedir. Konu ile ilgili olarak uzun uzadıya açıklama yaptıktan sonra İslam Diyarı’nda kilise yapmanın en büyük günah ve tehlike olduğunu söylemektedir. Bunu yapanların hangi yüzle Resulullah’ın (s.a.v.) huzuruna çıkacaklarını düşünmeleri gerekir, demektedir. 
2- Hanefi Fıkhı’nın meşhur kitabı olan İbn-i Abidin’de kısa olarak şu görüşlere yer verilmiştir: 
İmam-ı Sibki ve Hayr ül-Ramali’den naklen kilisenin inşasının caiz olmadığı, bunun İslam-ı ve Müslümanları hafife almak ve Müslümanların onur ve şevketlerini kırmak, küfre ve küfür ehline yardımcı olmak anlamına geldiğini belirttikten sonra Şirinbilali’den yaptığı bir alıntı ile de sultanın yani devlet başkanının buna müsaade etmesinin ve Müslüman bir işçinin bu gibi yerlerde çalışmasının helal olmadığını, buna razı olmanın küfre razı olmak manasına geleceğinden küfre razı olmak ise küfür dedikten sonra, İslam Diyarı’nda kiliselerin inşasının yasak olduğuna dair her dört mezheb imamlarının ittifak halinde olduğunu kaydetmektedir.
3- Şafii kaynaklarından Minhac’ın şerh-i olan Cemel şu cümleye yer vermektedir: 
İmam-ı Süpki’nin fetvasına binaen hiçbir hâkim için kiliselerin bina edilmesine dair izin vermesi caiz olmadığı gibi, hiçbir Müslümanın da buna yardımcı olması caiz değildir. Dolayısıyla Müslüman olan hiçbir işçinin amele olarak bu işte çalışması caiz değildir. Bu işte çalışması haramdır. Ayrıca yine Şafii kaynaklarından Muğn il-Muhtac’ta şu ibare geçmektedir: Hz. Ömer ve İbn-i Abbas’tan (r.anhüm) rivayet olunduğuna göre; Hz. Ömer kendi döneminde Şam Hıristiyanlarına kilise yapmama şartını koşmuş ve bu şarta hiçbir sahabe muhalefet etmemiş ve karşı çıkmamıştır.
4- Yine Hanefi kaynaklarından Cevhere’nin 2. Cildinin 352. Sayfasında, Şafii kaynaklarından Nihaye er-Remeli’nin 8. Cildinin 93. Sayfasında, İbn-i Hacer, Cihad Babında, Hanbelî Mezhebinde meşhur İbn-i Kuddame, El-Muğni’nin 10. Cildinin 600. Sayfasında ve onlarca İslam kaynağında yapılan araştırma neticesinde şu sonucu varıldı ki; sahabe döneminden günümüze gelinceye dek hiçbir müctehid İslam Diyarı’nda kilise ve havraların yapılabileceğine dair zayıf ta olsa hiçbir fetva vermemişlerdir. Bunları yapanların ve sebep olanların büyük bir vebal altına gireceklerini ve Kıyamet Günü’de Hz. Resulullah’ın (s.a.v.) yüzüne bakamayacaklarını açıkça beyan etmişlerdir.



457. Mesele: Bir kilise, fethedildiği vakitte müslümanların mülkü olunca, daha sonra hıristiyanlar satın alıp geri kilise yapmaya kadir olurlarmı?

El- Cevap: Olmazlar, mümkün değildir.

458. Mesele: Zimminin biri, İstanbul sınırları dahilinde, müslümanın birinden satınaldığı metruk kilise mülkünü, yeniden kilise yapıp vakfiyye yazdırsa, bu kiliseyi hıristiyanların ibadeti için vakfettiğini yazdırsa, vakfın lazım geldiğine hükmedlise, bazı hakimler de bunu imza etseler, bu vakıf geçerli olurmu?

El Cevap: Vakıfnamesi batıldır. Müslümanların şehirlerinde kilise bina etmek, meşru’ olmayıp, eski metruk olan mülk edinilen kiliseyi, yeniden kilise yapmak dahi meşru’ değildir, bu husus fetva kitablarımızda zikredilmişken, vakfedilmesi bunu bilmemeğe binaen yazılmış ve imza edilmiştir.

460. Mesele: Müslümanlar ve gayrı müslimlerin karışık yaşadığı bir beldede, gayrı müslimlerin yaptığı kiliseyi şeriat hakimi yıktırmaya kadir olurmu?

El Cevap: Mescit var ise, kadir olur.

461. Mesele: Cuma namazı kılınıp Kur’anı Azim okunan mektebi-medresesi-kur’an kursu olan kasabada, gayrı müslimler yeni bir kilise yapsa, sökülmesi-yıkılması lazım olur mu?El Cevap: Lazım olur.

464. Mesele: Keferenin kilisesini tamiri için yardım eden –çalışan- müslümanlara ne lazım olur?

El Cevap: Eskiden beri olduğu sabit ise bir şey lazım gelmez, ama yeni ise şiddetli sopa cezası vurulur.

466. Mesele: Bir kasabadaki kilisenin avlusu küçük iken, kefereler bir miktar yer alıp genişletmeye kadir olurlarmı?

El Cevap: Şimdiye kadar iktifa etmişler, bundan sonra da iktifa ederler.

468. Mesele: Müslümanların şehrinde kefere mahallesi, kilisesi ile birlikte yansa, gayrı müslimler kiliseyi eski usulüne muhalif olarak taş-ker***-beton ile bina etse, islam müfettişi kilisenin yıkılıp eski toprak haliyle bina edilmesine dair bilgiyi Ahmet isimli görevli ile gönderse, Ahmet bu yazıyı saklayıp ordaki hakime göstermese ve şehirdeki yetkililer de kilisenin yıkılmasına gayret göstermeseler, Ahmet ve diğer görevliler hakkında şer’an ne lazım gelir?

El Cevap: Ahmed’e şiddetli sopa ve hapis cezası verilir, diğer görevliler görevden azledilir. Kilise yıkılır ve eski halinde yaptırılır.Bu ve benzeri fetvalar, Ebussuud Efendi’nin Fetvaları isimli eserin 106. - 107. sahifelerinde zikredilmektedir.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.