Öne Çıkanlar 2016 - 2017 Türkçe Tahtını Oğluna Bırakacağı Tarih Belli Oldu Cuma Hutbesi 10.11.2017 100 İlçe Müftüsünün Yeni Görev Yerleri Belli Oldu GIDA BAKANLIĞINDAN İHRAÇ EDİLENLERİN LİSTESİ

Çocuklara Allah'ı (cc) Nasıl Anlatmalıyız ?











çocukların doğuştan din duygusuna sahip olduklarını söyler.

İnsan sadece etten, kemikten ve kandan ibaret maddi bir varlık değildir.

Onu diğer canlılardan ayıran doğuştan sahip olduğu ruh ve duygu zenginliğidir.

İnsan sosyal bir varlıktır. Sevmek, sevilmek, bir inanca sahip olmak, kendisini

değerli ve güçlü hissetmek ister. Bu da ancak bir aileye, bir topluma,

bir vatana ve bir dine bağlı olmakla mümkündür. Peki çocuğa Allah’ı(CC) nasıl anlatmalı?

Sorularına nasıl cevaplar vermeli, cevaplarken nelere dikkat etmeli?


ÇOCUK MANTIĞI İLE DÜŞÜNMEK

Çocukların her konudaki sorularına cevap verirken yetişkin mantığı ile değil,

çocuk mantığı ile düşünmeliyiz.

Yapacağımız küçük bir hata onların zihinlerini karıştırmaya yetecektir.

Çocuklar 4 yaşına kadar ben-merkezci bir düşünceye sahiptir.

Canlı cansız ayırımı yapamazlar; onlara göre herşey canlıdır.

Bu sebeple masallarda geçen olayların tamamına inanırlar, uydurma olduğunu düşünmezler

. 2-3 YAŞ ARASI

Bu yaşlarda çocuğun kelime dağarcığı oturmaya,

değer ve inançlar şekillenmeye başlıyor. Bu nedenle çocuklara konuşma çağına başladıktan

sonra kelime-i tevhit öğretilerek, soru cevaplı telkinlerle din eğitiminin başlatılması gerektiğini

söyleyen Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Allah(CC), peygamber ve

melek gibi kavramların çocuğun çevresindeki konuşma ortamında sıklıkla kullanılması

tavsiyesinde bulunuyor.

4-5 YAŞ ARASI

Çocukların sevgiyle ilgili kavramları öğrendiği bu

yaşlarda, Allah’ın (CC) kullarını ne kadar çok sevdiğini ve yarattığı şeylerle bunu

bizlere nasıl gösterdiğini anlatmak gerekiyor. Okul öncesi eğitimde masalların ve

dini hikayelerin rolü büyük olduğundan, doğru davranışları ve

dini bu yolla öğretmek de daha kolay kabul ediliyor.

Ayrıca bu yaştaki çocuklara ibadet ve dua gibi şeyler ilgi

çekici geldiğinden, bu konularda anne babayı taklit etmelerine izin vermek gerekiyor.

Çocuğun yanında namaz kılmak, camiye giderken onu da götürmek,

yemeklerden önce ve sonra verdiği nimetlerden dolayı Allah’a (CC)

sesli olarak şükretmek, namazlardan sonra yine sesli olarak dua etmek çocuğu Allah’a (CC)

yaklaştırıyor. Öte yandan araştırmalar, okul öncesi çocuklarda

ölüm korkusunun çok baskın olduğunu gösteriyor. Bu yaştaki çocuklar,

öncelikle anne babasının, daha sonra kendisinin öleceğinden korku duyar.

Ölüm korkusunun tek çaresi ise çocuğa ahiret inancını aşılamak,

öteki dünyayı sevdikleriyle birlikte olacağı güzel bir yer olarak tasavvur etmesini sağlamaktır.

Gördüğü her şeyin insan eliyle yapıldığını düşünen çocuğun, Allah’ı (CC)

büyük bir insana benzetmesini ve bu yönde sorular sormasını da

anlayışla karşılamak gerekiyor. Ancak bu noktada ‘Allah baba’

ifadesini kullanmak ya da ‘Allah (CC)

gökyüzünde oturur. Cennette oturur.’ şeklinde İslam itikadına aykırı cevaplar

vermek de uygun görülmüyor. Allah’ın (CC) maddi bir varlık olmadığı,

bu nedenle maddi varlıkların özelliklerine sahip olmadığını uygun bir dille

açıklamak gerekiyor.

6-7 YAŞ ARASI

Bu yaş çocuklarında

kendilerini büyüklere ve anne-babaya beğendirme eğilimi baskınlık kazanıyor.

Bu nedenle, 6-7 yaş çocuğunun ibadetlerini, dua ediyor ya da şükrediyor

olmasını sözle ya da küçük hediyelerle takdir etmekte fayda var.

8-9 YAŞ ARASI

Çocuk, soyut düşünme ya da vicdan muhakeme yetilerini bu yaşlarda kazanıyor.

Bu nedenle sekiz yaşına kadar çocuğa cehennem, günah-sevap gibi

kavramlardan bahsetmemek, yaptığı yanlışları günah olarak tanımlamamak gerek.

Ayrıca bu yaşlarda anne babasıyla oyun oynamayı bırakan çocuk, artık

arkadaşlarıyla vakit geçirmeye, televizyon izlemeye ve oyun oynamaya başlıyor.

Bu sebeple din eğitiminin oyunlarla, kitaplarla, çizgi filmlerle ve bulmacalarla

verilmesi de uygun bir yöntem.

10-14 YAŞ ARASI

Bu dönemde eleştirel düşünmeye ve sorgulayıcı bir tavır takınmaya başlayan çocuk,

özellikle ailesine bireylerinin söylediklerine karşı daha tepkili ve şüpheci yaklaşabiliyor.

Bu nedenle, bu yaşlarda verilecek din eğitiminin aile bireylerinden ziyade arkadaş çevresine,

cami ve okul derslerine bırakılması tavsiye ediliyor. Çocuk terbiyesinde diğer bir

önemli hususu Bediüzzaman Said Nursi şöyle ifade etmektedir:

“Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imani alamazsa,

sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslamiyet ve imanın erkanlarını ruhuna alabilir.

Adeta gayr-ı müslim birisinin İslamiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor,

yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız

dünyevi fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir.

O halde o çocuk, dünyada peder ve validesine hürmet yerinde istiskal

edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nevi bela olur. Ahirette de

onlara şefaatçi değil, belki davacı olur: 

"Neden imanımı terbiye-i İslamiye ile kurtarmadınız?.... ”




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.