Öne Çıkanlar Terörist İsrailin Oluyor hafızlık sınavı temmuz 2017 sonuçları Eğitim Müfredatı Hafızlık Sınav Sonuçları Açıklandı Karma Eğitim İslama Aykırıdır

Bireysel Emeklilik ( BES ) Faiz midir ?





 

Diyanet işleri bakanlığının açıklamasını buraya ekleyelim;

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu bireysel

emeklilik hakkında şu karara varmıştır: “Ancak ticarî sigorta

çeşitlerinden birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik

tasarruf ve yatırım sisteminde, genel olarak primler şirketler

tarafından nemalandırılarak iştirakçilere kâr payı dağıtılmaktadır.

Bu da bir nevi ortaklık olduğundan, yatırılan primlerin değerlendirilme

alanları dînî hüküm bakımından önem kazanmaktadır.

Buna göre yatırılan primlerin, dinen helâl olan alanlarda

değerlendirilmesi durumunda, bu tür birikimli hayat sigortası yaptırmak

ve bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemine dahil olmak

ve bunların verdiği kar paylarını almak câiz;

helâl olmayan alanlarda nemalandırılması halinde ise câiz değildir”







 

Bireysel Emeklilik ya da tedavülde olan diğer adıyla özel sigorta;

 devlet tarafından zorunlu olarak yapılması gereken sigortanın

bulunmaması nedeniyle ya da sigortası var ama gelecekle ilgili

yatırım yapma niyetinde olan şahısların bankalara belirli bir meblağ vermesi,

emeklilik sürecinde ise bu meblağı fazlasıyla almasıdır. 

Faiz, verilen paranın fazlasıyla veya eksiğiyle alınmasıdır.

Çünkü İslam'a göre para kendi cinsiyle takas edildiği zaman aynı miktarda olması şarttır.

Aksi takdirde bu faizdir. Haramdır. 
 

Sigorta şirketleri düzenli olarak aldıkları paraları ya fazlasıyla şahıslara ödüyorlar

ya da eksiğiyle. Bu aşikârdır. Böyle bir durumun söz konusu olduğu muamelelerin

caiz olması söz konusu olamaz. Çünkü burada gerçekleşen takas misli misline değildir. 
 

Faizli bankaların açtığı özel sigortanın haram olduğu konusunda ihtilaf yoktur.

Çünkü bunlar aldıkları parayı faizli sistemlerinde kullanıyor fazlasıyla geri veriyorlar. 

Katılım/finans bankalarının bireysel emeklilik adı altında açmış oldukları sistem ise

islami kazanç usullerine göre olursa caizdir. Şöyle ki; 

Aylık düzenli olarak belli bir zamana kadar bankalara ödenen bu paralar banka

ve parayı yatıranlar arasında kar payı anlaşmasıyla çoğaltılırsa ve parayı yatıran

kişi emekli olduktan sonra ya da vefat ederse mirasçıları bu kar payını alırsa bu

muamele caizdir. Sonradan emekli olacak kişi, bu paranın helal ortamlarda çalıştırılacağı

hususunda ve yüzdelik olarak kar payını bankayla anlaşmalıdır.

Aralarında meçhul kalacak ya da sonradan münakaşa etmelerine

sebep verecek her türlü kapalılığın ortandan kalkması gerekir.
 

Bireysel emekliliğin caiz olması için para yatıran kişinin istediği zaman bu

anlaşmadan geri çekilme ve hayatını kaybetme durumunda yatırmış olduğu

bütün paraları mirasçıları aracılığıyla geri alma hakkının bulunması gerekir.

Çünkü bu para kendisine aittir. Sadece anlaşma gereği bankalara verilmiştir.

Bu bakımdan bunun geri alınmama durumu söz konusu olmamalıdır. 






Bireysel emeklilik sistemleri kar payı özelliğini taşıyor ve faiz olarak değil de

ortaklık olarak veya kardan pay olarak kabul ediliyorsa bunda bir sakınca yoktur.

Bu açıdan ilgili kurumun nasıl çalıştığı ve gelirlerin içinde haram kazanç olup

olmadığı araştırılmalı ve ona göre karar verilmelidir. Örneğin faiz geliri de olan bir sistemse asla caiz değildir.

Birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik sisteminde (BES); katılımcı fertlerin,

en az 10 yıl olmak üzere, umumiyetle 30-35 yıllık periyotlarla ödedikleri primler

çeşitli fonlarda değerlendirilir. Buna karşılık, belli süreyi dolduran (en az 25 yıl)

üyelere maaş bağlanır. Kamu güvenlik kuruluşlarında olduğu gibi, sağlık hizmeti

vs gibi sosyal yardımlar söz konusu değildir. İştirakçilerden alınan primlerle

sermayeleşen fonlar, bu parayı çoğunlukla yerli-yabancı faizli enstrümanlarda

değerlendirir. Üyelerden giriş aidatı, yönetim gideri adı altında oldukça yüksek meblağlar tahsil edilir.

Bu şirketlerin muazzam kârlara ve cesâmete ulaşması en az üyelerini düşündükleri kadar

kendilerini de kolladıklarının kanıtı olsa gerektir. Uluslararası finans kapital deyimiyle

anılan dev fonların önemli bölümü emeklilik fonlarından meydana gelir.

Bu açıklamalarımız ışığında, faiz konusunda hassas bir Müslümanın özel

emeklilik şirketlerinden uzak durması, bizce normal bir davranıştır.

Not: Bireysel Emeklilikle ilgili olarak, Katılım Bankalarının uygulamaları

konusunda Prof. Dr. Hayrettin Karaman'a sorulan bir soru ve o soruya verdiği cevap şöyledir:

Şimdiye kadar ülkemizde bireysel emeklilik ya bir çeşit hayat sigortası

şeklinde yaplıyordu veya içinde İslam'a göre meşru/caiz/helal olmayan işlem

ve gelirlerin de bulunduğu yatırım fonlarına yatırım yapmak suretiyle gerçekleşiyordu

ve bu sebeple biz de "bireysel emeklilik caiz değildir" demiştik.

Şimdi katılım bankaları, içinde haram olan hiçbir işlemin ve gelirin bulunmadığı

yatırım fonları aracılığı ile bir çeşit bireysel emeklilik kapısını açmış bulunuyorlar.

Tarafıma gönderilen bilgi notu şudur:

"Bireysel Emeklilik Sistemi ile aslında düzenli gelire sahip olan insanların sağlıklarının

ve gençliklerinin yerinde olduğu dönemlerde daha iyi gelir elde edebiliyor olmasına

dayalı olarak, emeklilik yıllarında, emeklilik maaşında yaşanan kesintilere dayalı

olarak hayat standardında bir değişiklik gündeme gelmeden emeklilik öncesindeki

gelir ve yaşam standartını devam ettirebilmesine imkan tanımak adına oluşturulmuş,

uzun vadeli yatırım imkanıdır.

Örnek, sistem özü itibariyle 10 yıl vadeye dayalı olup, müşteri (süre sonunda)

dilerse emekli gibi düzenli maaş alabilir, dilerse tek seferde biriken parasını "varsa"

kârıyla birklikte tahsil eder. Ortada sigortadan bahsedebileceğimiz herhangi bir şey

söz konusu değildir, özü itibariyle uzun vadeli tasarruf ve yatırım amacı vardır.

Ancak lehdarın vefat etmesi halinde, lehdar tarafından önceden belirlediği kişiye

(yoksa varislerine) fonda biriken anaparası ve "varsa" kârının ödenmesi

(zarar varsa anaparadan mahsup edilir) garanti edilmektedir.

"Burada fon yönetimi mevzu bahis olup, müşterinin aylık ödeyeceği tasarruflarla kurulmuş

fonda eskiden hazine bonosu bulundurma zorunluluğu vardı. Yeni mevzuat bu

zorunluluğu kaldırmış olup, fonun tamamı kıymetli maden ile (Katılım bankalarının

altın hesabı gibi), İMKB'deki hisse senetleri ile (islami endekse uygun ürünlerle)

, Gelire Endeksli Senetlerle veya bu üç ürünün karmasından oluşabileceği gibi

fonun % 10'unu geçmeyecek şekilde katılım havuzlarında değerlendirilmesine de

imkan tanımaktadır. Kısaca hazine bonusu ve repo zorunluluğu ortadan kalktığı için

katılım bankaları olarak faize duyarlı müşterilerimize bu ürünü faizsiz bankacılık ilkeleri dahilinde sunma arzusundayız.

Bu üründen yararlanacak müşterilerimize anapara ve getiri garantisi verilmemekte olup,

yukarıdaki ürünlerden gelire endeksli senetler hariç tamamı risk içerebiliğinden zarar da

sözkonusu olabilir. Bankamızın hizmet alacağı yatırım firması da yukarıda ifade ettiğimiz

ürünlere yatırım yaparak fonun varlığını devam ettirecektir. Bunun karşılığında fonun kârı

ve zararı fon içindeki müşterilere ait olup, gerek bankamız gerekse yatırım firması fon

yönetimi, takibi, raporlanması ve diğer oprasyonel işlemler ve giderleri karşılamak için müşteriden hizmet ücreti alacaktır."

Yukarıda verilen bilgiye göre faizden uzak kalarak yatırım yapmak veya ileride emekli maaşı

gibi meşru bir aylık gelire kavuşmak isteyenler, katılım bankalarında başlatılan bu "helal

kazanç fonlarına" yatırım yapabilirler. Süre sonunda elde edilecek kâr ve ana para

yatırımcıya aylık olarak da ödenebileceği için bu yatırım "meşru bir bireysel emeklilik" işini görmektedir.

Katılım bankalarının bu işteki rolü ve kazancı iki şekilde olabilir:

1. Yukarıda söylendiği gibi hizmet ücreti alabilirler.

2. Fona yatırım yapmak isteyen müşterilerle mudarebe şirketi ilşkisi kurarlar, işi yürütürler ve kârdan pay alırlar.

Soru: %25 primini devletin karşıladığı, insanları tasarrufa yöneltmek amacıyla

bireysel emeklilik diye bir sistem başlatıldı.
 
'Finans kurumlarının, gerek kredi kartlarından gerekse mal karşılığı verdikleri

kredileri ödeyemeyen insanlardan tahsil ettikleri, kar payı adı altındaki paralar,

katılım hesaplarına veya bireysel emeklilik fonlarının değerlendirildiği hesaplara

girerse bu fonlardan veya katılım hesaplarından alınan paralar caiz olur mu olmaz mı?'
 
Devlet kamu yararını gözeterek ve adaletten ayrılmaksızın insanlarına reel faizsiz

kredi (teşvik kredisi) verebilir, bağışlarda bulunabilir. Lüzumsuz veya ikinci derecede

önemli olan harcamaları kısmak ve tasarrufu teşvik amacıyla bireysel emekliliği de

teşvik ediyor, teşvik için belli bir meblağı hibe ederek prim şeklinde ödüyor; böylece

önemli ölçüde bir sermaye birikecek, bu sermaye meşru yatırımlara, üretimlere

yönlendirilecek, istihdam alanları genişleyecek ve ülkenin serveti, halkının refahı artacak…
 
Katılım bankalarının İslâmî konuları danıştığı (tek kişi değil) heyetleri var.

Bireysel emeklilik fonlarının da hangi alanlarda nemalandırılabileceğini bu

heyetlerden soruyorlar ve aldıkları cevaba göre uygulama yapıyorlar.
 
'Finans kurumlarının, gerek kredi kartlarından gerekse mal karşılığı verdikleri

kredileri ödeyemeyen insanlardan tahsil ettikleri, kar payı adı altındaki paralar' ifadenizi düzeltmek gerekiyor.
 
Katılım bankalarının yaptıkları meşru işler arasında bir de murabaha vardır ki, manası: '

Bir malı satın alıp üzerine makul bir kâr koyarak vadeli satmak'tır. Bu bankaların kredi

kartları da aslında 'murabaha vekalet ve kefalet kartı'dır. Bankadan bu kartı alan

müşteri aldığı malı banka adına alır ve tüketmeden önce de kendine satın alır.

Banka, hemen işlemin ardından ona bir mesaj gönderir, banka adına aldığı malı

peşin mi, taksitle mi almak istediğini sorar ve aldığı cevaba göre işlem yapar.
 
Murabaha işleminden kazanılan para ticârî kârdır ve meşrudur. Bu paralar

vadesinde ödenmezse ve ödemeyen, imkanı bulunduğu halde ödemeyi

apmamış ise enflasyon farkı tahsil edilir ve bu, hak edilmiş alacaktır. Enflasyon

farkını aşan miktar bir çeşit ceza olarak tahsil edilirse bankanın ve yatırımcının hesabına geçmez, hayır yolunda sarf edilir.
 
Bu bankalarda, bireysel emeklilik sepetine helal olmayan bir kazancın girmemesi kuraldır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eyüp 4 ay önce

Ülke faizle geçiniyo biz emekliliği düşünüyoz.oturup düşünün hele faizin girmediği yer varmı. Maaşını bile anlaşma yapıp 5.10 gün sonra veriyo faiz le maaşını bedavaya getiriyo zaten devlet ve özel kurumlar