Öne Çıkanlar Diyanetten İmam İstedi Diyanette Binlerce Açık Var Niye Atama Yok ? Diyanette 40 Bin İmam Açığı Var Ama Alım Yok ! Merkezi Sınav Olmayacak İlk Yatılı Kuran Kursu

Ahirette , Cennette Evlilik ve Cinsel Hayat Var Mıdır ?












 

Kuşkusuz, cennette her lezzetin yanında cinsî ilişki de vardır.

Kur’an’da kişilerin eşlerinden ve ayrıca hurilerden bahseden ayetler,

dolayısıyla bu tür ilişkiden de söz etmiş oluyor.

Arap edebiyatında 40, 70 gibi sayılar, daha çok, bir şeyde fazlalığı ifade eder,

çokluktan kinayedir. Hadiste, cinsi münasebetin dünyadakinden daha lezzetli

olduğunun ifade edilmesi için, onun önemli bir unsuru olan cinsel güçle açıklanmıştır.

Abdullah b. Abbas, “Cennetin hiçbir nimeti dünyanınkine benzemez,

yalnız bir isim benzerliği vardır.” 
şeklindeki ifadesi, cennetteki evlilik nimeti için de

geçerlidir. Sonsuz bir hayatta, sırf dostlar için hazırlanmış bir mutluluk diyarındaki

lezzetlerin derecesi, her türlü tanımlamanın üstünde ve ötesindedir.

Oradaki güzellikler -hadiste ifade edildiği üzere

“Ne bir göz görmüş, ne bir kulak işitmiş ve ne de

bir kimsenin aklından, hayalinden geçmiştir.”

Cenneti tam anlayamadığımız için bazı sorular aklımıza gelebilir;

bu normaldir. Cennette:

1. İnsan bir anda pek çok yerde bulunabilecek.

2. Her insana bağlar ve saraylarla dolu dünya kadar geniş bir yer verilecek.

3. İnsanın istediği her şey olacağı gibi istemediği hiçbir şey de olmayacak.

4. Cenneti dünyanın ölçüleriyle anlamak mümkün değildir.

Anne karnındaki çocuğun aklı olsa dünyayı anlattığımız zaman anlaması

nasıl mümkün değilse, bu dünya da cennete göre anne karnı gibidir.

Anlamamız mümkün değildir. Bu nedenle anne karnında sadece göbeğinden

belenen bir insan, dünyada gözü, kulağı, ağzı, dili vs pek çok uzvuyla istifade etmektedir.

Cennette Cinsî Zevkler

"Gerçekten cennetlik olanlar, o gün eğlenceyle meşguldürler." (Yasin, 36/55)

"O cennetlerde gözlerini kocalarından başkasına çevirmeyen

hanımlar vardır ki, bu kocalarından önce kendilerine ne

bir insan dokunmuştur, ne de bir cin.

 Onlar yakut ve mercan gibidirler."
 (Rahman, 55/56, 58)

Cinsiyetin insan hayatında önemli bir yer tuttuğu şüphesizdir.

Kur'an'da vurgulandığı üzere (Rûm, 30/21) karşı cinsler hayatlarını birleştirmekle

bedenî ve ruhî tatmin bulmaktadırlar. Aynı tatminin uhrevî hayatta da devam etmesi tabiidir.

Cennet tasviriyle ilgili çeşitli ayet ve hadislere göre cennette hem dünya kadınları

hem hûriler bulunacaktır. Ayetlerde geçen "tertemiz zevceler" ifadesi

(Bakara, 2/25; Âl-i İmran, 3/15) hûrilerle birlikte dünya kadınlarını da kapsamına almaktadır.

"Orada (cennette) nefislerin arzu ettiği ve gözlerin

hoşlandığı her şey vardır ve siz orada ebedi kalacaksınız."
(Zuhruf, 42/71)

Cinsellik de nefislerin arzu ettiği şeylerdendir. Dolayısıyla ayet, cennette

cinsel hayatın da bulunduğuna işaret etmektedir. Cennete giriş öncesinde

mü'minlere uygulanacak bedenî ve ruhî arındırma operasyonu sonunda,

kadınların cinsî hayatlarına olumsuz etki yapan, mutluluklarını bölen

fizyolojik ârızaların ve ruhî depresyonların tamamen giderileceği anlaşılmaktadır

. Çeşitli ayet ve hadislerde cennet kadınlarının güzelliği, zarafeti ve çekiciliği

konusunda canlı tasvirler mevcuttur. Bir rivayette huriler, kendi ayrıcalıklarından

söz edecekleri bir sırada cennetteki dünya kadınları, dünya hayatında işledikleri

güzel ameller sebebiyle onlardan üstün olduklarını ifade edecekler ve onları susturacaklardır.

Bir erkeğin kaç eşe, özellikle kaç dünya kadınına sahip olacağı hususunda

farklı görüşler ileri sürülmesine rağmen, bu konuda sahih rivayet Buhâri ile

Müslim'de yer alan hadistir. Buna göre cennetteki her erkeğe "zarif ve

şeffaf tenli"
 iki kadın verilecek ve orada evlenmemiş kimse kalmayacaktır.

(Buhâri, Bed'ü'l-halk 8; Müslim, Cennet 14). Kadınların ikisi de hûri veya

dünya kadını olabileceği gibi birinin hûri, birinin de dünyalı olması muhtemeldir.

Cennetteki cinsî hayatla ilgili tasvirlerde güzellik, çekicilik vb. faktörler

kadınlara nisbet edildiği halde bu tür tasvirlerin sağladığı özendirici sonuç

ve avantajların genellikle erkekler için söz konusu edildiği ve kadının âdeta

erkeğin zevklerini tatmin eden bir vasıta olarak gösterildiği şeklinde bir itirazın

ileri sürülmesi mümkündür. Arap dilinde kadınlı erkekli bir topluluğa hitap

edilirken veya onlara yönelik açıklamalar yapılırken müzekker / eril sigaların

kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca hemen bütün toplumların sanat ve edebiyatlarında

kadın zarafet ve câzibenin odak noktası olarak kabul edilmiş, aşk şiirleri ve

diğer sanat alanlarının ana teması kadın olmuş, büyük bir çoğunlukla

kadın talep eden değil; talep edilen konumunda bulunmuştur.

Aynı üslup ve yaklaşımın cennetteki cinsî hayatın tasvirinde de hâkim olduğu

anlaşılmaktadır. Kimsenin bekâr kalmayacağı cennet hayatında erkeğe

-biri dünya kadını, biri de hûri olmak üzere- en az iki eş verileceği halde,

kadının birden fazla kocaya sahip bulunmaması da aynı temaya bağlı olmalıdır.

Gerçekten dünya hayatında kadın psikolojisi üzerinde sürdürülen çalışmalar,

yapılan anket ve araştırmalardan onun monogam olduğu, gönül ve hayal âleminde

sadece bir erkeğe yer verdiği anlaşılmıştır. Bu aynı zamanda insan türünün devamını

sağlayan ana rahminin korunması, dolayısıyla nesebin tayini ve neslin bekası için de gereklidir.

Amaç, Cismanî Zevkler Sağlayan Cennet Nimetleri Değil;

Allah'ın(cc)  Rızasıdır

Bedenî ihtiyaçları gideren ve cismanî zevkler sağlayan cennet nimetleri, aslında

cennet sakinleri için amaç değildir; ulaşılmak istenen asıl hedef

Allah rızasıdır. İnsan için bu rızaya nail olmak, Allah'ın (cc) kendi katından

bedene bahşettiği ruhu (Hicr, 15/29) yine O'na yöneltmek, O'nu müşahede etmek, O'nunla konuşmaktır.

Müslümanlar arasında minnet ve şükran duygularını dile getirmeye vesile olan

en samimi ve en yaygın dua ifadesi, "Allah râzı olsun!" cümlesidir. Allah'ın (cc)

dostları O'na en yakın olan, O'nun rıza ve muhabbetini kazanan, O'nu

gönülden sevip rıza ve teslimiyetle en büyük mutluluğa erenlerdir.

Cennet ve Allah(cc)  rızası münasebetini dile getiren bir ayette,

"Allah(cc)  mü'min erkeklerle mü'min kadınlara

içlerinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler,

Adn bahçelerinde güzel meskenler vaad etti. Allah'ın (cc) rızası ise

hepsinden daha üstündür. İşte en büyük saadet budur."
(Tevbe, 9/72)

denilerek uhrevî saadetin bu manevî unsurunun, maddî içerikli

kavramlarla anlatılan diğer bütün nimetlerden daha değerli olduğu açıkça ifade edilmiştir.

"Ey huzura kavuşmuş insan! Sen O'ndan râzı / hoşnut,

O da senden râzı / hoşnut olarak Rabbine dön. (Seçkin)

kullarım arasına katıl ve cennetime gir!" 
(Fecr, 89/27-30)

Sahih hadislerde belirtildiği gibi, bütün mü'minler cennetteki yerlerini aldıktan sonra

Cenab-ı Hak kendilerine hitap ederek hallerinden memnun olup olmadıklarını soracak

, onlar da son derece memnun olduklarını ifade edeceklerdir. Bunun üzerine Allah(cc) ,

"Size bundan daha değerli bir şey veriyorum:

Size rızamı saçıyorum, artık size gazabım bir daha

dokunmayacak."
diyecektir (Müslim, Cennet 9).    

Cennet, (dolayısıyla cehennem ve ahiret hayatı) sadece ruhlar âleminde değil;

ruh ve bedenden oluşan, ayrıca bağı bahçesi, nehri, yapısı vb. bulunan bir

maddeler ve realiteler dünyasında başlayıp devam edecektir. Sadece Kur'an

ayetleri çerçevesinde bile mevcut nasların içerdiği maddî unsurları, manevî

ve ruhî anlatımlar veya sembollerle te'vil etmek mümkün değildir. İmam Gazzali,

cennet zevklerinin hissî, hayalî ve aklî olmak üzere üçe ayrıldığını ve herkesin

kendi kabiliyetine göre bunların tamamından veya bir kısmından faydalanacağını

kabul etmiştir. Dünya hayatında özellikle hayalî ve aklî zevklerin kusuru olan

kesintiler ahirette bertaraf edilip bu zevkler süreklilik kazandığında son derece câzip olurlar.

- Cennette Mahremiyet Nasıl Olacak?

Hadislerden anlaşıldığına göre cennette her bir insana beş yüz senelik,

tahminen yeryüzü kadar bir yer verilecektir. Bu kadar geniş bir yerde bütün

dostlarıyla beraber olacağı alemle hususi dairesi ayrı olacaktır.

Bunula beraber, bütün kötü huyların cennette yeri yoktur. Bu nedenle

kıskançlık olmayacağı gibi helali olmayana şehveti de olmayacaktır. 


Nitekim, gözü olmayan göremiyor, duyması olmayan duyamıyor.

Gözü olmayan birinin yanında sizi görmesinden rahatsız olur musunuz?.

. Henüz şehevi duygusu gelişmemiş bir çocuğun, annenizin veya

kız kardeşinizin yanında olmasından endişe eder misiniz.

Demek ki, cennette kötü düşünce ve huyların yeri yok. Onlar bu alemde

imtihan için verilmiştir. Orada imtihana gerek olmadığından yerleri de yoktur.

Sadece helaline olan şehvet duygusu başkasına kapalıdır.

Bu nedenle kimse kimseden rahatsız olmayacaktır.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.